Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

  • 1
  • 20
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

''PUTİN, IŞİD'DEN DAHABÜYÜK BİR TEHDİT''


ABD'li milyarder George Soros, "Rus lider Putin'in, AB için IŞİD'den daha büyük bir tehdit oluşturduğu" yorumunda bulundu.

Yazı, Batılı liderlerin Putin'e yaklaşımını eleştirerek başlıyor:

"ABD ve AB liderleri, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Rusya'sının IŞİD'e karşı savaşta potansiyel bir müttefik olduğunu düşünerek acı bir hata yapıyor."

ABD'li milyarder, "Putin'in hedefinin AB'nin dağılmasını teşvik etmek olduğunu ve bunun en iyi yolunun da Avrupa'ya akan Suriyeli mülteci seli olduğunu" belirtiyor.

Soros, Rusya'nın Suriye'de bunu baştan böyle hesaplayarak müdahaleye girişmediğini ancak daha sonra bunu kullandığını yazıyor:

ERDOĞAN'LA ÇATIŞMAYA GİREREK HATA YAPTI

"Putin yetenekli bir taktisyendir ancak stratejik düşünen biri değildir. Onun, Suriye'ye, Avrupa mülteci krizini ağırlaştırmak için müdahale ettiğine inanmak için bir neden yok. Doğrusu, müdahalesi stratejik bir hatadır. Zira bu müdahale onu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir çatışmaya soktu. Bu, iki tarafın da çıkarlarına zarar verdi.

"Ancak Putin, AB'nin dağılmasını hızlandırma şansını gördüğünde ise bunu havada kaptı. Ortak bir düşmana, IŞİD'e karşı işbirliğinden konuşarak eylemlerini gizledi. Ukraya'da Minsk anlaşmasını imzalamış hükümlülüklerini yerine getirmeyi ise ihmal etmişti. Burada da aynı yaklaşımı izledi.
"ABD ve AB liderlerinin Putin'i davranışlarıyla yargılamaktansa onun sözüne inanmalarını anlamak zor.
"Gerçek şu ki, Putin'in Rusya'sı ve AB, zamana karşı bir yarışa girişmiş durumda. Sorun hangisinin önce çökeceği meselesi."

"Rusya ekonomisinin kötü bir durumda olduğunu, ülkenin 2017'de bir iflas yaşayabileceğini, Rusya'nın bütçe açığının gayrı safi milli hasılanın yüzde 7'si olduğunu belirten" Soros şöyle devam ediyor:

"Putin'in rejiminin çöküşün önüne geçmesinin en etkili yolu, daha önce AB'nin çökmesine neden olmaktır. Alt üst olan bir AB, Ukrayna'daki ilhakı takiben Rusya'ya karşı devreye soktuğu yaptırımları sürdüremeyecektir."

Soros, "AB'nin şu anda aynı anda beş, altı krizle boğuştuğunu, Merkel'in doğru bir şekilde ifade ettiği üzere mülteci krizinin AB'yi yıkma potansiyeli olduğunu" yazıyor.

"IŞİD iki taraf için de bir tehdit arz ediyor ancak olduğundan fazla da abartılmamalı. Cihatçı teröristler tarafından tırmandırılan saldırılar, her ne kadar korkutucu olsa da, Rusya'dan gelen tehditle mukayese edilemez" diye yazıyor ABD'li milyarder.

Soros son olarak, IŞİD'in Avrupa'daki İslamafobi sayesinde genç Müslümanları 'terörizme' bir alternatif olmadığı konusunda ikna etmeyi umduğunu belirtiyor ve "düşmanlarınızın sizden davranmasını beklediği şekilde davranmayın" diye yazıyor.

  • 2
  • 20
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

ÇAVUŞOĞLU: ABD HATASINI ANLADI


Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "ABD bugüne kadar Rusya'ya inanmakla hata ettiğini Amerika da anlamaya başladı" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya ve ABD arasında DAEŞ ve Suriye'nin geleceği konusunda bir eşgüdüm olmadığını vurgulayarak, "Öyle olsaydı, Rusya'nın saldırılarının yüzde seksen sekizi Amerika'nın da desteklediği ılımlı muhalefet olmazdı" dedi.

Çavuşoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığı'nın ve kendisine bağlı kuruluşların 2016 yılı bütçesinin görüşmelerinde soruları yanıtladı.

"ABD İLE DAEŞ VE ESED KONUSUNDA AYNI DÜŞÜNÜYORUZ"

Türkiye'nin ABD ile DAEŞ konusunda aynı görüşte olduklarını vurgulayan Çavuşoğlu, "Esed'in gitmesi konusunda da farklı düşünmüyoruz. Esed'in gitmesi için siyasi çözüm şart diyoruz, siyasi dönüşüm lazım" dedi.

ABLUKANIN KALKMASI LAZIM

Türkiye'nin Cenevre ve Viyana toplantılarına destek verdiğini, siyasi müzakerelerin başlaması için muhalefete telkinlerde bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, "İnsani yardımların iletilmesi lazım, ablukaların kalkması lazım ama bunlar için Rusya'nın hava saldırılarının da durması gerekiyor" diye konuştu.

AMERİKA DA ANLAMAYA BAŞLADI

DAEŞ konusunda Rusya ve ABD arasında bir eşgüdüm olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, "Öyle olsaydı, Rusya'nın saldırılarının yüzde seksen sekizi Amerika'nın da desteklediği ılımlı muhalefet olmazdı" dedi.

Suriye'deki ılımlı muhalefeti 114 ülkenin meşru muhalefet olarak kabul ettiğini belirten Çavuşoğlu, "Amerika ile Rusya DAEŞ konusunda aynı düşünmüyor, Rusya'nın farklı ajandası var. Bugüne kadar Rusya'ya inanmakla hata ettiğini Amerika da anlamaya başladı" ifadesini kullandı.

ABD ve Rusya'nın Suriye'nin geleceği konusunda da farklı görüşleri olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, ABD'nin önceliğinin de planlanan 18 aylık geçiş sürecinin ardından Esed'in gitmesi olduğunu, ancak Rusya ve İran'ın ise Esed'in kalmasını istediğini söyledi.

"KEŞKE SİZİ DİNLESEYDİK DEDİLER"

Türkiye'nin bölgesel gelişmelere dair beş yıl önce ortaya koyduğu öngörülerin bugün gerçekleştiğini ifade eden Çavuşoğlu, "Amerika, Avrupalılar, 'keşke sizi dinleseydik' dediler, üzüntülerini belirttiler. Ben iddia ediyorum ki bugün PYD konusunda YPG konusunda yanlış şey söyleyen Amerika ve bazı ülkeler de gerçeği görecek" dedi.

Amerika'da en çok konuşulan konunun Türkiye'nin önerileri olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, Amerikalıların "Türkiye'nin teklifini dile getirmedik, uygulamadık, güvenli bölgeye karşı çıktık ki şu anda elzem" şeklinde konuştuklarını söyledi. Benzer sözleri Avrupalıların da sarf ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Ankara ziyaretinde de güvenli bölge konusunun ele alındığını kaydetti.
Türkiye'nin, Suriyelilerin güvenli bir bölgeye yerleşmesi ve sorunun çözülmesi için uçuşa yasak bölge önerisi de getirdiğini belirten Çavuşoğlu, "Şimdi uçuşa yasak bölge yok, Rusya geldi bombalıyor. Rusya bombalıyor ne oluyor, insanlar bize geliyor ve biz bu insanları alıyoruz" dedi.

  • 3
  • 20
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

ABD'NİN CEVAP VEREMEDİĞİ PYD SORUSU


ABD Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Toner'e PYD ile ilgili olarak Rusya'da açılan ofisteki Öcalan fotoğrafı soruldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Mark Toner'e PYD'nin Rusya'da açtığı ofiste bulunan Öcalan fotoğrafı sorulunca 'bilmiyorum' diyerek geçiştirdi.

ABD'DEN SKANDAL PYD AÇIKLAMASI

PYD'nin ABD gözünde nasıl bir kategoride olduğunu da değerlendiren Toner, "PYD'yi Suriye'de DAEŞ'e karşı mücadele eden, Suriyeli Araplar, Türkmenler gibi gruplardan biri olarak görüyoruz" diye konuştu.


"PYD RESMEN MUHALİFLER İÇERİSİNDE YER ALMIYORLAR"

Toner, PYD'nin direkt olarak Esed rejimini hedef almadığını fakat DAEŞ'e karşı etkili bir grup olduklarını anlatarak "Resmen muhalifler içerisinde yer almıyorlar" dedi.

Bunun üzerine, "Türkiye'nin rejim ve muhalifler arasındaki barış görüşmelerinde PYD'yi muhalif saflarında istememesi normal değil mi?" şeklinde yöneltilen bir soru üzerine ise Toner, "Suriye'de farklı gruplar ve farklı çıkarlar üzerine kurulmuş karışık durumu ele aldığımız zaman, PYD'yi hesaba katmak gerekir. Fakat Cenevre'deki görüşmelere dahil edilmemişti" yorumunu yaptı.

PYD'nin sadece DAEŞ'e karşı savaşmadığı, muhaliflere karşı savaştığı yönündeki haberlere de değinen Toner, "Hangi grubun hangi gruba karşı savaştığına dair çok fazla haber görüyoruz. Aslında muhaliflerin peşinden gittiklerini zannetmiyorum. Onların sadece DAEŞ'e yoğunlaşmasını istiyoruz. Muhaliflerle karşı karşı geldikleri zaman endişelerimizi dile getirdik" dedi.


"TÜRKİYE'NİN GÖSTERMİŞ OLDUĞU İNANILMAZ CÖMERTLİĞİN FARKINDAYIZ"

Toner, dün yapılan basın toplantısında, Suriye'de Rusya'nın ve rejimin saldırılarından dolayı Halep'i terk etmek zorunda kalarak Türkiye sınırına doğru yönelen Suriyeliler için Türkiye'nin misafirperverliğine devam etmesi yönündeki sözlerini bir soru üzerine tekrar değerlendirdi.

ABD'nin Ürdün, Lübnan ve Türkiye'deki Suriyeliler için yardımlarda bulunduğunu belirten Toner, "Türkiye'nin göstermiş olduğu inanılmaz cömertliğin ve misafirperverliğin çok iyi farkındayız. Biz de bunun için Türklere ekonomik destek verdik ve vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.

O FOTOĞRAF SORULUNCA GEÇİŞTİRDİ

"Rusya'nın başkenti Moskova'da PYD'nin bir ofis açması ve duvarlarında ABD'nin de terörist olarak kabul ettiği Abdullah Öcalan'ın fotoğraflarının bulunması, PKK ile PYD arasında bir bağ olduğunu göstermez mi?" sorusuna ise Toner, "Ben bu haberleri görmedim" cevabını verdi.

Toner ayrıca, Washington'da bazı temaslarda bulunan HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir ve Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy'un, ABD Dışişleri Bakanlığında Avrupa ve Avrupa-Asya İlişkileri ve Demokrasi bürosundan yetkililerle bir görüşme yaptığını söyledi.

  • 4
  • 20
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

SURİYE GÖRÜŞMELERİNDE KRİTİK ANLAŞMA


ABD ve Rusya'nın öncülüğünde yapılan Suriyegörüşmelerinde, ülkede bir hafta içinde "şiddetin durdurulması" ve kuşatma altındaki bölgelere hemen insani yardımların ulaştırılması konularında anlaşmaya varıldı.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ABD ve Rusya'nın yanı sıra bölge ülkeleri Suudi Arabistan, İran ve Türkiye'nin de katıldığı görüşmelerin tamamlanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Bir haftalık süre içerisinde, ülke genelinde şiddetin durdurulması konusunda anlaşmaya vardık" dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve BM'nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ile ortak basın toplantısında konuşan Kerry, "Şiddetin durdurulması amacıyla BM'nin himayesi altında çalışacak, ABD ve Rusya'nın eşbaşkanlıklarını yapacakları bir görev grubu kurma konusunda da anlaşmaya vardık. Gelecek hafta bu grup, şiddetin ve saldırıların uzun dönemli, kapsamlı ve kalıcı bir şekilde durdurulması konusunda yöntemler geliştirmek üzere çalışacak" diye konuştu.

ATEŞKES TANIMINI KULLANMADI

Münih'te 17 ülkeden dışişleri bakanlarının katılımıyla yapılan "Uluslararası Suriye Destek Grubu" toplantısında varılan uzlaşmayı açıklarken, "ateşkes" yerine "şiddetin durdurulması" kavramını kullanan Kerry, bir gazetecinin sorusu üzerine, ateşkes kavramının hukuki anlamda daha fazla bağlayıcılık içerdiğini, bu kavramın şu aşamada bazı katılımcı ülkeler tarafından benimsenmediğini kaydetti.

Kerry, varılan uzlaşmanın ancak BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye kararları çerçevesinde ve siyasi çözüm yönünde adımların atılmasıyla daha da ileri taşınabileceğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı, şiddetin durdurulması kararının DAEŞ gibi terör örgütleri için geçerli olmayacağını, DAEŞ'le mücadelenin devam edeceğini vurgularken, "Bu anlaşma Suriye'de terör örgütleri DAEŞ, El Nusra ve BM Güvenlik Konseyi tarafından terör örgütü tarafından tanınmış olan gruplar dışında tüm taraflar için geçerli olacak" dedi.

''OPERASYONLARIMIZ SÜRECEK''

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye'deki operasyonlarını sürdüreceğini kaydetti.

Lavrov, "Bu anlaşma, BM Güvenlik Konseyi tarafından terör örgütleri olarak tanının DAEŞ ve El Nusra gibi terör örgütlerini kapsamayacak. Bu nedenle hava kuvvetlerimiz bu örgütlere karşı faaliyetlerini sürdürecek" yorumunu yaptı.

KUŞATMA BÖLGELERİNE İNSANİ YARDIM

Dışişleri bakanları, Münih'te varılan uzlaşma çerçevesinde, özellikle kuşatma altındaki bölgelere hızlı bir şekilde insani yardımların ulaştırılması konusunda hemen harekete geçileceğini açıkladı.

Kerry, görüşmede, insani yardımlar konusunda Cenevre'de bir görev gurubu oluşturma konusunda anlaştıklarını açıkladı. Lavrov, bazı bölgelere havadan yardımların ulaştırılabileceğini söyledi.

KERRY: ESAD İLE BARIŞ SAĞLANAMAZ

Basın toplantısındaki açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kerry, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın geleceğiyle ilgili bir soru üzerine, bu konuda görüşlerinin değişmediğini kaydetti.

Tüm tarafların gelecekte de toprak bütünlüğü korumuş bir Suriye'den yana olduğunu ve sorunun çözümlenmesini istediğini söyleyen Kerry, "Ancak sorunların nasıl çözümleneceği ve ortaya çıkacak sonuç konularında görüş ayrılıkları var. Karşı karşıya olduğumu güçlük budur" dedi.

Esad'ın liderlik etmeye devam edeceği bir Suriye'de barışın olamayacağı görüşünde olduğunu kaydeden Kerry, şöyle devam etti:

"Benim ve bu toplantıda yer alan ülkelerin çoğunluğunun görüşü şöyle: Esad ülkede kalmakta ve liderlik etmekte kararlılık gösterirse Suriye'de barış olamaz. Bu bizim görüşümüz, başkalarının farklı bakış açıları olabilir. Ancak biz bu şekilde barışın tesis edilemeyeceğini düşünüyoruz. Çünkü bu ihtilafa dahil olan belirli başlı ülkeler ve aktörler, ülkede meşru bir geçiş süreci olmadan çatışmaya son vermeyecektir."

ABD Dışişleri Bakanı, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye konusunda almış olduğu kararlara atıfta bulunarak, şunları bildirdi:

"BM bir çerçeve üzerinde uzlaştı. Bizim yapmaya çabaladığımız da işte bu geçiş sürecini hayata geçirmek. Bu, Suriye halkının kendi geleceği hakkında herhangi bir baskı ve zorlama olmaksızın, tam katılımla karar verebileceği bir geçiş sürecini temin etmek. Bu süreçte kabul edilen de budur. Bu sürece herkes saygı gösterirse geçiş sağlanabilir. Saygı gösterilmezse savaş devam eder."

  • 5
  • 20
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

FRANSA'DAN RUSYA'YA ÇAĞRI

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Rusya'ya,Suriye'deki faaliyetlerine son verme çağrısı yaptı.

Fransız ''TF1'' haber kanalına konuşan Hollande, ''Rusya'ya faaliyetlerine son vermesi çağrısı yapıyorum. Çünkü binlerce insan hava saldırıları yüzünden evlerini terk ediyor''dedi.

''Esed rejiminin yönetimi bırakması için gerekenin yapılması gerektiğini'' kaydeden Hollande, ''Esed halkını, Rusya'nın da yardımıyla katliamdan geçiriyor''diye konuştu.

Fransa, Irak ve Suriye'de terör örgütü DAEŞ'e yönelik hava operasyonlarına aktif olarak katılıyor. Dışişleri Bakanlığı görevini dün bırakan Laurent Fabius, basına yaptığı açıklamada, Suriye konusunda ABD Başkanı Barack Obama'ya eleştirilerde bulunmuş ve Washington'un meydanı boş bırakması yüzünden Moskova'nın burada devreye girdiğini savunmuştu.

  • 6
  • 20
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

RUS MUHALİF NAVALNIY'DEN PUTİN'E DAVA ŞOKU!


Rus muhalif Aleksey Navalnıy, Devlet Başkanı VladimirPutin'e "yolsuzlukla mücadele" kanununa aykırı hareket ettiği iddiasıyla dava açtığını duyurdu.

Rusya Kremlin karşıtı gösterilerin öne çıkan isimlerinden biri olarak tanınan muhalif aktivist, blog yazarı ve avukat Navalnıy, kurucusu olduğu "Yolsuzlukla Mücadele Fonu" sitesinden yaptığı açıklamada,Putin'in emriyle damadı Kirill Şamalov'un hissedarı olduğu şirkete Rusya Ulusal Para Fonu'ndan 1,75 milyar dolar aktarıldığını iddia etti.

Navalnıy'ın iddiasına göre, Şamalov, Rusya'nın önemli petrokimya işletmelerinden "SİBUR"a hissedar olduktan sonra, Putin, Rusya Ulusal Para Fonu'ndan bu şirkete 1,75 milyar dolar aktarılması kararı aldı. Bu para şirkete kredi olarak değil destek olarak verildi.

Rusya kanunları gereği, devlete ait kaynakların kullanılmasında "çıkar çatışması" prensibinin işlediğini savunan Navalnıy, "Bu şirketin hissedarı Putin'in damadı Şamalov ve para aktarılması için imza atan kişi ise Putin. Burada çıkar çatışmas var. Putin kanunlara uygun davranarak bu durumunu beyan etmeli" ifadelerini kullandı.

Navalnıy, Putin'in bu durum hakkında beyanda bulunması için mahkemeye başvurduklarını belirtti.

Kremlin Basın Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Putin'in, Navalnıy tarafından kendisi aleyhine açılan bir davadan haberdar olmadığını söyledi.

  • 7
  • 20
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)
Dünyada 24 saat böyle geçti(12.02.2016)

RUSYA'DAN SURİYE UYARISI: DÜNYA SAVAŞI ÇIKABİLİR


Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev, Suriye konusunda uzlaşı sağlanamazsa yeni bir dünya savaşı çıkabileceğini açıkladı.

Medvedev, Almanya'da yarın yayınlanacak Handelsblatt gazetesine verdiği röportajda, Rusya'nın Suriye'deki ihtilafa kendi ulusal çıkarlarını savunmak için katıldığını söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Esed'in talebi üzerine harekete geçtiğini ve askeri harekata katılma kararı verdiğini ifade den Medvedev, ancak kara operasyonuna katılmak istemediklerini belirtti.

Medvedev, "Rusya'nın kara harekatına katılmak istemediğini söylediniz. Arap ülkelerinin, buna hazır olduğuna ve ayrıca ABD'nin de öncü rol almasını istemelerine ne diyorsunuz?" şeklindeki soruya, kara harekatlarının genelde savaşın kalıcı olmasına neden olduğu için uygun olmadığını ifade etti.

Kara operasyonlarının tüm güçlerin savaşa dahil edilmesi anlamına geleceğini ifade eden Medvedev, "Amerikalılar ve Arap partnerlerimiz iyi düşünmeliler. Kalıcı bir savaş istiyorlar mı? Böyle bir savaşı hızlı bir şekilde kazanabileceklerini mi düşünüyorlar? Böyle bir şey, özellikle de Arap dünyasında imkansızdır. Orada herkes herkese karşı savaşıyor" ifadesini kullandı.

Suriye'de yalnız başına hareket edecek bir gücün bulunmadığını öne süren Medvedev, şöyle devam etti:

DÜNYA SAVAŞI UYARISI

"Orada bir tarafta Esed ve askerleri var, diğer tarafta hükümete karşı savaşan herhangi bir grup var. Her şey çok karmaşık. Bu, yıllar, hatta on yıllarca devam eder. O zaman niye bu gerekli? Yeni bir dünya savaşına sebebiyet vermek yerine tüm tarafların müzakere masasında yer almaları zorunlu kılınmalı."

"AVRUPA BAŞARISIZ"

Avrupa'nın sığınmacı politikasını da eleştiren Medvedev, "Avrupa'nın göç politikası tümüyle başarısız. Her şey dehşet verici" dedi.
Medvedev, yüz binlerce sığınmacının kontrolsüz şekilde Avrupa Birliği içinde dolaşmasının hesaplanamaz bir güvenlik riskini teşkil ettiğini savunarak, "Avrupa kapılarını genişçe açarak oraya gelmek isteyen herkesi davet etmesi aptalcaydı" diye konuştu.

BİZE ULAŞIN