Türkiye'nin en iyi haber sitesi

30 yıl boyunca ülkemizi adım adım gezdi...

Christie’s ’nin başkan yardımcılarından , 30 yıl boyunca defalarca ’ye geldi, ülkemizi adım adım gezdi. Birikimlerini Türkiye’de Görülecek adıyla kitaplaştırdı

Giriş Tarihi: 10.2.2019
30 yıl boyunca ülkemizi adım adım gezdi...

Yıl 1986... Dünyaca ünlü Christie's Müzayede Evi'nin başkan yardımcılarından Francis Russell, bir üst yöneticinin meslektaşına yönelik haksız davranışına tanık olunca o yıllardaki işinden ayrılma kararı alır. Yeni bir işe başlamadan önce de seyahate çıkma planı yapar. Yaklaşmakta olan yılbaşı tatili için kitapları karıştırırken gideceği yeri de belirler. Gezgin Freya Stark'ın kitapları sayesinde tanıştığı Türkiye'dir seçimi. Ağustos ayında çok sevdiği beyaz BMW otomobiliyle yola çıkar. Yol boyunca kamyonların sıklığı yolculuğun tahmininden uzun sürmesine neden olur. Ta ki bir başka BMW, otomobilini sollayana dek. Plaka numarasından Almanya'da oturduğu anlaşılan Türk sürücü, Russell'ın güç durumda olduğunu fark edip el hareketiyle kendisini takip etmesini söyler. Bu şekilde birlikte 500 kilometre yol alırlar. Gece geç saatlerde Türkiye sınırına ulaştığında onu karşılayan görevlinin ilk sözü "Merhaba" olur. Edirne'de büyük ama gösterişsiz bir otel bulur ve geceyi burada geçirir. Ertesi sabah ezan sesiyle uyanan Russell'ın Türkiye macerası da bu şekilde başlar. "Sinan'ın Edirne'deki camisi Osmanlı mimarisinin destansı döneminin doruğunu temsil eder ve ideal olan yol, İstanbul'un olağanüstü bir silsile oluşturan selatin camilerinin görülmesinden sonra gezilmesidir..." Russel'ın Türkiye macerası tam 30 yıl boyunca devam eder. Bu 30 yılın birikimini Türkiye'de Görülecek 123 Yer/Özel Bir Büyük Tur adlı rehber niteliğindeki kitaba aktaran Russell, bu kişisel seçkisinde Türkiye'nin en görülmeye değer kentlerini, kasabalarını, köylerini ve anıtlarını zengin bilgilerle anlatıyor. Nurettin Elhüseyni'nin Türkçeye çevirdiği, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan kitaptaki ayrıntılar okuyucuda yazarla birlikte Türkiye'yi dolaşıyormuş hissi uyandırıyor. Halen Londra'da yaşayan Russell kitabıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.



- Dünya üzerinde 195 ülke var. Neden Türkiye'yi seçtiniz?
- Türkiye de İtalya gibi birbirini takip eden farklı medeniyetlerin izlerini günümüzde de görebileceğiniz ender ülkelerden biri. Biliyorsunuz İtalya üzerine de bir kitabım var. Ülkeniz ayrıca emsalsiz doğal güzelliklere sahip...

- Rotanızı çizerken öncelikleriniz neler oldu?
- Bu topraklarda yaşamış medeniyetlerin farklı yönlerini temsil eden duraklar içermesine özen gösterdim. Okuyucuya ülkenizdeki hazinelerin sürekli değişen evrenini göstermek istedim.



- 30 yıl uzun bir süre. Bir yandan da ülkedeki değişime tanıklık etmek için de iyi bir fırsat. Bu değişiklikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Kusursuz restorasyon çalışmalarını ve yeni yolların inşa edildiğini görmek güzel. Ama bir yandan da birçok yerde sözde kontrol edilemeyen yapılaşma dikkat çekiyor. Buna kendi ülkemde ve İtalya'da da rastlıyorum.

- Anneniz Anne Russell'ın da seyahatlerinize eşlik ettiği oldu değil mi?
- Bir kez benimle İstanbul'a geldi, sonrasında bensiz, tek başına gemi turlarına katıldı. Türkiye onu da ilk görüşte büyüledi.

- Türkiye'nin karakteristik özellikleri nedir?
- Bu çok zor bir soru çünkü ülkenizin çok farklı yüzleri var. Ama insanların misafirperverliği karşısındaki minnettarlığımı söylemeden geçemeyeceğim.



- En çok nereyi sevdiniz?
- Birden çok favorim var. Antik şehirler söz konusu olduğunda Herakleia (Muğla) ile Selge (Antalya) arasında seçim yapmam neredeyse imkansız. Hasankeyf ise bence ülkenizdeki en sihirli yer.

- Peki sizi hayal kırıklığına uğratan bir yer oldu mu?
- İzmir.



Birkaç kelime yeter
Russell, Türkiye seyahatleri sırasında iletişim kurmakta zorluk yaşamadığını söylüyor: "Türklerin çoğu benden daha iyi bir dilbilimci. Ve her zaman geçerli olan bir gerçek var, o da eğer karşınızdaki ile iletişim kurmak istiyorsanız size birkaç kelime ve anlamlı vücut hareketleri yeterli oluyor."

İlkbahar ideal bir mevsim

- Türkiye'ye gezmek isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

- En çok görmek istedikleri yerler üzerinde çalışsınlar. Kendi rotalarını çizmek istiyorlarsa harita seçimine dikkat etsinler. Ve acele hareket etmeyip seyahatin tadını çıkarsınlar. Eğer kendilerini iddialı bir gezgin olarak görüyorlarsa onlar için ilkbahar ideal mevsim. Bu mevsimde açan çiçeklerle muhteşem manzaralara neden oluyor. Ayrıca yürümek de daha az meşakkatli oluyor. Ben kış aylarında, kar yağarken Kapadokya'ya gitmeyi sevsem de turistik tatil yerlerini genelde es geçiyorum.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
30 yıl boyunca ülkemizi adım adım gezdi...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN