Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NİHAT HATİPOĞLU

Bayramınız bayram ola

Bugün Ramazan Bayramı'nın birinci günü. Günah yorgunu değil; namaz yorgunu, oruç yorgunu, ibadet yorgunuyuz. Ne mutlu... Dün gece bir aylık ibadetlerimizin karşılığı olan manevi dosyayı Rabbimizin katına gönderdik. Mutlaka ramazanımız bir önceki aydan daha hayırlı geçmiştir. Dilerim sonraki aylarınız da sevap ve güzel işler itibarıyla ramazanı aratmaz.

Çocuğunuzla namaza gidin
Sabah namaza gideceksiniz. Bayram namazları vacip veya sünnet olsa da farz namazlardan daha çok ilgi çekiyor. Hayatlarında hiç namaz kılmayanlar bile bayram namazlarına gidiyor. Bir yönden garipsenecek bir şey olsa da diğer yandan sevindirici. En azından namaza gidiyor. Yılda bir olsa da namazsız kalmıyor. Bir de bu açıdan bakmak lazım.
Bayram namazına evladının elinden tutup giden bir baba, belki evladına en hayırlı yolu göstermiş olacak.
Bayram namazı heyecanı, çocukluk heyecanlarımızın en güzellerindendi. Bunu çocuklarınızdan esirgemeyin.

Bayramlık kıyafetler
Hatırlarsınız. Babalarımızın aldıkları bayramlık elbiselere kıyamazdık. Askıya asar, bütün bir gece seyrederdik. Malatya ve Diyarbakır il müftülükleri yapmış olan rahmetli dedemin arife günü aldığı ayakkabıyı yorganın içine alıp kucağımda uyuttuğumu hatırlıyorum. O kadar sevinmiştim. Tıpkı "İnci" adını verdiğim kedimi her gece yatağımın içinde uyuttuğum gibi. İmkânınız varsa çocuklarınıza birer bayramlık elbise alın.

Anne babanıza koşun
Anneniz veya babanız hayatta ise müthiş bir fırsatınız var demektir. Hiç ihmal etmeden, bekletmeden, namazdan hemen sonra kapılarına dayanın. Kahvaltıyı onlarla yapın. Ellerini, ayaklarını öpün. Yarın öpmek isteseniz de fırsatınız olmayabilir.
Kırgın mısınız annenize veya babanıza? Kırın bütün bu nefsani duruşları. Gerekçe ne olursa olsun anne o! Baba o! İtemezsin, kovamazsın, görmezden gelemezsin, unutamazsın.
Biliyorsunuzdur, Allah'ın haram kıldığını helal; helal kıldığını haram saymadıkça anne-babaya saygı ve itaat göstermek lazım.

Mezarları ziyaret edin
Ölüler de diriler gibi beklerler ziyaretçilerini. Sevinirler onları görünce. O âlemde de muhtemelen bir bayram bilgisi vardır. Hz Peygamber'in (SAV), "Ölülerinizin kefenlerini iyi yapın. Zira onlar da birbirlerini ziyaret ederler" hadisi iki âlemi de ne kadar dinamik tutuyor.
Bayramımız bayram ola. Himmetimiz âli ola. Zaferimiz yakın ola. Ruhumuz şâd ola. Duamız kabul ola. Rabbim ramazan boyunca yaptığınız bütün ibadetlerinizi, dualarınızı kabul etsin.
Ramazan Bayramı'nızı tebrik ederim. Allah yâr ve yardımcımız olsun.

RAMAZAN SONRASINI DA İYİ DEĞERLENDİRELİM
Ramazan ayında son derece güzel alışkanlıklar kazandık. Oruç tuttuk, teravih namazı kıldık. Daha sakin, daha sabırlı, daha merhametli, daha cömert olduk. Dövene elsiz, kindara karşı gönül koymaz olduk. Zira beşeri zafiyetlerden arındıkça kişi daha da melekleşir. Zekâtımızı verirken, helal kazancımızdan bir kısmını ölüm öncesi ahiretimize göndermiş olduk. Elimizde kalan dünyaya, sadaka olarak dağıttığımız ahirete gidiyor ya.
Hz Peygamber (SAV) kestiği bir kurbanın bütün etini dağıtıp evine sadece bir but bıraktı. Hz Aişe, "Hepsini dağıttın, sadece bir but kaldı" dediğinde Efendimiz şunu söylemişti: "Hayır Aişe, kurbanın tümünü bıraktık, bir but hariç." Yani dağıttığımız bize ahirette dönecek. Kendimize bıraktığımız but parçası ahirette bize yaramayacak.
Ramazanda edindiğimiz Kuran okumalarını devam ettirmeliyiz. Günde en azından birer sayfa okuyup meal ve tefsirini araştırmalıyız. Ramazanda, dedikodu, kıskançlık, düşmanlık, kin, nefret, boş söz, yalan peşinde koşmak gibi kalbi hastalıkları azalttık. Ramazan sonrası da lütfen elinize, ağzınıza, kalbinize dikkat edin. Sitemkâr değil, sakinleştiren dil olun. Dudaklarınızı küfür ve nefrete alıştırmayın, zikre alıştırın.
Size kötülük yapan, iftira atan zalimleri yüce Rabb'e havale edin. Affedemiyorsanız en azından Allah'a havale edin. O "seriu'l hisab", yani "hesapları tez gören"dir. Merak etmeyin, kötü cezasını elbette bulur.

Rehavete kapılmayalım
Ramazana on bir ayın sultanı demişler. Buradan on bir ayın ibadet zevkinden mahrum bırakılması sonucu çıkmamalı. Her saniye aleyhinize veya lehinize şahitlik edebilir. "Zamanını neyle değerlendirdin?" sorusu sorulmadan sırat köprüsünden geçilmeyecek. Bu bilince varmak için de hayattaki her geçişi sırat gibi görmek lazım. Besmeleyle, rahmetle, zikirle, edeple, şuur ve ihlasla yaşamak lazım. Aslında on bir ayı, ramazanı kıskandıracak kadar dolu dolu yaşamalıyız. On bir ay, bir rehavet dönemi olmamalı.
Biz günahlardan tövbe edilir diye biliyoruz. Aslında haklı değiliz. En güzel tövbe, günahsızlık ve rahatlık anında yapılandır. Bu tür tövbeler, şükrün ve hamdin dile dokunmasıdır. Ya Rabbi, bizim gayretimiz kâfi gelmeyebilir. Himmetin, lütfunla bizi hayra çevir ve şerre karşı emanımız ol. Amin.

KADIN EVLİYADAN KİTAPLARDA BAHSEDİLİYOR MU?
Erkeklerden de, kadınlardan da evliya olur elbette. Kitaplarımızda yüce Allah'ın kadın saliha kullarından uzun uzadıya bahsediliyor. Hz. Meryem, Firavun'un karısı olan Hz. Asiye, Rabiatül Adeviyye gibi kadınlar elbette Allah'ın veli, sadık kullarıdır. Bu meselede kadın ile erkek arasında bir fark yoktur. Kim takva sahibi ise o Allah'a yakındır.
Melekler, Hz. Âdem'e secde ettiler mi?
"İblis hariç bütün melekler Âdem'e secde ettiler o kâfirlerden oldu" (Bakara, 34). Bu ayeti kerime Allah'ın emrine muhatap olanlardan bütün meleklerin secde ettiğini, sadece İblis'in secde etmediğini bildiriyor. Ancak bu secde kulluk secdesi değil, Allah'ın emrine uyma secdesidir.
Sevmediğim bir insana durup dururken "Sana hakkımı helal etmiyorum" diyebilir miyim?
Bir insana hakkımı helal etmiyorum diyebilmeniz için, o insanla maddi veya manevi bir hukukunuzun oluşması gerekir. Böyle bir ilişkiniz yoksa, yani mesela borç alışverişi, ticaret, hak yeme gibi halleriniz olmadan o kişiye hakkınız helal etmemeniz söz konusu değildir. Sevmediğinize veya hoşlanmadığınız bir insana durup dururken "Hakkımı helal etmiyorum" diyemezsiniz. Ancak dedikodunuzu yapan, hakkınızı yiyen, paranıza el koyan kişiye hakkınızı helal etmeyebilirsiniz.
Bir mala vade farkı konulabilir mi?
Bir eşyayı alıcıya, "Peşin paraya şu kadar, vadeli ise şu kadar" diye iki fiyat vermeniz dinen caizdir. Kişi bu seçeneklerden birini kabul eder ve akdi netleştirirse bu alışveriş dinen caizdir.
Kadınlar evde kimse yokken namaz kıldığında saçını örtmek zorunda mı?
Evde kimse olmasa da kadının namazdaki tesettürüne dikkat etmesi şarttır. Bu erkek için de aynı şekildedir. Bir erkek de, kimse yokken diz kapağı ile göbek arası açık olursa namazı caiz olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA