Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Orman yangınlarıyla ilgili tartışmanın odağında Türk Hava Kurumu var. Kurumun elinde kaç uçak var ve kaçı çalışıyor soruları önemli ancak onun kadar önemli olan, bu tarihi kurumun içine düşürüldüğü durum.
Başkanlarından Osman Yıldırım, 2015 yılında, kurumu milyonlarca dolar zarara uğrattığı ve bazı işlemlerde usulsüzlük yaptığı iddiasıyla tutuklanınca düşüş süreci de başlamış oldu.
Kötü gidişatı düzeltir umuduyla önce eski milletvekili emekli Tuğgeneral Kürşat Atılgan göreve getirildi.
Herhalde etkili olamadı ki, geçtiğimiz yıl 13 Ekim 2018'de bu kez Balyoz davasından 3.5 yıl cezaevinde kalan emekli Tümgeneral Ahmet Bertan Nogaylaroğlu geldi.
Dün yazdım, gelir gelmez de kendi ekibini oluşturmak için önce Emekli Subaylar Derneği'nden 76 kişiye görev verdi, sonra da kurumun hukuk işlerini yürütmek için eski milletvekili ve üyesi Haluk Pekşen'in kızı Ezgi Pekşen'e ait Pekşen Hukuk Bürosu'yla ilginç bir anlaşma imzaladı.
Kağıt üzerinde hukuk bürosu görünüyordu ama asıl etkili olan Pekşen'in kendisiydi. Bırakın yönetim kurulu üyeliğini adeta ikinci başkan gibi davranıyordu.
Bunun nedeni de başından itibaren Pekşen'in Cumhurbaşkanı'nın bilgisi dahilinde göreve geldiğinin söylenmesiydi. Hatta bazı yöneticilerin itirazı üzerine, Başkan Nogaylaroğlu'nun yönetim kurulunun huzurunda şu minvalde bir açıklama yaptığı biliniyordu:
"Pekşen, Cumhurbaşkanın gizli danışmanıdır." Bu açıklamadan rahatsız olan bazı yönetim kurulu üyeleri, durumu hem CHP Genel Merkezi'ne hem de AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora'ya iletiyor ve gerçeğin böyle olmadığı anlaşılınca da işin rengi değişiyordu.
Bugünkü yönetim fotoğrafının bir nedeni buydu. Şu hale bakın; THK Yönetim Kurulu'nun asil 11 üyesinden 9'u, yedek üyelerin de tamamı istifa etmiş durumda. Hatta istifa edenler arasında disipline sevk edilen Tarım ve temsilcisi Ömer Bülent Arslan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı delegesi Zehra Gamgam da vardı.
Tablo ortada, şu anda THK sadece üç kişi tarafından yönetiliyor; İki yönetim kurulu üyesi ve Başkan Nogaylaroğlu... Bu arada 330 genel kurul üyesi imza verdiği halde genel kurul da toplanmıyor.
Eski bir yönetim kurulu üyesi gelinen noktayı şöyle özetliyor: "Yeni başkanı Hava Kuvvetleri önerdi, biz de destek verdik. Çok ciddi hata yaptık." Durum gerçekten vahim...
Bu yüzden kurum, ne ihalelere girilebiliyor, ne de borçtan kurtulabiliyor.
THK son dönemde sadece söndürme ihalesine değil, kuduz aşısı ihalesine bile giremedi. Bu da nereden çıktı demeyin, Türkiye'de sadece THK'nun yaptığı bazı işler var.
Bunlardan biri de kuduz aşısı.
THK, 'nın açtığı ihaleye 100-150 bin dolar gibi bir teminat veremediği için giremeyecek ve ihaleyi yabancı bir firma kazanacaktı.
Oysa ihalenin şartnamesini bile Sağlık Bakanlığı'yla birlikte hazırlayan THK...
Anlayacağınız para kalmadığı ve batağında olduğu için THK, eski etkinliğini sürdüremiyordu.
Oysa iyi yönetilse, elindeki 20 yangın söndürme uçağını aktif hale getirse, ihalelere girebilse yoluna devam edebilirdi. Bu sonuçta kuşkusuz "Helikopter Lobisi"nin de etkisi var ancak sorun yine de onlara karşı önlemini almayan yönetimde.
Bu yüzden hem THK yönetiminin çıkıp açıklama yapması, hem de bu kurumun ciddi bir biçimde denetlenmesi gerekiyor.
Doğrusu bu noktada eski CHP milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Haluk Pekşen'in ne diyeceği de önemli. Ne oldu da sözleşme iptal edildi? Ya da gerçekten edildi mi? Ve şu, "Cumhurbaşkanının gizli danışmanı" meselesi neyin nesidir? Açıklarsanız seviniriz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN