Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Her 3 Mart, bana seni hatırlatır

Giriş Tarihi: 8.3.2015
Her 3 Mart, bana seni hatırlatır

Salı günü 62 yaşına girdi Zico. Teknik adamlık kariyerindeki en büyük başarılardan biri, F.Bahçe ile Sevilla zaferi de doğum gününün ertesine denk gelmişti. Ve muhtemel ki her 3 Mart'ta, yarım kalan sarı lacivert film geliyor aklına

"Gerçek kral Zico'ydu. O herkesten çok daha iyiydi." Futbol tarihinin en 'cool' yeteneklerinden 'suda yürüyen adam' Socrates için dahi bu oyunun kralıydı Zico. Yıldızlar topluluğu, Dünya Kupası'nı kazanamamış en iyi kadro 82 Brezilyası'nda prens çoktu belki. Ama kralın kim olduğu çok netti. Geçim sıkıntısı çeken bir işçi ailesinin çocuğu olarak 62 yıl önce bir 3 Mart günü dünyaya geldi Zico. Gerçek adıyla Arthur Antunes Coimbra... Kader onu hep Dünya kupalarıyla test etti. Üç kere arzıendam etti en büyük arenada. Ama değil kupayı kaldırmak final bile göremedi. Hatta 82'deki o efsane kadro yarı final öncesi döndü evine. Ona Beyaz Pele derlerdi, ama kimine göre asıl Pele siyah Zico'ydu. Kendisi ise kızıyor bu benzetmeye, "Zicoyum ben" diyor... "Sadece Zico..." Futbolcuyken Brezilya halkı özellikle de renkleriyle özdeşleştiği Flamengo taraftarı onu sevmedi, bildiğiniz taptı. Öyle ki doğum günü olan 3 Mart'ı kendi aralarında "Mutlu Noeller" diye kutladılar. Zira Zico bir yıldızdan çok daha fazlasıydı onlar için... Bir futbol ilahıydı. Gel gelelim sahada, adeta başının üstünde bir haleyle gezen, oyunu hem yönlendirip hem de hiç durmadan gol atan o 10 numara, teknik direktörlüğünde o ışığı hemen hemen hiç yakalayamadı. Geçmişinde, teknik adam olarak takılıp kaldığı o eşiği atlamaya ise en çok bu topraklarda yaklaştı. 100'üncü yaşında şampiyon yaptığı Fenerbahçe'yle 2007-2008 sezonunda Avrupa seferine çıktı. Önce Inter'i de yenerek gruptan çıktı ardından da son iki sezonun UEFA Kupası sahibi, İspanyolların o dönemdeki üçüncü gücü Sevilla'yı eleyip Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale ulaştı.

FENER'İN ARADIĞI SAKİN GÜÇ

Kaderin cilvesi, Sevilla ile o unutulmaz rövanş maçı doğum gününün 24 saat sonrasına, 4 Mart'a denk gelmişti. Hep beklediği o çıkışa yeni yaşının ilk gününde en büyük adımı atmıştı. Ama hem kendi hatalarından hem de karşı taraftan ötürü, film yarım kaldı. Önce kıl payı Chelsea'ye elendi, sezon sonu da gelmeyen şampiyonluk sonrası Fenerbahçe ile yolları ayrıldı. Rusya ve Yunanistan'da denedi şansını ama hiçbirisi ikinci bir Fenerbahçe olmadı. Sadece Zico için değil Fenerbahçe için de bir kırılma noktasıydı bu ayrılık. Evet, belki büyük bir taktisyen değildi Zico, ama bir futbol düşünürüydü. Dahası sarı lacivert camianın belki de en çok ihtiyacı olan, eksikliğini en çok hissettiği özelliğe sahipti: Sakin güçtü. Diyaloğun gücüne inanırdı. Fenerbahçe'de talebeleri onun için hep aynı şeyi söylüyordu: "Asla sesini yükselttiğini duymadık." Oyuncularından sahada ne istediğini, hatalarını, artılarını, eksilerini sakince, uzun uzun anlatırdı. Takıma sirayet eden o sakinlik, o dinginlikti, Inter, Sevilla ve Chelsea gibi devlere kök söktüren... Coşku, tezcanlılık, heyecan, gerilim, tartışma eksik olmayan, hararetli bir camianın tahlillerinde eksik çıkan vitamini sağlıyordu adeta... Zico, ispatlanmış bir büyüklük ve kariyerle gelip Fenerbahçe'yi kendi yanına çekecek değil, kulübüyle birlikte büyümek için doğru hocaydı. Bir projeydi. Ama proje yarım kaldı. Geçtiğimiz salı günü 62 yaşına girdi efsane 10 numara. Çok muhtemel ki her 3 Mart ona, doğum gününün ertesinde yaşadığı Sevilla zaferini hatırlatıyordur hâlâ. Pek çok Fenerbahçe taraftarı gibi aynı sorular dönüp duruyordur aklında. O evliliğin neden yürümediğini, burada kalsa neler olabileceğini, hem kendisinin hem de kulübün kaderinin nasıl değişebileceğini soruyordur kendisine. Fenerbahçe'den sonra hep düşüşle geçti teknik adamlık kariyeri. Artık Hindistan'da... Ama her şeye rağmen sahada topla şiirler yazıp senfoniler besteleyen adamın ismi dahi hâlâ, bir değil birkaç kuşağın sesini titretmeye yetiyor. Kendinizi kötü ya da moralsiz hissettiğinizde, internette Zico videolarını izlemek ruha iyi geliyor. Önce Dünya kupaları ardından da Fenerbahçe'de kaçan fırsatlarsa, muhtemel ki pek çok geceler Zico'nun rüyalarına giriyor. En çok da her 3 Mart'ta...
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Her 3 Mart, bana seni hatırlatır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN