‘Mesele çatal değil medeniyet meselesi’

Giriş Tarihi: 16.7.2017
‘Mesele çatal değil medeniyet meselesi’

Son aylarda gündemde yeni bir tartışma yer aldı: Çatal sofrada sağda mı durmalı, solda mı? Bu tartışmanın fitilini ateşleyen gurme ve restoran işletmecisi Ramazan Bingöl’le bir araya geldik. Bingöl “Çatal yalnızca görüntüden ibaret, söz konusu bir medeniyet çatışması” diyor

Giyimkent'te Ramazan Bingöl Et Lokantası'ndayız. Restoranın geniş bahçesinde ufak bir keşif turu yaparken bir süre sonra mekanın sahibi Ramazan Bingöl yanımıza geliyor. Tanışıp el sıkışıyoruz, söyleşimizin konusu belli: Çatal sağda hareketi! Son aylarda gündemde epey yer alan bu mevzu toplumun çeşitli kesimlerinden insanları içine çekmişti. Ramazan Bingöl ise nisan ayında Akşam gazetesinde yazdığı bir yazıyla bir nevi tartışmanın başlangıç noktasını oluşturan isim haline gelmişti. Kendisine sorduk, çatal neden sofrada sağda durmalı, sağ elle yemek neden önemli, bu hareketin toplumda daha fazla karşılığını bulmasını bekliyor mu diye... Bu lezzetli söyleşinin sürpriz konuğu ise Bingöl'ün sadık dostu Sivas kangalı, Pençe oldu.

- Bildiğim kadarıyla yaygın olan bıçak sağda çatal solda kullanılıp yemek doğrandıktan sonra çatalın sağ ele alınarak yemeğe devam edilmesi. Çatal illa ki sağda mı durmalıdır?
- İsteniyorsa bu yapılır tabii ama esas mesele yemeğin sağ ile yenmesi, İslam dininde de böyle buyrulmuştur. Batılılaşma ile beraber binlerce yıllık geleneklerimizden taviz vermeye başlıyoruz. Çatal sola gelince benim gözümde binlerce yıllık medeniyet yıkılıyor. Dolayısıyla çatalın nerede duracağı aslında çok ufak bir detay gibi görünse de binlerce yıllık bir medeniyetin yok sayılması durumuna kadar götürebilir bizi. Kardeşim bu kuralı kim koymuş? Batılılar. Dolayısıyla artık biz de kendi kuralımızı koyuyoruz ve çatal sağda diyoruz.

- Bu çatal sağda hareketine girişme fikri nasıl ortaya çıktı? Toplumda böyle bir etki yaratacağını düşünüyor muydunuz? Biliyorsunuz, Külliye'de değişen masa düzeni de epey konuşuldu çünkü.
- Tabii, Büyükşehir de değiştirdi düzeni, binlerce ev ve lokanta da takip edip, değiştiriyor. Bu değişim devam edecek. Çünkü çatal sadece bir görüntüden ibaret aslında. Buradaki mesele bir sofra kültürü. Şu anda da bir kültür ve gelenek çatışması söz konusu. Açıkçası ben bu hareketin böylesine bir etki uyandıracağını tahmin ediyordum. Mesela Vedat Milor da bizim düşüncemize katıldı. Geçenlerde Erhan Afyoncu ile konuştum o katılıyor ama Murat Belge de bu görüşe katılmıyor. Dediğim gibi burada bir medeniyet çatışması var.

- Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki sofra düzeninin değişmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Çok doğru yapıldı bence, artık Külliye'miz de Huber Köşkü de birçok anlamda milli manevi değerlere dönüşün odağı oldu. Ramazan'da biz de davetliydik iftara. Orada gördüm ki gerçekten hayal bile edemeyeceğimiz işler oluyor. Kur'an okunuyor, kalkıp namaz kılıyoruz ve çatal da sağda. Hareketi başlatan biri olarak bu benim için oldukça gurur verici ve hayatta yaptığım en önemli işlerden biri.

- Siz ne zamandır çatalın sofradaki konumunu kendinize dert edinmeye başladınız?
- Bu işi yapmaya başladığımdan beridir derdimdir bu mesele. Fakat vakti zamanında aynı hataya biz de düştük, gerek mahalle baskısı gerek toplum psikolojisi derken çatalı herkes gibi sola koyduk. Ancak bir senedir artık ne pahasına olursa olsun diyerek kendi restoranlarımda çatalı sağa koymaya başladım.

- Müşterilerden nasıl tepkiler geldi?
- Tepki gösteren, protesto eden, bir daha gelmeyenler de oldu aksine teşekkür edenler de...

- Protesto edenler neyi protesto ediyordu?
- İdeolojik algıladılar biraz. Dediğim gibi kızanlar oldu, bazıları "Benim servisimde çatalı sola koyun" diyerek talepte bulundular. Fakat bu bizim geleneğimiz. Örneğin bir Çin veya Japon lokantasına gittiğinde binlerce yıllık porselenlerde çay içip, çubukla yemeğini yiyorsun. Bunu eleştirmiyorsun da bizi niye eleştiriyorsun?

- Bu tarz kaideler evrensel olarak kabul edildiği için insanlar itiraz ediyorlardır belki?
- O da bir hikaye! Kim koymuş bu kuralı? Lokantacılığın kitabını yazan bensem bu kuralı ben koyarım. Bu kuralı zamanında koyan adam kendi inancına, kültürüne göre koymuş. Onu eleştirmiyorum, ama biz niye onu takip ediyoruz ki?

- Diğer restoranların tepkisi ne?
- Sofra düzenini değiştiren de değiştirmeyen de, ne gerek var diyenler de var tabii. Instagram'dan yorumlar geliyor, adam diyor ki "Milletin tek derdi bu mu, bu kadar iş içinde bununla mı uğraşacağız?" Tamam da kardeşim benim işim bu. Onunla uğraşma, bununla uğraşma, ne yapacağız?

- Peki, solakların durumu ne olacak?
- İstisnalar kaideyi bozmaz, benim çocuğum da solak ama alışınca sağ ile yeniliyor zaten.

YAVAŞ YAVAŞ KÜLTÜRÜMÜZE GİRDİ
- Çatalın serüvenini anlatabilir misiniz? - Çatalın ortaya çıkışı Bizans ve Venedik dönemlerine rast geliyor. 15. ve 16. yüzyılda makarnanın gelmesiyle bir yeme zorluğu ortaya çıkıyor ve çatal da böylece sofradaki yerini alıyo.r İstanbul'a ise 19. yüzyılda geliyor. İlk başlarda gayrimüslim vatandaşlarımız evlerinde kullanmaya başlıyor. Müslüman toplum ise gerek kültürü gerek de pişirilen yemekler gereği çatala çok ihtiyaç duymuyor. 19. yüzyılda başlayıp 20. yüzyılda şahikasına ulaşan Batılılaşma akımı bu noktada bir alafranga-alaturka çatışması yaratıyor. Gayrimüslimlerin evlerindeki sofra düzeni de yavaş yavaş bizim toplumumuza da geçmeye başlıyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
‘Mesele çatal değil medeniyet meselesi’
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN