Renkler Bangkok'ta ahenkle dans ediyor

Giriş Tarihi: 13.12.2015
Renkler Bangkok'ta ahenkle dans ediyor
Tayland huzur ve mutluluk veren bir ülke. Başkenti Bangkok da aynı şekilde. Üstelik bu duyguları karmaşanın tam ortasında hissettirmeyi başarıyor. Bangkok halkı bilinenin aksine çekingen ve muhafazakar. Birbirlerine ve yabancılara karşı ise nazik ve sessizler. Aynı zamanda çok da yardımseverler. Şehirlerini, kültürlerini tanıtmak için can atıyorlar. Turistlerin halkın arasına karışmasını da doğal karşılıyorlar. Bu yüzden şehirde dolaşırken kendinizi evinizde gibi hissediyorsunuz. Bu arada özellikle İstanbul'dan gelenlere, çılgın trafiğiyle memleket hasreti de çektirmiyor. Şehri bir haftada baştan aşağı gezmek mümkün. İşte size yedi günlük şehrin olmazsa olmazlarını içeren kültür, tarih, yeme- içme ve alışverişi önerileri.

TAPINAKTA MASAJ SERVİSİ

Otele yerleşip uzun saatler süren uçak yolculuğunun yorgunluğunu üzerinizden attıktan sonra ilk olarak Grand Palace'a gidin. Orada tuk-tuk kiralayın. Tuk-tuk bir çeşit motosiklet ama iki kişilik. Şoförden sizi Wat Pho'ya götürmesini isteyin. 100 baht'tan fazla vermeyin ve sizi başka yere götürmesine müsaade etmeyin.
Wat Pho, bir Budist tapınağı. İçeride, arka tarafta masaj servisi var. Burada bir mola verin ve ayak masajı yaptırın.
Acıktığınızda nehir kıyısındaki Jin Chieng Seng'e gidebilirsiniz. 57 Maharat Road'daki Inn A Day otelinin girişinde, ufak bir Thai restoranı. Servisi yavaş ama yemekler çok lezzetli.
Yemekten sonra feribot iskelesi Tha Tien'e yürüyerek gidebilirsiniz. İskeleden ü baht vererek tekneyle karşıya, bir başka Budist tapınağı olan Wat Arun'a geçebilirsiniz.
Şafak Tapınağı olarak bilinen Wat Arun'u gezdikten sonra kanal turu yapmak iyi bir seçenek olabilir. Bunun için kiralayabileceğiniz long tail boat denilen eski, ahşap Tayland kayıkları bulunuyor. Tur için bir saat yeterli. Ücret olarak 1000-2000 baht arasında anlaşın.
Mandarin Oriental otel, yoğun geçen günün yorgunluğunu atabileceğiniz iyi bir adres. Otelin nehir manzaralı restoranı Verandah'da oturup bir şeyler içilebiliyor.
Thai boksu Muay Thai'a meraklıysanız doğru adres Asiatique. Pazartesi hariç her akşam 20.00'de canlı şov gerçekleştiriliyor.
Asiatique, bir çeşit modern gece pazarı. Sadece akşamları açık ve fazlasıyla
turistik. İçinde yemek için tavsiye edebileceğimiz iyi bir yer yok, hepsi vasat. Ama yine de burada yemekte ısrarlıysanız yerel lezzetler için Baan Khanitha'yı, İtalyan mutfağı için Capri'yi tercih edebilirsiniz. Bu arada Asiatique hediyelik eşya almak için çok iyi bir adres.

EN BÜYÜK PAZARLARDAN BİRİ

Eğer alışverişe meraklıysanız Bangkok seyahatinizin günlerini hafta sonunu da kapsayacak şekilde ayarlayın. Ve mutlaka Chatuchak Pazarı'na gidin. Chatuchak, dünyanın en büyük hafta sonu pazarlarından biri. Bu açık pazarda hediyeliklerden antikaya, sanat eserlerinden mobilyalara çok çeşitli ürünler satılıyor. Çok renkli ve bir o kadar kalabalık bir yer. Turistler yoğun ilgi gösteriyor. Elinizde pazarın bir haritası olduğunda işiniz kolaylaşıyor. Bu haritaları güvenlik görevlilerinden edinebilirsiniz. Chatuchak'a gitmenin en kolay yolu BTS'ye (bir çeşit metro) binmek. Sukhumvit hattının son durağı Mo Chit'te inip, parkın içinden geçerek pazara ulaşabilirsiniz. Chatuchak'ta mutlaka Hindistan cevizli dondurma yiyin. Pazarın içinde çok dondurmacı var ama en iyisi MRT girişinde olan.
Bangkok adeta alışveriş merkezi diyarı. 3-4 BTS hattı arasında 10'a yakın alışveriş merkezi var. Bunlar arasında en popüler olanı Emquartier. BTS Phrom Phong istasyonundan AVM'ye direkt girilebiliyor. Tam karşısında da Emporium var. Bunlar aynı aileye ait kardeş AVM'ler. İçlerinde dünyanın en pahalı arabası da satılıyor, el yapımı ürünler de.
Emquartier'de yemek yiyecekseniz şu adresleri tercih edebilirsiniz. Roast (kafe- restoran), Crab&Claw (deniz ürünleri restoranı) ve Four Seasons (Çin restoranı, özellikle crispy duck'ı çok güzel.) Thai mutfağı için Nara, Meksika mutfağı için ise La Monita doğru seçenekler. Burada, gönül rahatlığıyla keyifli bir öğlen yemeği yiyerek gerçek anlamda Uzakdoğu yemeğine doyabilirsiniz.
Hazır buraya kadar gelmişken Bangkok'tan bir saat uzaklıktaki egzotik adalarını da ziyaret etmelisiniz. Özellikle de Phuket'i mutlaka programınıza ekleyin. Muhteşem bir deniz ve kum. Burada geçireceğiniz günleri uzun süre unutamayabilirsiniz.

YÖNTEM AKMEN İNANÇ
DAMAK ÇATLATAN ADRESLER
Bangkok'ta herkese, her zevke hitap eden yeme-içme yerleri mevcut. Street Food dediğimiz sokak yemeği şehirde çok popüler. Ama Türkiye'den gelince insan her şeyi tatmakta tereddüt edebiliyor. Eğer yerli halkın da gittiği, otantik bir yerde yemek yemeyi arzu ediyorsanız Sukhumvit Soi 14'teki Tayland lokantası Suda tek tavsiyemiz olabilir. Restoranda İngilizce menü de var. Eğer akşam yemeğini şık bir Tayland restoranında yemek istiyorsanız Issaya Siamese Club ve Face'i deneyebilirsiniz. İki restoranın da yemekleri kadar ambiyansı da bir o kadar muhteşem ve etkileyici. Bir de ödüllü Nahm var. Canınız Japon yemeği istediyse Zuma'yı söylememe bile gerek yok. Ülkemizde de şubesi bulunan, oldukça sevilen bir restoran. Nezih atmosferi ile muhteşem. Şu sıralar suşinin en trendi adresi ise Ginza Sushi Ichi. Isao ise daracık, daha gündelik bir mekan. Ama önünde hep kuyruk var. Şehre gelen yabancıların listesinde de ilk sıralarda yer alıyor. Bunların dışında Gaggan'a da mutlaka uğrayın. Asya'nın en iyi 50'sinin bir numarasında yer alıyor. Gittiğinize pişman olmayacaksınız. Bu yıl yeni açılan ve yine çok 'in' bir diğer mekan da l'Atelier de Joel Robuchon.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Renkler Bangkok'ta ahenkle dans ediyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN