Türkiye'nin en iyi haber sitesi

On parmağında on marifet bir şehir

Bu hafta, verimli toprakları, coğrafi konumu ve girişimci ruhuyla 'deydik. Bir şehir düşünün, hem tarih inin, hem sağlık turizminin, hem inanç turizminin, hem de gastronomi turizminin başkenti olsun. Denizli bunu başarmış

On parmağında on marifet bir şehir Denizli

Bu hafta Sabah Yazarlar Kulübü İller Buluşması'nın sıradaki durağı olan 'deydik. İki gün boyunca şehrin altını üstüne getirdik. Sadece Pamukkale'deki travertenlerden ibaret olarak bilinen şehirde o kadar çok gezilecek yer, o kadar çok tadılacak lezzetle karşılaştık ki...

On parmağında on marifet bir şehir Denizli

'yi iki güne sığdıramadık. Burası öyle bir şehir ki, tarihi ayrı, kültürü ayrı, lezzetleri ayrı yazı konusu olur. O zaman gelin Denizli turumuza başlayalım. İlk durağımız Denizli denince akla gelen ilk yer Pamukkale.

On parmağında on marifet bir şehir Denizli

Biz gittiğimizde hava bir açıp bir kapıyordu. Hatta zaman zaman yağmur çiseliyordu. Ama dünyanın her yerinden gelen binlerce turist vardı Pamukkale'de. Travertenleri gezmek için, antik havuza girmek için uzun kuyruklar oluşmuştu. Öğrendik ki ülkemizin en çok turist çeken beşinci şehriymiş. Şunu da insan söylemeden edemiyor doğrusu: Eğer elinizdeki değeri iyi sunarsanız, insanlar yağmur kar dinlemeden ayağınıza kadar geliyor.

On parmağında on marifet bir şehir Denizli

Pamukkale'ye gitmişseniz, kapsamlı bir tur yapmanız gerek. Antik Dönem'in inanç ve sağlık merkezi olan Hierapolis, sahip olduğu ihtişamlı yapıları ve günümüze kadar ulaşan eşsiz eserleri ile görenlerini kendine hayran bırakıyor. Hierapolis Antik Kenti, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınmış muhteşem bir yer. Hierapolis'in içinde yer alan, şifalı sularıyla ünlü Kleopatra Havuzu ise yağmurlu havaya rağmen dolup dolup taşıyordu. Cilt ve eklem hastalıklarının tedavisinde son derece etkili olduğu söylenen havuza girmedik ama suyuyla yüzümüzü yıkadık.

On parmağında on marifet bir şehir Denizli

İnsan kendini gerçekten iyi hissediyor. "Kleopatra'nın güzellik iksiri" diye boş yere dememişler. Hierapolis Antik Kenti'nin içinde bulunan travertenleri zaten uzun uzun anlatmaya gerek yok. Ünü tüm dünyanın dilinde. Günün her saatinde farklı bir güzelliğe bürünen bu eşsiz yer özellikle gün batımında göz kamaştırıcı bir hal alıyor. Renkler sanki birbiriyle dans ediyor.

On parmağında on marifet bir şehir Denizli

"Dünyanın şüphesiz en güzel günbatımını seyrediyorum" diyorsunuz. Hierapolis için inanç inin de başkenti demiştik az önce. Hz. İsa'nın 12 havarisinden biri olan St. Philippe hayatının son dönemini burada geçirmiş. St. Philippe'in çarmıha gerildiği yerde yaptırılan martyrium ise Hıristiyan aleminin hacı olmak için geldiği kutsal bir yapı olarak binlerce ziyaretçi çekiyor, "kutsal kent" olarak kabul ediliyor.

On parmağında on marifet bir şehir Denizli

KRALLAR KENTİNE YOLCULUK

Madem konu inanç inden açıldı, o zaman Hierapolis'ten ayrılıp Krallar Kenti Laodikeia'ya doğru yola çıkma zamanı geldi demektir. Geçmişi M.Ö. 5500 yılına dayanan bir antik kentteyiz şimdi. Antik dönemin en zengin kentlerinden biri olan Laodikeia, birbirinden ihtişamlı pek çok büyük medeniyete ev sahipliği yapmış. Burada bizi gezdiren Arkeolog Celal Şimşek'ten bahsetmeden olmaz. Tam bir tarih aşığı olan Celal Hoca, 15 yıldır bu antik kentteki kazıların başında. Yarım saat planlanan Laodikeia gezimiz, Celal hocanın güzel anlatımıyla saatler sürdü. Kimse oradan ayrılmak istemedi. Peki Laodikeia neden bu kadar önemli? İncil'de adı geçen yedi kiliseden biri olan Kutsal Haç Kilisesi, Laodikeia Antik Kenti'nde yer alıyor. 2013 yılında ziyarete açılmış. Burada kazı çalışmalara hala devam ediyor. Neticelendiğinde Efes'ten daha büyük bir antik kente daha ev sahipliği yapacağız.

BİZE ULAŞIN