Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye'de araç alırken 'sahip olma tutkusu' öne çıkıyor

Giriş Tarihi: 4.7.2017 16:18
Türkiye'de araç alırken 'sahip olma tutkusu' öne çıkıyor

Ipsos Otomotiv Sektörü uzmanları araba satın alma yolculuğunu anlatan bir araştırma yaptı. “Onun Arabası Var” adlı bu raporda farklı profildeki araç sahipleri ve potansiyel satın alıcılarla görüşüldü ve ortaya derinlikli bir analiz çıktı

Araştırma kapsamında, araç satın alımını her yönü ile inceleyebilmek amacı ile, önümüzdeki 6 ay içinde bir araç almayı düşünenlerle de, son 1 yıl içinde zaten bir araç satın almış olanlarla da görüşüldü… Görüşmeciler arasında gıcır gıcır sıfır bir araçta karar kılanlar da vardı, "yeniye gerek yok varsın ikinci el olsun" diyenler de… Tüm bu farklı ihtiyaç, motivasyon ve karar verme süreçleri gözetilerek, Ipsos "Onun Arabası Var" Raporu'nda her 10 görüşmeden 4'ü, araç almayı düşünenlerle, 6'sı, zaten almış olanlarla gerçekleştirildi.

Günümüz otomotiv kullanıcıları içerisinde kadın kullanıcıları sayısı arttıkça, satın alım kararında etkileri de artmaya başladı. Bunun için araştırma kapsamında her 5 görüşmeden 1'i kadınlarla gerçekleştirildi.

Saha çalışması, araç yoğunluğunun yüksek olduğu 8 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Konya, Adana, Mersin) gerçekleştirildi.

Bir araç edinmeye giden yolda sorulacak çok soru vardı, Ipsos "Onun Arabası Var" Raporu tam da bu soruları sordu:

-Hangi motivasyonlarla araç satın alırız?

-Ne kadar süre, nasıl araştırma yaparız?

-İkinci el mi sıfır mı kararınını nasıl veririz?

-Hangi marka ve modeller arasından seçim yaparız, neye göre?

-Tüm bu süreçte reklamların, sosyal medyanın, uzman görüşlerinin, tavsiyenin, geçmiş tecrübelerin ve test sürüşünün etkisi nedir?

Alternatif olarak düşündüğümüz araçları hangi aşamalarda ve neden eleriz?

-Araç alırken maddi kaynaklarımızı nasıl kullanırız, finansmanı nasıl yaparız?

-Bütçemizi aşar mıyız, hangi durumlarda?

-Aracımızda nasıl bir donanım ararız? Neye daha çok önem veririz?

-Uzun dönem bireysel araç kiralama konusunda farkındalığımız ne durumda?

Araştırmaya göre, Türkiye'de otomotiv satın alanlar / satın almayı planlayanların %15'i için "otomotiv tutkusu" önemli bir motivasyon. Bu kitle için, onları araç satın almaya iten en önemli faktör, güvenlik, konfor, esneklik gibi fonsiyonel nedenlerden ziyade, çok daha duygusal olan, bir otomobile sahip olma "tutkusu".

Bir kısmımız için araç bir tutku, tutku olmasına ama aracın markası ve modeli de öyle mi? Araç satn almak için yola çıktığımızda, kafamızda kaç farklı marka / model oluyor? Kaçımız ben Sedan'dan başka araca binmem diyor, kaçımızın zihni SUV'isinden, Hatchback'ine farklı alternatiflerle dolu? Farklı segmentteki araçları aynı potada eritiyor muyuz yoksa sadece aynı segmentin farklı modelleri arasından mı seçim yapıyoruz? Araştırma sonuçları gösteriyor ki, yalnızca tek bir marka modelle yola çıkanların oranı %32. Geri kalanlar ise ortalama 3 alternatif araç arasından seçim yapmaya çalışıyor. Bu seçimi yapmaya çalışırken de pek çoğumuz çevremizdeki arkadaşlarımızın tavsiyelerinden faydalanıyoruz ve onların tavsiyeleri satın alım kararımızda da ciddi bir rol oynuyor. Peki ya tüm bu süreç içerisinde eşlerimizin etkisi nasıl? Kadınlar en çok marka model ve aracın rengi konusunda eşlerine fikir verirken, erkeklerse marka model ve yakıt tüketimi konusunda eşlerine destek oluyor.

Araç satın almak için yola çıkarken hepimizin kafasında farklı farklı senaryolar olsa da, sonuç her zaman yola çıkarken planladığımız gibi olmayabiliyor… Her 10 görüşmeciden 4'ü ben yalnızca sıfır araç satın alacağım diye yola çıkarken, 2'si sıfır araca gerek yok, 2. El alacağım diyor. Her 10 kişiden 4'ü ise, hem sıfır km hem de 2. El alternatifleri değerlendireceğini belirtiyor. Peki ya sonuç? Hepsinin nedenleri farklı olsa da evdeki hesap çarşıya uymayabiliyor ve ikinci el araç diye yola çıkan birisi kendisini sıfır km bir araçta bulabiliyor ya da tam tersi. İkinci elden sıfır km araca dönüşün en önemli nedeni, sıfır km aracın daha güvenilir bulunması iken, sıfır km'den 2. El araca dönüşün en önemli sebebi ise, 2. Elde istenilen km'de araç bulunmuş olması.

2. el diyoruz ama, 2. El araç derken gerçekte kastettiğimiz nedir? Görüşmecilerin %36'sı bir aracı 2. El araç olarak görebilmesi için, o aracın vergi avantajı sağlamaya başlaması gerektiğini ifade ediyor. İkinci el araç satın alma niyeti olanlar da, alacağı aracın en az 3 en fazla 9 yaşında ve yaklaşık olarak ortalama 19.000 ve 76.000 km arasında olmasını istiyor.

Tüm bu satın alım sürecinde ise, yaklaşık olarak 2,5 aylık bir araştırma süreci geçireceğimizi düşünüyoruz, ancak düşündüğümüzden daha kısa bir sürede karar verip süreci sonlandırıyoruz. Ancak karar verdikten sonra aracın finansmanı gibi sebepler dolayısıyla anahtarı elimize almamız biraz daha zaman alabiliyor. Araştırma sürecinde internet en önemli araştırma kaynaklarımızdan birisiyken, "aracı deneyimleyebildiğimiz" noktalar satın alım kararını vermemizde bize daha çok yardımcı oluyor.

Son ÖTV düzenlemesi ile birlikte 2. El pazarının da rekabete daha çok dahil olduğu 2017'de bireysel kiralama sektörü de ivme kazanması beklenen sektörlerden birisi. Araştırmaya göre her 10 görüşmeciden 1'i bireysel kiralamanın ne olduğunu bilmiyor, 7'si ise bireysel kiralamayı bildiğini ancak çok soğuk baktığını ifade ediyor. Burada kiralamaktansa araca sahip olmayı istemek en önemli neden. Ayrıca uzun dönem kiralamanın ekonomik açıdan avantajlı olmaması, formaliteler ile uğraşmak istememek başlıca bariyerler.

Ipsos'un gerçekleştirmiş olduğu O'nun Arabası Var Araştırması gösteriyor ki, otomotiv sektöründe markalar arası rekabet, yeni teknolojiler ve farklı modellerle birlikte devam ettikçe, markalar ve farklı modeller arasındaki çekişme daha da kızışacak ve hatta farklı segmentlerdeki araçlar da daha çok birbirinin rakibi haline gelerek, zihinlerdeki alternatif sayılarını da arttırmaya başlayacak. Bu rekabet ortamında da, araştırma sürecindeki potansiyel tüketiciye doğru mecrada doğru şekilde iletişim yapan ve doğru zamandaki kampanyalarla, tüketiciye ulaşan, finansman anlamında ona destek olan firmalar rekabette bir adım öne geçecek. Buna ek olarak bireysel kiralama sektörünün tüketicilere kiralamayı daha iyi anlatıp, potansiyel faydalarını benimsetebilmesi durumunda, operasyonel kiralamaya ek olarak, bireysel kiralama sektörünün de yeni ÖTV sistemini avantaja çevirmesi ve sıfır araç pazarından pay almaya çalışması rekabeti iyice kızıştıracak gibi görünüyor.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Türkiye'de araç alırken 'sahip olma tutkusu' öne çıkıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN