İbn Âbidînzâde kimdir ?

3 Rebîülâhir 1244 (13 Ekim 1828) tarihinde Şam'da dünyaya geldi. Doğduğu ay bizzat kendisi tarafından ve bazı kaynaklarda (Ḳurretü ʿuyûni'l-aḫyâr, VII, 13; M. Abdüllatîf Sâlih el-Ferfûr, s. 288) rebîülâhir olarak belirtilmişse de bazı eserlerde rebîülevvel (eylül) diye kaydedilmektedir (M. Cemîl eş-Şattî, Aʿyânü Dımaşḳ, s. 327; Abdürrezzâk el-Baytâr, III, 1335). İbn Âbidînzâde, sekiz yaşında iken kaybettiği babasının yanında öğrenimine başladı. Ayrıca Şam ulemâsından babasının talebesi Muhammed Hâşim et-Tâcî, Abdurrahman el-Küzberî, Abdurrahman et-Tîbî, Hasan eş-Şattî, Hasan el-Baytâr, Hâmid el-Attâr ve Saîd el-Halebî; Mısır ulemâsından Ezher şeyhi İbrâhim el-Bâcûrî, Şeyh Muhammed İlîş ve İbrâhim es-Sekkā; Hicaz ulemâsından Cemâl el-Mîrganî, Muhammed el-Kütübî, Mekke Şâfiî müftüsü Şeyh Ahmed b. Zeynî Dahlân ve Medine'de müderrislerin reisi Yûsuf el-Gazzî'den ders okudu. Kütüb-i Sitte'yi Saîd el-Halebî'den okuyarak icâzet aldı. Şam'da Şeyh Muhammed Mehdî el-Mağribî ez-Zevâvî vasıtasıyla Halvetiyye tarikatına intisap etti. Müftü Emîn Efendi el-Cündî zamanında fetva emini oldu ve onunla birlikte 1285 (1868) yılında İstanbul'a gitti. İstanbul'da Ahmed Cevdet Paşa ile tanıştı ve aynı yıl kurulan Mecelle Cemiyeti'ne üye seçildi. Yaklaşık üç yıl bu görevde kalıp Mecelle'nin ilk beş kitabının hazırlanmasına katkıda bulunduktan sonra istifa ederek Şam'a döndü. Dördüncü dereceden Mecîdî nişanıyla taltif edilen İbn Âbidînzâde'ye İzmir pâyesinden maaş bağlandı. Kendisi İstanbul'dan ayrılışına sebep olarak memleket özlemini gösterirken (Ḳurretü ʿuyûni'l-aḫyâr, VII, 4) bazı müellifler, Mecelle'nin bölümlerinden kendi imzasının da bulunduğu "Kitâbü'l-Vedîa"nın hükümsüz bırakılarak yeniden hazırlanmasının bu ayrılışa sebep olabileceğini kaydetmektedir (Öztürk, s. 28). 1291'de (1874) Şam'daki el-Cem'iyyetü'l-hayriyye'ye başkan seçilen İbn Âbidînzâde 1292 Şevvalinde (Kasım 1875) Trablusşam kadılığına tayin edildi ve bu görevde iki buçuk yıl kaldı. Bu arada Edirne mevleviyeti pâyesine yükseltildi (1877). 1300 (1883) yılında Suriye vilâyeti Maarif Meclisi ikinci başkanlığına getirildi; bir yıl sonra da kendisine Bursa pâyesi ve Haremeyn-i şerîfeyn rütbesi verildi. 1304 Muharreminde (Ekim 1886) üçüncü dereceden Mecîdî nişanıyla Mekke-i Mükerreme pâyesi tevcih edildi. 11 Şevval 1306 (10 Haziran 1889) tarihinde Şam'da vefat etti ve Bâbüssagīr Kabristanı'nda babasının yanında defnedildi.

Eserleri. 1. Ḳurretü ʿuyûni'l-aḫyâr li-tekmileti Reddi'l-muḥtâr. Babasının Haskefî'ye ait ed-Dürrü'l-muḫtâr'a yazdığı Reddü'l-muḥtâr adlı hâşiyenin tekmilesidir. İbn Âbidîn eserinin bazı bölümlerini temize çekmeye fırsat bulamadan vefat etmiş, eser Bulak'ta (1272/1856) basılacağı zaman oğlu bu müsveddeyi herhangi bir ilâve yapmadan temize çekmiştir. İbn Âbidînzâde bu bölümleri tamamlamayı arzu etmişse de buna imkân bulamamış, ancak İstanbul dönüşü Ahmed Cevdet Paşa'nın isteği üzerine tekmileyi kaleme almıştır. Babasının temize çekemediği "Kitâbü'ş-Şehâdât"ın sonundaki "Mesâilü Şettâ"dan "Kitâbü'l-İcâre"nin başına kadar olan bölümü (şehâdât, vekâlet, da'vâ, ikrâr, sulh, mudârebe, îdâ, âriye ve hibe kitapları) kapsayan eser birçok defa basılmıştır (I-II, İstanbul 1293; Bulak 1299; Kahire 1290, 1293, 1307, 1321, 1326, 1327, 1386/1966). 2. Miʿrâcü'l-felâḥ. Şürünbülâlî'nin ibadetlere dair Nûrü'l-îżâḥ adlı eserinin şerhi olup müellif nüshası Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye'de bulunmaktadır (Fıkhü'l-Hanefî, nr. 6667). 3. el-Hediyyetü'l-ʿAlâʾiyye (Dımaşk 1299). İlk mektep talebeleri için kaleme alınmış bir ilmihal olup M. Selim Bilge tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir (el-Hediyyetü'l-Alâiyye Tercemesi, İstanbul 1987). 4. Minnetü'l-celîl li-beyâni isḳāṭı mâ ʿale'ẕ-ẕimmeti min kes̱îr ve ḳalîl. 5. İġās̱etü'l-ʿârî li-zelleti'l-ḳārî. 6. Müs̱îrü'l-himemi'l-ebiyye ilâ mâ edḫalethü'l-ʿavâm fi'l-luġati'l-ʿArabiyye (son üç eserden ilk ikisinin matbu, diğerinin yazma olduğu kaydedilmektedir, M. Abdüllatîf Sâlih el-Ferfûr, s. 289).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN