Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'nın turistik liman kenti 'a yaptığım seyahatle ilgili notlarımı paylaşmaya devam ediyorum...
Sınırları genişletilmiş bir hayvanat bahçesi düşünün; biraz Jurassic Park kafası yaşatıyorlar size, biraz da bizim tadında bir yer. Yüzlerce dolar ödeyerek ziyaret ettiğiniz Cape Town'daki özel parklardan birindeyiz, içeride birkaç cins hayvan görebiliyorsunuz; aslan, su aygırı, zebra, fil ve zürafa, başka da bir şey yok... Kurak, yağmur almayan, doğal görünen ama aslında olmayan bir ortamda yaşıyorlar. Aslanlara yanaşıyoruz, hepsi uyku halinde. Tur liderinin savunması da hazır: "Günün 20 saati uyuyorlar, geri kalanında avlanıyorlar." Hiç sanmıyorum, bu kadar uyuşukluğun altında bir uyuşturucu besin veya ilaç var; kanmıyoruz dostlar. Bu yeni nesil hayvanat bahçeleri, aynı zamanda lüks birer otel; sizi vahşi doğada konaklatıp içinde SPA hizmeti veren, lezzetli açık büfe yemekler, doğal ortamda size lüksün üst seviyesini sunan adresler.
kulüplerinde ayakkabısız dans etsek ne olur? Muhtemelen bulunduğumuz mekandan yaka paça atılırız. Cape Town'da gittiğimiz dans kulüplerinde gençler çıplak ayakla dans ediyorlardı. Ayakkabılarını da mekanın bir köşesine bir hışım fırlatıp kurtlarını döküyorlardı. Bir anda kendimi İstanbul'un en popüler yerlerinden birinde bu şekilde dans ederken düşündüm. Sonucunu siz söyleyin.

SATIŞ STRATEJİLERİ ÇOK İYİ
'de de birçok lüks giyim markasının mağazası var ama Cape Town'daki kadar etkili satış stratejileri yok ne yazık ki... Mesela Cape Town'da Dolce&Gabbana mağazasında bir graffiti sanatçısı, satın aldığınız çanta ve ayakkabıların üzerine istediğiniz şekli çiziyor. İster sizi ifade eden bir sembol, ister sevgilinizin adı; size kalmış. İyi bir satış stratejisi. Bizde neden olmuyor böyle işler?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA