Üşmûnî Kimdir, Tarihte Önemi Nedir?

Aslen Mısır’ın Üşmûn (Üşmûneyn) şehrinden olup 838 (1435) yılında doğdu

Kur'an'ı ezberledikten sonra Nevevî'nin Şâfiî fıkhına dair Minhâcü'ṭ-ṭâlibîn, Tâceddin es-Sübkî'nin fıkıh usulüne dair Cemʿu'l-cevâmiʿ adlı eserlerini ve İbn Mâlik'in el-Elfiyye'sini ezberledi. Celâleddin el-Mahallî, Yahyâ b. Muhammed el-Münâvî ve Sâlih b. Ömer el-Bulkīnî'den fıkıh okudu. Usûl-i fıkıh, usûlü'd-dîn, Arap dili ve edebiyatı ile ferâiz ilmini de Muhyiddin Kâfiyeci, İbn Kutluboğa ve Takıyyüddin eş-Şümünnî'den tahsil etti. Şemseddin es-Sehâvî, Muhammed b. Ahmed el-Bâmî, Ebû Bekir Muhammed b. Şâzî el-Haskefî, Muhammed b. Abdülmün'im el-Cevcerî ve Ahmed b. Ali eş-Şârimsâhî gibi âlimler de onun hocaları arasında sayılmaktadır. Fıkıh, nahiv, mantık, matematik, kıraat ve ferâiz ilminde öne çıktı. 864 (1460) yılından itibaren bu konularda ders vermeye başladı, birçok kimse onun talebesi oldu, böylece şöhreti yayıldı. Kendisinden Bedreddin el-Gazzî kıraat, sûfî Şa'rânî dinî ilimler tahsil etti. Hayatını mahkemelerde şahitlik yaparak kazandığı nakledilmiştir. Dimyat'ta üç yıl kadılık yaptıktan sonra bilinmeyen bir sebeple görevinden alındı. Sehâvî bir süre kâtiplik yaptığını, ardından eski görevine döndüğünü kaydetmektedir (eḍ-Ḍavʾü'l-lâmiʿ, VI, 5). 885'te (1480) hacca gitti.

Şâfiî mezhebine mensup bulunan Üşmûnî'nin fıkıh, fıkıh usulü ve kıraati iyi bilen, ilmiyle âmil, zühd ve takvâ sahibi bir kişi olduğu kaydedilmektedir (İbnü'l-İmâd, VIII, 162). Kendi döneminde Mısır dil âlimlerinin en meşhurlarından biri kabul edilmiş, el-Elfiyye üzerine yaptığı şerh bu eserin en önemli şerhi ve nahiv kitaplarının en hacimlisi sayılmıştır (M. Abdülmecîd et-Tavîl, s. 13). Kaynaklarda Üşmûnî'nin vefatıyla ilgili farklı tarihlere yer verilmekte, bu konuda en eski kaynak olan İbnü'l-İmâd 929 yılını zikretmekte, Şevkânî ise 17 Zilhicce 918 (23 Şubat 1513) tarihini kaydetmektedir; Ömer Ferruh da buna uymuştur (Meʿâlimü'l-edebi'l-ʿArabî, I, 197). Şevkânî'nin vefat ayı ve gününü belirtmesi onun görüşünün tercih sebebi sayılabilir. Bunun yanında Brockelmann'ın kaydettiği 872 (1467-68) (GAL, I, 361; Suppl., I, 524), Kâtib Çelebi'nin gösterdiği 900 (1495) (Keşfü'ẓ-ẓunûn, I, 153) ve bunun etkisiyle Muʿcemü'l-maṭbûʿât, Muʿcemü'l-müʾellifîn, Hediyyetü'l-ʿârifîn gibi müteahhir kaynaklarda yer alan 900 yılı isabetli değildir. Çünkü bu yıllarda vefat etseydi 902'de (1497) ölen hocası Sehâvî, Üşmûnî için yazdığı biyografide ölümünden söz ederdi (krş. eḍ-Ḍavʾü'l-lâmiʿ, VI, 5).

Eserleri. 1. Menhecü's-sâlik ilâ Elfiyyeti'bni Mâlik (Bulak 1270, 1294; Kahire 1315, 1390/1970; I-V, Beyrut 1498). Müellif bu eserini İbn Ümmü Kāsım el-Murâdî, İbrâhim b. Mûsâ eş-Şâtıbî, İbn Hişâm en-Nahvî ve Süyûtî gibi âlimlerin el-Elfiyye şerhlerinden istifade ederek meydana getirmiş, ancak onlara göre daha çok ilgi görmüştür. Özellikle bu şerh üzerine Muhammed Ali es-Sabbân'ın yazdığı Ḥâşiyetü'ṣ-Ṣabbân (Kahire 1288, 1344/1925; Beyrut 1955) sayesinde Üşmûnî şerhine fazla alâka gösterilmiştir (diğer hâşiyeleri için bk. Abdullah Muhammed el-Habeşî, I, 243). Ayrıca Ḥâşiyetü'ṣ-Ṣabbân, Üşmûnî'nin şerhiyle (I-IV, Kahire 1947) ve Bedreddin el-Aynî'nin Şerḥu'ş-Şevâhid'i ile birlikte (I-IV, İstanbul, ts. [Kahraman Yayınları]) yayımlanmıştır. Menhecü's-sâlik, Muhammed Muhyiddin Abdülhamîd tarafından iki ve dört cilt halinde neşredilmiştir (I-IV, 1933-1955). Muhammed Abdülmecîd et-Tavîl, el-Üşmûnî ve kitâbühû Menhecü's-sâlik adlı eserinde Üşmûnî'nin metodunu ve kaynaklarını geniş biçimde ele almaktadır. Murâdî'nin Tavżîḥu'l-maḳāṣıd adlı el-Elfiyye şerhini neşreden Abdurrahman Ali Süleyman (I-VI, Kahire 1975-1977) bu şerhin Üşmûnî şerhinin temel kaynaklarından olduğunu ve ona çok benzediğini söylerken iki şerhi karşılaştıran Abdullah b. Uveykıl es-Sülemî, Üşmûnî şerhinin bazı küçük değişiklik ve tasarruflar dışında Murâdî şerhinin bir kopyası niteliği taşıdığını örnekleriyle kanıtlamaya çalışmıştır (ʿÂlemü'l-kütüb, s. 287).

2. Şerḥu Teshîli'l-Fevâʾid ve tekmîlü'l-Maḳāṣıd. İbn Mâlik'in nahve dair eserinin bir kısmının şerhidir (Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 3312).

3. Urcûze fi'ż-żarûreti'ş-şiʿriyye (Sâlim Abdürrezzâk Ahmed, III, 180).

4. Şerḥu'l-Envâr li-ʿameli'l-ebrâr (Basṭü'l-envâr ʿale'l-Envâr li-ʿameli'l-ebrâr). Yûsuf b. İbrâhim el-Erdebîlî'nin Şâfiî fıkhına dair el-Envâr li-ʿameli (aʿmâli)'l-ebrâr adlı eserine yazılan şerhtir (Kahire 1310, 1328).

5. el-Bedrü'l-lâmiʿ fî naẓmi Cemʿi'l-cevâmiʿ. Tâceddin es-Sübkî'nin usûl-i fıkha dair eserinin manzum şerhidir (Kahire 1332). Mahfûz b. Abdullah et-Termesî bu esere İsʿâfü'l-muṭâliʿ adında bir şerh yazmıştır.

6. Nuḫbetü'l-mebâḥis̱ fî şerḥi Buġyeti'l-bâḥis̱. İbnü'l-Mütefennine'ye ait Buġyetü'l-bâḥis̱ ʿan cümeli'l-mevârîs̱ manzumesinin şerhidir (bk. er-RAHBİYYE). Şerh Mecmûʿu mühimmâti'l-mütûn içinde basılmıştır (Kahire 1273, 1276, 1281, 1310, 1390).

7. Naẓmü Minhâci'ṭ-ṭâlibîn ve ʿumdeti'l-müftîn. Nevevî'nin Şâfiî fıkhına dair eserinin manzum şekli ve şerhidir (Kahire 1297, 1305, 1329).

8. Mecmûʿu'l-mesâʾil. Şâfiî fıkhına dair bazı meseleleri kapsayan bir külliyat olup bir nüshası Musul Evkaf Kütüphanesi'ndedir (Sâlim Abdürrezzâk Ahmed, VIII, 113).

9. Naẓmü'l-Mecmûʿ fî ʿilmi'l-ferâʾiż. Şemseddin Muhammed b. Şeref el-Kellâî'ye ait eserin manzum hale getirilmiş şekli ve şerhidir.

10. el-Yenbûʿ fî şerḥi'l-Mecmûʿ. Hüseyin b. Şuayb es-Sincî'nin el-Mecmûʿ fî fürûʿi'ş-Şâfiʿiyye adlı eseri için kaleme alınan bir şerhtir.

11. Naẓmü Minhâciddîn (el-Minhâc) fî şuʿabi'l-îmân (nşr. Hilmî M. Fevde, I-III, Beyrut 1399/1979). Ebû Abdullah el-Halîmî'nin iman esasları, bazı fıkıh konuları ve ahlâk kurallarıyla ilgili eserinin manzum şekli ve şerhidir (Abdullah Muhammed el-Habeşî, III, 1909).

12. er-Red ʿale'l-Biḳāʿî fi'ntiḳādihî ḳavle'l-Ġazzâlî "Leyse fi'l-imkân ebdaʿ mimmâ kân". Gazzâlî'nin, "Kâinatta şu anda olandan daha güzelinin bulunması mümkün değildir" anlamındaki sözünü eleştiren İbrâhim b. Ömer el-Bikāî'ye yazılan reddiyedir.

13. Naẓmü'l-Îsâġūcī. Esîrüddin el-Ebherî'nin mantık ilmine dair eserini manzum şekli ve şerhidir (İstanbul 1268, Kahire 1329).

Kaynak: TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ANSİKLOPEDİSİ

BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA