Türkiye'nin en iyi haber sitesi

’ın bir buçuk yıllık mucize öyküsü

, kalp nakline ihtiyaç duyan oğlu Kartal için büyük bir mücadele verdi. Sosyal medyadan duyurdu sesini... Ameliyat için gerekli olan 1 milyon euro, bir günde toplandı. Kartal yeni kalbine kavuştu. Ahu Hanım, geride kalan bir buçuk yılı anlattı

Giriş Tarihi: 29.12.2019 ABONE OL
Küçük Kartal’ın bir buçuk yıllık mucize öyküsü

Bir buçuk yıl önce, bir yardım çığlığı yükselmişti Ahu Kahraman Yıldırım'dan. Sosyal medyada ve ekranlarda şen şakrak, gülümseyen, çocuklarla dans eden haliyle görmeye alıştığımız bu kadın, yaşını doldurmamış oğlu Kartal için yardım istiyordu. Yılmaz Kartal 19 günlükken kaptığı bir enfeksiyon nedeniyle kalp rahatsızlığı yaşamaya başladı. Acil kalp nakli olması gerekiyordu. Türkiye'de organ bulunamadığı için çareyi Almanya'da aradılar. Ve 1 milyon euro'nun üzerinden bir bedelle karşılaştılar. İnanılmayacak bir şey oldu ve Türkiye'nin gönlü zengin halkı o parayı 12 saat gibi bir sürede topladı. Bu müthiş bir dayanışma örneğiydi. Kartal paranın toplanmasının ardından beş açık kalp ameliyatı, sayısız enfeksiyon, yoğun bakım maceraları geçirdi ve sonunda kalp nakli gerçekleşti. O sırada Ahu hanım, bir kez daha hamile kaldı ve bir çocukları daha oldu. Kartal şimdi üç yaşında. Biz de "Ya sonra ne oldu?" diye konuşmak için Ahu Hanım'ın kapısını çaldık:



- Oğlunuz Kartal'ın Almanya'da gerçekleşecek kalp nakli için gerekli parayı toplamak için Türkiye seferber olmuştu... Almanya'da olması hep tartışılmıştı...

- Biz oraya "Bir hastane var, 1 milyon euro'ya tedavi edecek" diye gitmedik. Bunları bilmiyorduk. Maalesef ülkemizde vefat eden küçük yaştaki çocuklarımızın ve bebeklerin organlarını bağışlamayı düşünemediğimiz için, organ bulunamıyor. Benim oğluma bir bebek kalbi gerekiyordu. Ama organ bağışı bilinci yok. Eğer olsa, ülkemizde her hafta bir bebek organ nakli gerçekleşebilir. Yoksa bizim cerrahlarımız da, hastanelerimiz de, imkanlarımız da çok çok ileri seviyede. Ama organ yoksa bu insanlar ne yapsın!

- Tüm o süreci biz uzaktan izliyorduk ama siz neler yaşıyordunuz?
- Kartal'ın yanında hiç ağlamıyordum. Tam tersi, müzik açtım, göbek attım, bu benim krizle başa çıkma yöntemimdi. Ama gece kahroluyordum, başımı yastığa kapatıp çok ağladım ama bebeğimin önünde ağlamak istemedim. Bir günde, valilik izniyle 1 milyon 100 bin euro toplandı. Para hesaptan, hemen hastanenin hesabına gitti. Bir tek bir euro'sunu bile görmedik, ellemedik. Ve paranın hastanenin hesabına geçmesiyle Kartal nakil sırasına alındı. Avrupa'nın her yerinden bağışlara açık hale geldi. Almanya'da da çok para toplandı ve zarfla getirdiler ama hiçbirini kabul etmedik, geri çevirdik. Bu arada toplanan paradan 300 bin euro arttı ve valiliğe geri verdik o parayı. Çünkü Kartal'ın tedavisi minik minik ücretlerle devam ediyor ve biz bunu karşılayabiliyoruz, o para ihtiyacı olan birine gitmeli. Harcanılan paranın üzerinden inceleme yapıldı ve temiz kağıdımızı aldık.



- Para yatınca her şey yoluna girdi mi?
- Hayır tabii ki... Ama para yattıktan sonra Kartal'ın durumu kötüye gitti, Berlin Hearth denen bir makineye bağladılar oğlumu. Dört boru taktılar kalbine. Sonra kısa bir felç geçirdi ve kanaması başladı... O zaman yıkıldım... Çok kızdım, azarladım, Kartal'a, bağırdım, "Git artık" dedim, ölsün istedim. Çünkü çok acı çektiğini ve benim için burada kaldığını düşünmeye başladım. Her şey zor gidiyordu. Savaştık, 1 milyon euro topladık, neleri aştık, burada tıkandık diye çok kızdım. Sabah geldiğimde kanama durmuştu. Nakil olana kadar beş kez açık kalp ameliyatı oldu. Üçünden önce de, bana Kartal'la vedalaşmam gerektiği söylendi, nerede gömülmesini istediğimi sordular. Böyle bir ruh hali...

- Ve nakil sabahı...
- 14 aylıktı uygun donör bulunduğunda. O sabah telefon geldiğinde eşimle birbirimize bakarak ağladık. Ben yine en tüylü küpelerimi, en simli beremi taktım, hastaneye koştuk. Doktorlar o kadar çok güldüler ki... Nasıl bir kafada olduğumu anlayamıyorum şu anda. 16 saat sürecekti operasyon. Ameliyatı gerçekleştiren ekibin tamamı Türk'tü... Çünkü Hakan Akıntürk hastanenin çocuk kalp bölümünü kuran doktor. Almanya'da altın parmak diye anılıyor. Müthiş biri. Ülkemizden yetişmiş bir doktor. Ve bitti. Nakil oldu. Hoş geldin dedim yeni kalbine. O an dank etti. Başladım ağlamaya, bir anne acısından öldü bir başka yerde, bir bebek öldü. Ben burada yeniden doğdum oğlumla. Çok tuhaftı. Kabullenemedim. Kendimi çok suçlu hissettim. Kartal'la konuşurken, "Anneni özlüyor musun, beni de sevecek misin" tarzı konuşmalar yapmaya başlamışım. Psikologla görüştürdüler beni. Zamanla normale döndüm. Ve taburcu olduk.



- Türkiye'de nakille ilgili sıkıntı ne size göre?
- Türkiye'de o kadar çok nakil bekleyen insanla tanışıyor, onların derdine ortak olmaya çalışıyorum ki. Bir anne "Nakil bekliyorum" diye yazıyor, iki ay sonra bulunamadığı için bebeğini kaybediyor. Kaç çocuk oldu böyle... Sayamam size... İnanılmaz sayıda bebek ve çocuk kaybediyoruz organ bağışı az olduğu için. Ölümüze kıyamıyoruz, bu nasıl bir şey! Bir milyon 100 bin euro toplandı, insanlar kumbarasındaki paraları verdi, bunu yapabilen insanlar niye vefat sonrasında organlarına kıyamıyor? Almanya'da canlıdan nakil çok az, kimse böbreğini vermiyor. Ama Türkiye'de canlıdan nakil oranı yüksek, insanlar ölüsüne kıyamıyor. Anlayamıyorum. Ne olur sesimi duyun.

ALMANYA'DA DÜĞÜNLERDE DJ'LİK YAPIYORUM

- Hayatınız iki ülke arasında geçiyor...
- 20 gün buradayım, 20 gün Almanya'da. Eşim avukattı, işi bıraktı, çocuklarla o ilgileniyor Almanya'da. Homeoffice çalışıyor. Ben Almanya'da kına gecelerine gidip, DJ'lik yapıyorum.



- Tüm bu süreç bitince ne yaşadınız?
- Kartal'ı iyileştirmeye kilitlenmişim. O iyileşince bir anda, başıma ne geldiğini düşünmeye başladım. Hayatımın şokunu yaşadım. Migren krizleri geçiriyorum, hastaneye kaldırılıyorum sürekli. O sırada hamile kalmışım. Anlayana kadar üç aylık olmuştu bebek. Depresyondan yeni doğan bebeğim, Asya ile çıktım. - Şu anda nasıl bir hayatınız var? - Nakil sırasına alırken bize, "Sizi sıraya alırız ama nakil sonrası Türkiye'ye dönemezsiniz, biz size organ turizmi yaptırmayız" dediler. Devam ve takibinin orada yapılması gerekiyordu. Şu an Kartal'ın böbrekleri hasarlı. Büyürken bir kez daha kalp nakli olması gerekiyor. Çünkü kalp bebekle büyümüyor. - Hazır mısınız böyle bir şeye, yeni bir mücadeleye? - Hazır olmasam ne olur ki. Bazen o kadar çok konuşup, hoplayıp zıplıyorum ki. Korkularımı böyle bastırıyorum. Bir daha organ çıkar mı, çıkmaz mı, bilmiyorum. Şu an bunu düşünmek istemiyorum.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Küçük Kartal’ın bir buçuk yıllık mucize öyküsü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN