Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

TV'deki tartışmaları izlerken

Televizyon oturumlarındaki tartışmaları izlerken, müteveffa Amerikalı haber sunucusu Walter Chronkite'ın televizyona çıkacak konuşmacılara yaptığı uyarıları hatırlıyorum.
Şöyle der Chronkite:
- Televizyon ekranlarından konuşan kişi, izleyicilerin evlerinin salonundaki bir konuk gibidir. Konuk gittiğiniz evde o evin sakinleri ile kavga eder misiniz? Konuşmacı bağırıp çağırdıkça, karşılarındakini dinlemek yerine sürekli söz kesip öfke seslendirdikçe, izleyiciler bunları evlerine gelip de saygı ve görgü kurallarını hiçe sayan konuklar gibi görür.
Bu tür uyarılar bizde kimi ne kadar ilgilendirir bilemiyorum. Ama yine de evrensel doğruları zaman zaman hatırlamakta yarar vardır... Mesela Esop'un "Dil" hakkında söylediklerini, dillerini sürekli kullananların hatırlamaları gerekmez mi?

Dil iyiye de kullanılır kötüye de

Bir köle olan Esop'un efendisi Ksantos, akşam yemekte sevdiği konukların olacağını ve en iyi yemek neyse ondan yapılmasını emreder. Akşam sofraya dil gelir. Haşlama, kızartma, ızgara dilden başka yemek yoktur. Konuklar gidince efendisi Esop'u azarlar ve "En iyi yemek dil midir ki" diye çıkışır. Esop da "Dil ilmin anahtarı, dostlukların harcı, hukukun güvencesi, anlaşmanın aracıdır. Dilden değerli ve iyi bir başka şey yoktur" cevabını verir.
Bir başka akşam da, ev sahibinin pek hoşlanmadığı konuklara, Esop yine dil yemekleri yapıp ikram eder. Ksantos bunun nedenini de sorunca "Dil bütün kavgaların nedeni, yalanın ve tezviratın aracı, dalkavukluğun ve riyanın icracısıdır. Dilden daha kötü bir şey yoktur" diye cevap verir Esop.

Alice Harikalar Diyarı'nda

Hazır dünyalı düşünürlerin söylediklerine kulak verirken İngiliz yazar Lewis Caroll'un "Alice Harikalar Diyarı"nı da hatırlayalım mı? Bu kitapta bir tavşan deliğinden soyut bir anlamsızlıklar dünyasına giren 10 yaşındaki Alice'in, bir kediyle diyalogları unutulabilir mi? Asıl adı Charles Lutwidge Dodgson (1832-1898) olan yazar ve matematikçinin, değerini hiç kaybetmeyen kitabını hepinize şiddetle öneririm.

Yolun sonunu bilmemek

Bu garip dünyada Alice'in önünde iki yol vardır ve Alice karşısına çıkan kediye sorar:
- Bu yollardan hangisini seçeyim?
Kedi de Alice'e sorar:
- Nereye gitmek istiyorsun ki?
Alice "Bilmiyorum" diye cevap verince kedi tersler onu, "Nereye gitmek istediğini bilmediğine göre hangi yolu seçeceğinin ne önemi olabilir ki" der.
Ne dersiniz? Televizyonlarda dinlediğiniz tartışmacılar dillerini kullanırken ne söylediklerinin bilincindeler mi? Ya da seçtikleri yolun nereye gittiğini biliyorlar mı? Ekrandan sizinle kavga edenler var mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA