Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

Dünya paniği yaşıyor. Bu panikten sadece yetişkinler değil çocuklar da etkileniyor. Her gün gazetelerde, TV kanallarda ve internette yayınlanan ölüm haberleri ve korkunç görüntüler çocuklarımızda bir kaygı bozukluğuna neden oluyor. Peki çocuklarımıza bu büyük tehlikeyi, endişeye sevketmeden nasıl anlatalım? Gelişim ve ebeveyn psikoloğu Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk bu soruya cevap verdi.

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

Dünya koronovirüs paniği yaşıyor. Bu panikten sadece yetişkinler değil çocuklar da etkileniyor. Her gün gazetelerde, TV kanallarda ve internette yayınlanan ölüm haberleri ve korkunç görüntüler çocuklarımızda bir kaygı bozukluğuna neden oluyor. Peki çocuklarımıza bu büyük tehlikeyi, endişeye sevketmeden nasıl anlatalım? Gelişim ve ebeveyn psikoloğu Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk bu soruya cevap verdi.

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

İŞTE GELİŞİM VE EBEVEYN PSİKOLOĞU PROF. DR. AYŞE BİLGE SELÇUK'UN AÇIKLAMALARINDAN BAŞLIKLAR

İnsanı en fazla korkutan, bilinmeyendir. Gelecek bizi bazen bunun için endişelendirir. Yeni bir yere taşındığımızda, iş veya okul değiştirdiğimizde, alıştığımız çevreden, alıştığımız insanlardan ayrıldığımızda endişe duymamızın sebebi budur. Ülke savaşa girdiğinde veya ülkede salgın bir hastalık baş gösterdiğinde de yine bizi korkutan şey bilinmeyendir, yarın ne olacağı...

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

YETİŞKİNLERİN BELİRSİZLİKLERLE BAŞ ETMESİ DAHA KOLAYDIR

Bilinmeyen durumlar her yaştan insanı endişelendirir. Ama yetişkinlerde öz-denetim dediğimiz temel kontrol becerisi daha gelişmiş olduğundan belirsizlikle baş etmeleri daha kolay olur. Elbette yetişkinlerin de bazıları kişilik olarak daha kaygılıdır. Yine de o durumda bile kendilerine göre bazı çözümleri daha rahat bulabilirler. Yetişkinler daha bilgili ve tecrübelidir; sosyal destekleri daha fazladır.

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

ÇOCUK DAHA FAZLA ETKİLENİR

Peki belirsizliğin kaygıyı arttırdığı durumlarda çocuklar ne hissederler, anne babalara bu gibi durumlarda ne düşer? Çok güncel bir durum, koronavirüs salgını üstünden bu soruyu cevaplamaya çalışayım: Çocuk, olayın (savaş, deprem, kaza veya salgın) ölçeğine bakar. Eğer olay büyük ölçekli ise, çok insanı etkiliyorsa, daha fazla etkilenebilir. Daha lokal ise, etkisi belli bir bölge ve o bölgedeki insanlarla sınırlıysa, çocuk daha az kaygı duyacaktır.

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

TRAVMA DAHA BÜYÜK OLUR

salgını durumunda olay büyük ölçekli ve herkesi etkileme ihtimali var. Bu, çocukların kaygısını arttırır. Çocuk, olayın (savaş, deprem, kaza veya salgın) hayatını ne kadar etkilediğine bakar. Eğer etkiliyor ise, hayatında değişikliklere sebep oluyor ise, daha fazla etkilenir, kaygılanabilir. Koronavirüs durumunda okulların, kursların, tiyatro, sinema gibi eğitim ve eğlence yerlerinin kapanması, önlem olarak evde kalınması, kalabalık yerlerden uzak durulması çocukların günlük hayatlarını pek çok bakımdan ciddi şekilde değiştirdi. Bu bakımdan, koronavirüsün diğer tüm toplumsal travmalara kıyasla çocukların hayatını daha yakından etkilediğini söylemeliyiz.

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

ANNELER BABALAR BUNLARA DİKKAT

Peki bu durumda anne babalar nelere dikkat etmeliler?

Salgın her ne kadar hepimiz için bir bilinmezlik içeriyorsa da, bildiklerimiz de var. ile ilgili çocuklarımızı bilgilendirmemiz önemli.

Bilgilendirmeyi yaparken çocuğun iki özelliğine özellikle dikkat etmeliyiz: Yaşına ve mizaç özelliklerine.

Bilgi verirken, çocukların yaşına uygun bir dille açıklama yapmak gerekir. Küçük çocuklara açıklama yaparken hem içerik daha basit olmalı hem kullanılan dil daha açık ve anlaşılır olmalı.

Küçük çocukların esas olarak bilmeleri lazım olan, bir hastalık olduğu ve bu hastalıktan kendimizi korumamız için dikkat etmemiz gerekenler. Örneğin; ellerimizi bileklerimize kadar yıkamamız, ellerimizi her zamankinden daha sık yıkamamız, havluları paylaşmamamız, tokalaşmaktan ve öpüşmekten kaçınmamız, kalabalık yerlerden uzak durmamız gerektiği gibi.

Çocuklarımıza koronavirüsü nasıl anlatmalıyız?

Küçük çocuklara bu konularda bilgi vermek yetmez, bunları yaptıklarından emin olmak için de daha yakından gözlemlenmeye, daha sıkça hatırlatma yapmaya ihtiyaç duyabilirler. Anne babaların kendilerinin de bu konularda çocuklara örnek olmaları çok önemli.

Her çocuğun farklı bir mizacı vardır. Mizaç, doğuştan getirdiğimiz genetik temelli özelliklerdir. Bebekler doğduklarında fiziksel olarak birbirlerinden nasıl farklılarsa, bazısı siyah saçlı, bazısı kumral, bazısı sarışın ise, mizaç özellikleri bakımından da birbirlerinden farklıdırlar.

Bazı çocuklar daha çekingendir, bazıları daha sosyal ve girişken. Bazısı daha tepkiseldir, bazısı daha sakin. Bazı çocuklar daha korkuludur, bazısı daha korkusuz. Bazı çocuklarda duyusal hassasiyet daha yüksektir; sesten, ışıktan, ısıdan, giysilerin kumaşlarından daha fazla etkilenir rahatsız olurlar. Bazı çocuklar için bunlar hiç önemli değildir, farkına bile varmazlar.

Bunlar çocuklarda gördüğümüz çok sayıdaki mizaç özelliklerinden sadece birkaçı. Ve bunların içerisinde koronavirüs salgınını çocukların nasıl yaşadığı ile en yakından ilişkili olan korkulu mizaçtır.

SON DAKİKA