Türkiye'nin en iyi haber sitesi

COVID-19’lusun damgası!

’de koronavirüs vakalarının iyileşme hızı katlanarak artıyor. Ancak iyileşen hastaların bir bölümü bu kez de “COVID-19’lusun!” diye yakın çevreleri tarafından dışlanıyor. Bu duyguyu yaşayanlar ve hastalığı yenen psikolog ’nin görüşleriyle konuyu mercek altına aldık

COVID-19’lusun damgası!

"Çevredeki insanların tepkisine maruz kalmamak için kimsenin öğrenmesini istemedim önce. Pozitif olduğum için dışlanacağımı düşündüm…" Bu sözler COVID-19'u yenen asistan doktor Merve Altıntaş'a ait… Altıntaş aslında içinde bulunduğumuz salgın sürecinde pek çok insanın yaşadığı ruh halini özetliyor: Hastalıkla damgalanma endişesi. Türkiye'de salgından iyileşenlerin oranı artık günlük yeni vaka sayısını geçiyor. Ama mevzu bir salgın olduğu için, toplum ve yakın çevrenin önyargıları iyileşen hastaları huzursuz ediyor. Her ne kadar bu hastalığı atlatanların da herkes gibi uymak zorunda olduğu izolasyon ve korunma yöntemleri belli olsa da, çevrelerinde sonsuza kadar COVID- 19'lu algısına maruz kalmaktan endişe duyanlar az değil.

Bu isimlerden biri Merve Altıntaş. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde asistan doktor olarak görev yapıyor. Eşiyle birlikte hastalığı yenerek üç hafta önce özlediği mesleğine geri döndü. İçten içe bir dışlanma korkusu yaşadığını söylüyor Altıntaş. Kendisini en çok üzen de, her ne kadar hak verse de çevresinin "En son seninle ne zaman görüşmüştük?" sorusunu abartılı şekilde vurgulamaları olmuş: "En büyük korkum başkalarına bulaştırmaktı. İyileşip sonuçlarım negatif çıktığında aileme söyledim. Komşularımıza duyurmadık. Sosyal ilişkilerimin eskisi gibi olamayacağını, çevremdeki insanların benden uzaklaşacağını düşünüp üzülüyordum. Mesela birlikte çalıştığım bazı kişiler pozitif olduğumu öğrendikten sonra 'Ben seninle en son ne zaman görüştüm, o zaman da pozitif miydin, şikayetlerin var mıydı?' diye sordular. Bu durum insanı yıpratıyor. Onların bu tavrı ve beni tehlike olarak görmeleri üzüyor. Aslında haklılar ama karşı tarafa bunu bu kadar fazla yansıtmaları üzüyor."

MESAFE KOYARLAR ENDİŞESİ

Tuğba Yiğit Yıldız, özel bir firmada kalite lojistik sorumlusu. "O minik yeşil virüsleri yendim" diye başlıyor söze. O çevresinin tepkisinden çok, "Ya yeniden hastalanırsam" korkusuyla aslında kendi kendini dışlayanlardan: "Doktora öksürüğüm ve ateşim olduğunu söyleyince hemen maskesini, eldivenini takıp her yeri dezenfekte ettiğini gördüm. Bu tabii insana kendini kötü hissettiriyor. Ama olması gereken de bu. Kendi yakın çevremden dışlanacağımı düşünmedim. Ama kalabalık bir ortamda pozitif olduğumu bildikten sonra insanlar hemen mesafe koyarlar diye düşündüğüm çok oldu. Bana karşı bakış açıları değişir endişesine kapıldım. Sürekli kendime 'Herkesin başına gelebilir, dışlanma korkusu yaşama' diye telkinlerde bulundum. Şu an nefes alamama korkusu yaşıyorum. Arada derin nefes alıp nefesimi kontrol ettiğim zamanlar oluyor."

Psikolog Cem Keçe

SOSYAL VE PSİKOLOJİK DESTEK ŞART

Ünlü psikolog ve psikoterapist Cem Keçe de COVID-19 hastalığını atlatanlardan. Hastalık sürecini "Bu hastalığın farkındaydık, hastalığı duyuyor, biliyorduk ama psikolojik olarak böyle bir salgına yakalanmaya hazır olmadığımı hasta olduktan sonra anladım. Tek başıma bir odada ölümle yüz yüze kaldığım bu 14 gün, yaşamı ve yaşamın anlamını sorguladığım bir inziva oldu. Kendimle, geçmişimle, hırslarımla yüzleştim, geleceğe dair planlarımı gözden geçirdim" diyerek anlatıyor. Keçe bizzat hastalığı yaşamış biri olarak, salgın psikolojisini en iyi bilen ruh sağlığı uzmanlarından biri. Hastaların dışlanma psikolojisini şöyle değerlendiriyor: "COVID-19 hastalarının teşhis ve tedavisinde yaşanan en önemli sorunlardan biri dışlanma ve ayrımcılık. Bu durum, risklerin doğru değerlendirilmemesinden, eksik bilgilenmeden, yanlış inanışlardan, ilkel korkumuzdan ve bilinçsizlikten kaynaklanıyor.

Hastalığın meydana getirdiği fiziksel rahatsızlıklarla savaşmak zorunda olan hastalar; sosyal desteğin kaybedilmesi, izolasyon duygusu, dışlanma ve terk edilme korkusunun da tehdidi altındalar. Bu korkular ile hayatlarını sürdürmeye çalışan, hem yaşam denetimlerini hem de toplumsal statülerini önemli ölçüde yitiren hastalar, sorunlar karşısında yeni başa çıkma stratejileri geliştirmek zorunda kalıyorlar. Sorunlarla baş etmede sosyal desteğin önemi kaçınılmaz. Ancak sosyal destekten yoksun kalan COVID-19 hastalarının çoğu kendilerini toplumsal yaşamdan izole etme yolunu tercih ediyorlar ve bu durumda sorunlar ve korkularla başa çıkmada saklanma, inkar etme, gizleme ve soyutlanma yöntemlerini benimsiyorlar. Tabii ki COVID-19 pozitif bireylerin toplum tarafından dışlanması bu hastalığın teşhisini ve tedavisini de engelleyecektir, bunu de belirtmek gerekir. İnsan onuruna yakışmayan, ailesel, sosyal ve duygusal sorunlara yol açan önyargıların önüne geçmek için COVID-19 bulaş yollarına ve korunma çabalarına dair şüphelerin giderilmesi, ayrımcılığa ve dışlamaya son verilmesi gerekiyor. Dışlanmanın ve kaygı algısının kırılması için herkes üzerine düşeni yapmalı.

ARKADAŞINA GÖNDER
COVID-19’lusun damgası!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
SON DAKİKA