Türkiye'nin en iyi haber sitesi
OKAN MÜDERRİSOĞLU

Tarihi derinlikte Aleviler ve devletle kurulan bağ…

Selçuklu… Osmanlı… Cumhuriyet… Tarihi kökleri, acıları, bilenmişliği söz konusu… Alevi yurttaşlarımızın yaşanmışlıkları ve yaşadıklarıyla oldukça hassas bir alanda durduğunu söylemek yanıltıcı olmaz.
Şayet meseleyi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısındaki perspektiften ele alabilirsek… Hem çözüm hem de büyük Türkiye birlikteliği açısından hakikaten ciddi mesafe kat etmiş oluruz.
"Alevi İslam inancına sahip kardeşlerimizin haklı ve meşru talepleri vardır."
Ve
"Bu konuyu, inancın dışında başka mecralara çekme, politik akım haline getirme çalışmalarına itibar edilmemelidir!"
Aleviliğin, İslam'la bağını koparmayı, ayrı bir din haline getirmeyi, Ali'siz kimlikle içini boşaltmayı hedefleyen dış bağlantılı faaliyetleri etkisiz kılan…
Ayrıca CHP'nin de… Alevi yurttaşların sadece oyunu almayı önceleyen, buna karşın beklenti, ihtiyaç ve taleplerini ihmal eden siyaset tarzını açığa düşüren bu yaklaşım çok kıymetlidir.
Nitekim
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, cemevleri ziyareti ile başlayan ve yeni cemevlerinin temel atma töreni ile devam eden adımları, bugün itibariyle Alevi yurttaşlarla devlet arasında somut ve resmi bağ kurulması aşamasına kadar vardı … Tarih bilgim beni yanıltmıyorsa Alevi İslam inancı mensuplarının Anadolu'da kurulup bugüne kadar gelen Türk devletleri ile bağının bu kadar açık ve net teminata bağlandığı bir dönem yok.
Elbette
Aleviler… Cemevlerini "ibadethane" olarak görüyor ve yaşıyorlar… İşte bu noktada devletin nötr bir tutum takınması esas olmalıdır.
Diyanet'te temsil isteği de zamanın akışı içinde "su akar yatağını bulur" misali bir zemine oturacaktır.
Lakin
Bizler "Cemevi de Cami de bizimdir" derken, birilerinin(!) bu inanç mabetlerini karşı karşıya getirmesine asla izin verilmemelidir.
Gün… Acıları yarıştıracak, rövanşizm ateşini tutuşturacak gün değildir
Aksine
Barış içinde bir arada yaşamayı pekiştirecek, ileriye dönük her girişimi destekleme günüdür!

***


ŞU ABD YOK MU ŞU ABD…
Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Çok oluyorlar ha!" demekten kendini alamıyor/dur… Şöyle bir baksanıza…
Rusya ile kapışıyor. Ama bir gözü Türkiye'de.
Avrupa'yı, Rus yayılmacılığı ile korkutup yedeğine alıyor. Bir kulağı Türkiye'de.
Suriye'de, bölücü ajandasını uygulayacak… Bir eli Türkiye'de.
Kafkaslara girip Ermeni kartına oynayacak … Bir ayağı yine Türkiye'de.
Ve nihayetDoğu Akdeniz, Ege, Balkanlar denkleminde hakimiyet kuracak. Stratejik aklı da fikri de Türkiye de…
Amerikan yönetiminin, "dik başlılık" diye yorumladığı zihni kodları ile...
AB'nin dün açıkladığı 2022 Raporu'nda Türkiye'yi, "tam üyeliğe aday ülke olarak değil de üçüncü ülke olarak gören" siyasi miyopluğu aynı kapıya çıkıyor.
Belli ki…
Ya Türkiye'deki seçimlerin üzerine abanılacak.
Ya toplumsal sinir uçlarına basılarak, enerjinin içeride tüketilmesine yüklenilecek.
Ya da…
Eninde sonunda, Türkiye ve lideri Erdoğan'la "göz hizasından konuşma gerekliliği" kabul edilecek.
Belli ki Ankara… Bütün senaryolara hazır. Tercih daha çok ABD ve AB'nin…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA