7 krallığa demokrasi yaraşır

Yılın en güzel dönemi geldi, Game of Thrones zamanı! Yaz sıcağının ortasında kışı getirecek dizi hakkında altı kişi bir araya geldik ve evreni enine boyuna masaya yatırdık. Tahtın başına kim geçmeli, favori karakterlerimiz kim, en üzüldüğümüz ölümler hangileri oldu, diziyi izlemeyenler neden başlamalı? Hepsini konuştuk ve ortaya yeni sezondan önce izleme iştahını arttıracak lezzette bir sohbet çıktı

Giriş Tarihi: 16.7.2017
7 krallığa demokrasi yaraşır
NOT: Bu yazı Game of Thrones ile ilgili yüksek miktarda bilgi içermektedir.
"Önümüzdeki haftadan itibaren herkes tekrar bunu konuşmaya başlayacak Şengül Hanım, sokakta, sosyal medyada bakın görün" dedim. "E iyi yap o zaman" diye gerekli vizeyi çıkardı genel yayın yönetmenim. 2014'teki Fenerbahçe şampiyonluğunda yaşadığım coşkuya yakın bir duyguyla odadan çıktım. Şimdiki amacım en az dört Game of Thrones fanatiği bulmak ve Westeros evreni ile dizi hakkında kıyasıya bir muhabbeti organize etmekti. Sağa sola, arkadaşlara sorup soruşturmaya, internet sitelerine bakınmaya başladım. Derken hiç beklemediğim bir mail geldi. Geekyapar sitesinin iletişim kısmına attığım bir mesaja cevaben Can Türkdoğan "İstediğin zaman bir araya gelip konuşalım" diyordu. Yeryüzünde herhangi bir internet sitesinin iletişim kutusu üzerinden hakiki bir iletişim kurabilmiş nadir insanlardan biri olabilirdim, gururluydum. Konuştuk, sözleştik ve onların stüdyolarında buluşmaya karar verdik. Can Türkdoğan, Ömercan Güldal, Ozan Cem Yılmaztürk, Cevdet Canver ve Turgut Uç'la uzlaştığımız tarih ve saat diliminde stüdyolarındaki rahat deri koltukların etrafına yayıldık. Ortamdaki Can popülasyonunu yükseltmek adına ben de uzun zamandır dip köşe sandıklarda sakladığım "Can" ismimi bu söyleşilik kullanmaya karar verdim, konuklarımla bir bağ yakalamaya çalışıyordum. Aslında az sonra yapacağımız şey de onların yabancı oldukları bir durum değildi: Ölümüne bir Game of Thrones gıybeti. Zaten onlar her bölüm sonrası YouTube'a yükledikleri videolarla bunu uzun süredir yapıyorlardı. Dizinin başlamasına bu kadar az süre kalmış olmasının verdiği heyecan ve beklenti de gözlerinden okunuyordu. Peki neydi bu denli bir heyecanı beraberinde getiren? Hakikaten tüm dünyayı kasıp kavuran, başlı başına bir ekonomi yaratmış, çağımızın Star Wars'u olarak kıymet gören diziyi evvela bilene bilmeyene bir hatırlatalım. George R.R Martin'in Buz ve Ateşin Şarkısı adındaki fantastik serisi 2011 yılında HBO tarafından Taht Oyunları adıyla televizyona uyarlandı. Öykü kabaca Westeros topraklarındaki yedi krallığı oluşturan Lannister, Stark, Baratheon, Targeryan, Greyjoy, Arryn, Tully, Martell gibi soylu haneler arasındaki taht ve iktidar mücadelelerini anlatısının merkezine koydu. Bu savaşların arasına yeri geldi ejderhalar; yeri geldi Ak Gezenler de dâhil oldu ve her sezon bu serüven, izleyici sayılarını katlayarak ilerlemeye devam etti. Taht oyunları devam ederken her izleyici de adeta takım tutarcasına kendisini bir karaktere ve aileye yakın gördü ve demir taht için onları desteklemeye başladı. İşte bizim konseyde de bu taraflar iyice kendini gösterdi, buyursunlar...

Jon Snow'da liderlik vasfı var mı?
Bu Game of Thrones Konseyinin moderatörü olarak ilk hedefim potansiyel çatışmaların nereden gelebileceğini kestirmek oldu. Bunun için de ilk sorumu usulca bıraktım: "Abi, sizce taht kimin hakkı ve siz kim tahta çıksa mutlu olursunuz?". Hemen karşımda oturan Cevdet "Taht bence Jon Snow'un hakkı, çünkü kendi dünyasına göre müthiş çağdaş bir bakış açısı var adamın." diyerek ilk fitili ateşledi. Cevdet'in bu şık pasını gole çevirmemek olmazdı, araya girdim "Jon Snow'da liderlik vasfı var mı peki sence?" dedim. Çünkü Jon'un sürekli bir güneye gidip yazlık alayım, keyfime bakayım hallerinde olduğunu düşünüyordum. Cevdet de bu sorumu "Jon tahtın başına geçse demokrasi getirir muhtemelen" diye yanıtladı. Zaten odadaki herkes Yedi Krallığa demokrasi gelmesinden yanaydı. Sık sık ailelerin temsilciler gönderip bir meclis oluşturulması gerekliliğine ve mahalli yönetimlerin önemine vurgu yapıldı. Hepimiz Westeros'taki en ideal yönetim tipinin demokrasi olduğu hususunda uzlaşmıştık.

Çoluk çocuğun ne işi var tahtta?
Cevdet'ten sonra sıra Turgut'a gelmişti. Kendisi azılı bir Deanerys Targeryan düşmanı. Diziyi izlemeyenlerin bile bildiği, sarı saçlı güzelce bir genç kız olan Dany, Turgut'un hayli sinirlerini hoplatıyordu. Keza Jon Snow'un veya hayatta kalan diğer karakterlerin de esaslı taht namzetleri olmadığı kanısındaydı kendisi. Onun aklı iki sezon önce uğurladığımız Stannis Baratheon'daydı. Krallığı en çok onun hak ettiğini düşünen Turgut, Dany'nin yahut Jon'un tahta geçme ihtimallerine karşılık "Jon da Dany de tahta geçse çok iğrenç bir şey olacak bence. Çoluk çocuğun ne işin var tahtta. Zaten muhtemelen sonunda taht da yönetilecek bir ülke de kalmayacak." diyerek esaslı bir öfkenin ve endişenin pençesindeydi. Gel gelelim Turgut'un bu fikirlerine muhalefet de direkt yanı başında oturan Ömercan'dan geldi. Ömercan "Ben en çok Dany geçse mutlu olurum herhalde. Yani hak hukuk dersen Baratheonlar da çalmış abi tahtı zamanında. Ejderhaları falan var bir de maşallah kız çok kararlı yani, hakkıdır." derken Turgut tüm bu cümleleri iki eliyle yüzünü kapatıp kederlenerek dinliyordu. İstediğim çatışma ortamı hafif hafif şekillenmeye başlamıştı. Ömercan'dan sonra söze giren Ozan ise hakkın Targeryanlar'da olduğunu kabul etmesine karşın gönlünden geçen ismin Tyrion Lannister olduğunu açıklamaktan imtina etmiyordu. Keza hemen onun yanındaki Can da en uygun formülün Lord Varys- Tyrion koalisyonu olacağı düşüncesindeydi. İkilinin yanına Ser Davos Seaworth'ü de ekleyip ordunun başına koyma fikri odada da genel anlamda olumlu karşılandı.

Köleliği kaldırmak zor!
Tahtın geleceğine dair yapılan hummalı tartışmanın ardından sıra önümüzdeki sezon göreceğimiz muhtemel savaşlara gelmişti. Malum birçok ittifak kurulmuş taraflar iyiden iyiye belli olmuştu son sezon itibariyle. Azılı bir Targeryan nefretkarı olan Turgut'a yöneldim yine "Dany'nin bu kadar çok güçlenmiş olması sinirlerini bozmuyor mu?" Turgut bütün soğukkanlılığıyla yanıtladı, "Onun benim sinirimi bozması için güçlenmesine gerek yok bir yerde durması da yeterli". Böylece odada ikinci büyük çaplı tartışma da alevlenmiş oldu. Ömercan dayanmayarak "Ne istiyorsun abi bu kızdan, bak köleliği de kaldırdı işte" diyerek büyük bir duygu patlaması yaşadı. Turgut hiç paye vermeyerek "He kaldırdı, gittiği yerleri daha da kötü duruma sokuyor abi kız görmüyor musunuz?" deyince Ömercan'ın duygu patlaması bir nebze daha katmerlendi ve desibel rekorlarını zorlarcasına "Kolay mı ya kolay mı, köleliği kaldırmak bir günlük iş mi yahu!" diyerek bağırdı. Ömercan'ın bu beklenmedik çıkışı odada kısmi bir sükunet ortamı sağlamıştı.

Favori karaktereler
Cevdet: Tyrion Lannister
Can: Ser Davos Seaworth
Turgut: Bronn
Ömercan: Doran Martell
Ozan: Beric Dondarrion

En çok kurdun ölümü üzdü
Üzen ölümler

Ned Stark
Shireen Baratheon
Tywin Lanniste
Kızıl Düğün ve Robb Stark'ın kurdu

Sevindiren ölümler
Walder Frey
Ramsay Bolton
Joffrey Baratheon
High Sparrow ve ordusu

Fantastiği sevin!
Konseyden diziyi hiç izlememiş olanlar için cezbedici birkaç cümle stedim. Ozan "Kitapları okusunlar önce" derken Ömercan ve Can "Örneğin Yüzüklerin Efendisi'ni çok sevip de bu diziyi izlememiş olan varsa hemen başlasın" diye iddialı bir çıkışta bulundular. Turgut ise yine daha keskindi: "Fantastik eserleri sevmeyenlere fantastiği sevdirir bu dizi". Cevdet'e de mevzuyu toparlamak düşmüştü "Televizyon tarihinin en prodüksiyonlu işinden bahsediyoruz, ne bekliyorsunuz daha?"

Diziyi nerede bırakmıştık?
Dizide son sezon finali itibariyle saflar iyice belirginleşip büyük savaşlara doğru hazırlıklar adım adım başlamıştı. Cersei Kralın Şehri'ndeki din bazlı tarikat ve Tyrell hanesi başta olmak üzere birçok insanı çılgın ateşle havaya uçurduktan sonra Kral Tommen pencereden atlayarak intihar etmişti. Boşalan tahta Cersei geçmişti. Kuzeyde ise Winterfell tekrar Stark ailesine geçerken zamanında Robb Stark'a verilen Kuzeyin Kralı unvanı bu kez kuzeyli hanelerce Jon Snow'a verilmişti. Aynı zamanda Bran'in geçmişe gidişiyle gördüğümüz üzere dizinin büyük bir gizemi açığa çıkmış, Jon'un Targeryan olduğunu öğrenmiştik. Son olarak Deanerys de ejderhaları, Doathrakileri, Tyrell, Martell ve Greyjoy ailelerini bir araya toplayıp devasa bir güce erişmiş ve Westeros'a doğru yol almaya başlamıştı.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
7 krallığa demokrasi yaraşır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN