Bahtişu ailesi

Buhtîşû' (Bahtîşû') ailesinden yetişen ilk hekimler, I. Hüsrev'in (Enûşirvân, 531-579) zamanında kurulan Cündişâpûr tıp okulunda öğrenim görmüş ve oradaki hastahanede yaptıkları başarılı çalışmalarla adlarını duyurmuşlardı. 765'te Bağdat'ın hilâfet merkezi oluşundan sonra 250 yıl süreyle Abbâsî sarayına hekim veren bu aileden yetişmiş tabipler, gerek yaptıkları tercümelerle gerekse telifleriyle İslâm tıbbının gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Buhtîşû' ailesinden yetişen hekimler şunlardır: I. Buhtîşû', I. Cibrâîl, Curcîs, II. Buhtîşû', II. Cibrâîl, III. Buhtîşû', I. Ubeydullah, Yuhannâ, IV. Buhtîşû', III. Cibrâîl, II. Ubeydullah. Bunlardan ilk ikisi hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Ayrıca III. Buhtîşû'un oğlu olan ve uzun yıllar Halife Muktedir-Billâh'ın hekimliğini yapan I. Ubeydullah ile Halife Mütevekkil-Alellah'ın oğlu Muvaffak'ın özel hekimi Yuhannâ (Yahyâ) ve yine Muktedir-Billâh ve Râzî-Billâh'ın saraylarında hekimlik görevi yapmış olan Yuhannâ'nın oğlu IV. Buhtîşû' (ö. 941) hakkında da ayrıntılı bilgi mevcut değildir. Bunlardan Yuhannâ'nın ünlü bir hekim olmasının yanı sıra Grekçe ve Süryânîce'yi iyi bildiği ve bu dillerden Arapça'ya tercümeler yaptığı, bu arada Kitâb fîmâ yahtâcü ileyhi't-tabîb min ʿilmi'n-nücûm adlı bir eser kaleme aldığı bilinmektedir (bk. İbn Ebû Usaybia, s. 276-277; DMBİ, I, 604-605).

Curcîs b. Cibrâîl (جرجيس بن جبرائيل) (ö. 152/769). Cündişâpûr tıp okulunda yetişen Buhtîşû' hekim sülâlesinin üçüncü üyesidir. I. Buhtîşû'un torunu, I. Cibrâîl'in oğlu olduğu için Curcîs b. Cibrâîl b. Buhtîşû' künyesiyle anılır. Curcîs Cündişâpûr Tıp Okulu'nda hoca ve oradaki hastahanenin başhekimi idi. 148'de (765) Halife Mansûr'un midesinden rahatsızlanması üzerine Bağdat'a çağırıldı. Hastahanenin yönetimini oğlu Buhtîşû'a bırakıp öğrencilerinden Îsâ b. Şuhlaf (Şehlâ) ile İbrâhim'i yanına alarak Bağdat'a gitti ve halife iyi oluncaya kadar yanında dört yıl kaldı. Hâzık bir hekim olmasının yanı sıra kılık ve kıyafetiyle, vakar ve sohbetleriyle Mansûr'un takdirini kazandı. Hanımı ihtiyar ve hasta olduğu için Bağdat'taki hizmetini öğrencileri görüyordu. Bu durumu öğrenen halife kendisine üç tane Rum câriye hediye ettiyse de o dinî gerekçelerle bunları kabul etmedi. Bu davranışından hoşlanan halife ona en güzel köşklerinden birini tahsis etti. 769 yılında hastalandı ve Cündişâpûr'a dönmek için izin istedi; halife kendisine 10.000 dinar vererek onu memleketine gönderdi. Curcîs kısa bir süre sonra orada öldü.

Curcîs b. Buhtîşû' Bağdat'ta kaldığı süre zarfında Halife Mansûr'a Yunanca ve Süryânîce'den birçok nakiller ve tercümeler yaptı. Bu arada Künnâş adıyla Süryânîce bir tıp kitabı derledi ve eser daha sonra Huneyn b. İshak tarafından Arapça'ya tercüme edildi. Ebû Bekir er-Râzî'nin bu kitaptan iktibaslar yaptığı söylenir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN