Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Bunlar paranın gücüyle olacak işler değil"

Giriş Tarihi: 17.5.2015
Bunlar paranın gücüyle olacak işler değil

Sanatçı Ahmet Güneştekin yaftalanmaktan, sürekli şahsına yönelik eleştirilerden sıkılmış durumda. Venedik'te açtığı sergiyle gündemde olan sanatçı içini döktü: Marlborough Gallery'nin kadrolu sanatçısıyım. Bu sanat tarihimizde bir ilk. Peki benden daha ne isteniyor?

Eğer bir sanatçının ürettiği işler bir kenara bırakılıp üzerine sürekli yafta yapıştırılıyorsa, iyi yolda yürüyor demektir. Ahmet Güneştekin de sürekli yaftalanan sanatçılardan biri. Ama aynı zamanda bir araya gelmesi zor insanları ismi etrafında toplayabilen de bir sanatçı. Onunla ilgili sanat dünyasından da türlü şeyler duyabilirsiniz. Lakin her şey bir yana Güneştekin Marlborough Gallery'nin kadrolu sanatçılarından biri. Bu da az buz bir şey değil. Bir önceki bienalde oldukça ses getiren Bellek İvmesi sergisini açan Güneştekin bu yılki bienalde de yine bienale eş zamanlı olarak Çalık Holding'in desteğiyle Milion Taşı sergisini açtı. İki yıldır solo sergiler dahil olmak üzere 23 uluslararası etkinlikte yer aldığını söyleyen Güneştekin'in önümüzdeki günlerde de oldukça yoğun bir programı var. Yani Türkiye'de durum ne olursa olsun kabul edelim o uluslararası bir sanatçı. Venedik Bienali'nde bir araya geldiğimiz Güneştekin ile şöyle geçmişe gidip durum değerlendirmesi yaptık. Meğer epey dertliymiş!

- Venedik Bienali ile eş zamanlı Milion Taşı sergisini açtınız. Sergi sergi dolaşıyorsunuz. Bir telaşınız var mı?
- 36 yaşıma kadar sergi açmadım. Sadece biriktirdim. Sanatın her disiplininde üretim yaptım. Sayısız makale yazdım, yüzlerce efsane derledim. Binlerce sanat eseri yarattım. 16 yıl Anadolu'yu karış karış gezdim. Çok hikaye dinledim, kültürel dokuya temas ettim. Bir anlamda kendi kendimi eğitip kendi üslubumu aradım. Bir birikmişlikle geç de olsa sanat yolculuğum başladı. Bu birikimi sanatımla anlatmak istiyorum. Ama bir ömür yeter mi bilmiyorum.

- Siz çok yaftalanan bir sanatçınız. Nedir bu durumun kaynağı?
- Yaşadığım iklimde gerçek kötüler az. Çok olsaydı her şey bir felakete dönüşürdü. Benim çevremde de iyiler fazladır. Ben iyi insanlar bir araya gelince iyi şeylerin ortaya çıkacağına inanırım. Şimdi global sanat galerilerinden Marlborough Gallery'nin kadrolu sanatçısıyım. Bu sanat tarihimizde bir ilk. Bunu ben söylemiyorum sanata tanıklık edenler söylüyor. Peki daha ne isteniyor benden?

- Evet ne isteniyor?
- Yılmaz Güney Cannes'da ödül aldığında sadece insani yönü kuvvetli olanlar, ırkçı olmayanlar, demokratlar mutlu oldu, onun dışındakiler mutsuz oldu. Orhan Pamuk Nobel'i alınca mutsuzlar mutlulardan daha fazlaydı. Nuri Bilge Ceylan Cannes'da Altın Palmiye aldı. Onu bile eleştirdiler. Benim sanatımla ilgili bilimsel bir eleştiriye daha rastlamadım. Anladığım, bizim ülkemizde başarı cezasız kalmıyor. Kıskanıp, saldırıyorlar.

- Kim kıskanıyor sizi?
- Kimi sanatçılar, onların çevreleri, onların etkisi altındakiler...

- Peki Kürt sanatçı olduğunuz için diş bileniyor olabilir mi diyeceğim ama her alanda Kürt sanatçılar da var.
- Kürt sanatçı olmak başka bir şey. Ama güçlü bir Kürt sanatçı olmak başka bir şey. Onları rahatsız etmediğiniz, alanlarında onları geçmediğiniz zaman size dokunmazlar. Ama onları geçince, hele biraz da fazla olunca hedef oluyorsunuz. Eskiden bana saldırmıyorlardı.

- Ne zamandan beri 'hedeftesiniz?'
- 2010'da Contemporary İstanbul'da, yaptığım esere yüksek bir fiyat koyunca başladı her şey. Sen kim oluyorsun haddini bil demeye çalışıyorlar. Ama bunu diyenler o sahtın içine girmeyecek insanlar.

- Yaşar Kemal ile yakındınız, size "Manevi oğlum" diyordu. O ne tavsiye ediyordu size?
- İşime bakmamı kimseye kulak asmamamı salık verirdi. Ben de öyle yaptım ve yapıyorum.

ARKADAŞINA GÖNDER
"Bunlar paranın gücüyle olacak işler değil"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN