Türkiye'nin en iyi haber sitesi

: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

Aşkı cümlelere dökmek kadar sesiyle o duyguları kalbimize ulaştırmakta da eşsiz bir isim . Yeni şarkısında "Ben fena aşığım" derken belki de aşka bakışını da özetliyor: "Çok yüksek bir yerdesiniz, her şey daha başka görünüyor gözünüze..."

Göksel: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

Aşkı cümlelere dökmek kadar sesiyle o duyguları kalbimize ulaştırmakta da eşsiz bir isim . Yeni şarkısında "Ben fena aşığım" derken belki de aşka bakışını da özetliyor: "Çok yüksek bir yerdesiniz, her şey daha başka görünüyor gözünüze..."

Göksel: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

İİnsanlar nezaketi zayıflık olarak görme yanlışına düşüyorlar! Amerikalı müzisyen LP, kendisiyle iki yıl önce yaptığım söyleşide bu cümleyi sarfetmişti. 'le yeni single'ı Ben Fena Aşığım'ı konuşmak için buluştuğumuzda bu cümle geliyor aklıma. Çünkü karşımda tüm zarifliği ile duran, sorularıma tüm nezaketi ile yanıt veren güçlü, başarılı bir kadın var. Bu konuyu açtığımda da "Nezaketi, nezaketli insanları seviyorum" deyip devam ediyor: "Hırçınlık bir nebze ilgi çekiyor. Oysa toplumumuz bugüne kadar gönül temasını hep nezaketli insanlarla kurmuş. Bu hiç değişmesin istiyorum." Aşkı, hayatı ondan dinlemek her zaman çok keyifli. Sadece şarkı sözü yazarken göstermiyor bu mahareti. Sohbet ederken de zaman nasıl geçiyor anlamıyorsunuz. Kendisiyle çok sevdiği Arnavutköy'de şirin bir kafede bir araya geldik. Sohbetten süzülenler de bu söyleşide...

Göksel: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

- Arnavutköy'deyiz. Sevdiğiniz bir semt burası, değil mi?

- Denize, doğaya yakın olmayı seviyorum. Burada yürüyüş yapabilme imkanım var. Semtin iç kısımlarındaki doku da çok güzel. Yazları bana Ege sahil kasabası gibi geliyor burası. Aslında hâlâ hayalini kurduğum yerde yaşamıyorum çünkü imkansız bir şey istiyorum: Şehrin içinde sessiz bir yer.

- Söz ve beste yaparken sessizliğe ihtiyaç duyuyor musunuz?

- Dönemsel olarak değişiyor sanırım. Çok uzun süreler şehrin göbeğinde, Cihangir ve Nişantaşı'nda yaşadım. Oldukça gürültülü yerler... Ama şehrin o dinamizminin beni beslediği, sosyal hayatımın çok yoğun olduğu zamanlar oldu. O sıralarda da çok yaratıcıydım hakikaten. Ama şimdi ruhumun biraz daha dinginliğe, sessizliğe ihtiyacı olduğunu hissediyorum. Eskisinden daha fazla doğaya yakın olmak istiyorum. Özellikle son birkaç senedir daha fazla kaçma isteğim var. Bütün boş vakitlerimde seyahat ediyorum, İstanbul'a bir-iki saatlik mesafelerdeki yerlere gidiyorum. Kaçamak noktalarım var.

- O kaçamak noktaları nereler?

- Kilyos, Rumeli Kavağı...

- Cuma günü yayınlanan yeni şarkınız adı Ben Fena Aşığım. Neden fena?

- Aşk zaten galiba öyle bir şey. Hem çok güzel, hem de "Bu çok fena bir duygu" da diyebiliyoruz. Baş etmesi zor. Âşık olduğumuz dönemler insanın kendinden vazgeçtiği, birine büyük hayranlık yüklediği anlar, dönemler. Bu da insanı telaşa sürüklüyor.

Göksel: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

- Kişi âşık olduğunda kendine yabancılaşabiliyor mu?

- Yabancılaşabiliyor evet ama çok da iyi geliyor. Özellikle sevgi ile beraber olduğu zaman... Sevgi hepimize çok çok iyi geliyor. Hayatta en fazla ihtiyacım olan şey. Aşkın da o mucizevi yükseltme hissi çok güzel. Çok yüksek bir yerdesiniz, her şey daha başka görünüyor gözünüze...

- O hisse bir ömür biçmek mümkün mü?

- Evet, çünkü çok gerçek bir duygu değil. Abartılı bir şey. Yanılsama bazen de. Görmek istediğimizi görüyoruz. Sonunda da gerçeklere dönmeye başlıyoruz. İlişki körkütük âşık olduğumuz zamanların hatıralarıyla da beslenerek güzel bir sevgiye dönüşüyorsa eğer muhteşem bir şey.

Göksel: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

- Siz böyle aşklar yaşadınız mı?

- Yaşadım. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Hâlâ çok kuvvetli bir şekilde âşık olabiliyorum. Zaten coşkulu bir insanım. Müziğe de büyük bir aşkla bağlıyım. Doğaya, sevdiklerime karşı aşkla doluyum. Kendimde en sevdiğim özellik de bu. Yoğun duygulara ihtiyacım var benim. Bir şey hissetmediğimde çok sıkılıyorum.

- Peki duyguları bu kadar yoğun hissetmek yorucu değil mi?

- Yorucu tabii ki. Biz müzisyenler genelde çok duygusal insanlarız. Kendimizi hırpalıyoruz.

- Şarkının bir hikayesi var mı?

- Belirli bir hikayesi yok. Yoğun bir aşk hissi geldiğinde yazmıştım. Aslında bir senedir aranjeli bir şekilde duruyordu. Şarkıda en çok hoşuma giden cümlelerden bir tanesi "Batıyor dikeni göğsüme gülünün/Koparırsan acırım" Yani öyle bir duygu ki aşk canınızı yaksa bile o orada dursun istiyorsunuz. Tabii ki aşık olunanın da sürdürdüğü bir şey var. En karşılıksız gibi görünen ilişkide bile... Belki de o durumdan başka türlü bir hoşnut olma, devam ettirme hali.

Göksel: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

ŞU AN MUTLUYUM

- Sizinle ilgili son dönemde çıkan bir haberde bir arkadaşınızla kafede otururken görülüyorsunuz. Ama benim dikkatimi çeken haberdeki "Uzun zamandır kalbi boş olan" cümlesi oldu. Demek ki ilişkilerinizi gözlerden uzak yaşıyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

- Bir sürü aşk şarkısı yazdım. Kalbimin boş olmasına imkan yok. Ama görünmeyi, hele ki özel hayatımda görünmeyi hiç sevmiyorum. Özen gösteriyorum, dikkat ediyorum. Kolay olmuyor, kaçarak yaşamak bazen ilişkilerimi yıpratacak noktaya getirebiliyor. Ama medyatik ilişkilerin de çok sağlıklı olmadığını düşünüyorum.

Göksel: Aşkın o mucizevi yükseltme hissi çok güzel

- Şu sıralar özel biri var mı hayatınızda?

- Şu an mutluyum.

- Kediniz Pato mutlu mu bu durumdan?
- Evde hareket olmasını seviyor. (Gülüyor)

KÜSLÜK YAŞADIĞIM BİRİ OLMADI

- İnsan biriktirmeyi seviyorsunuz değil mi?

- Hayatta küslük yaşadığım biri olmadı. Bu dayanamadığım bir şey. Kızabilirsin, bir müddet soğuyabilirsin ama ben çok sevdiğim insanları, görüşemesek bile, kalbimin içinde bir yerde, çok severek tutuyorum. Unuttun mu Sahi? şarkımın sözlerinde de dediğim gibi "Ben bir kez sevdiğimden kopamıyorum." Bütün dostluklarımı böyle yaşıyorum.

BİZE ULAŞIN