Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Millet İttifakı'nın "güçlendirilmiş" dedikleri "uydurulmuş parlamenter sistem" tartışmalarını gündemde tutmalarına bakmayın, o sadece bir kaçış yöntemi. Asıl "büyük kavga" kimin aday olacağında.
Kavganın ne kadar büyük olduğunun ilk işaretini, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına, kendisini ikinciliğe düşürecek kadar geri adım atan ve cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilen İP Genel Başkanı Meral Akşener verdi.
Bunun bir nedeni, Başkan Erdoğan'ın deyimiyle "HDP vetosu" ise bir nedeni de onunla bağlantılı İmamoğlu için kendini "feda" etmesiydi.
Kimse yemedi ve Kılıçdaroğlu da anında cevabını verdi
"Her parti kendi adayını gösterebilir."
Bu işin daha başlangıcı... Bir anlamda peşrev aşaması. Görünürde Kılıçdaroğlu ciddi ciddi adaylığa hazırlanıyor, bol keseden vaatlerde bulunuyor ve parti yönetimi de büyük oranda buna destek veriyor. Doğrusu Kılıçdaroğlu'nun seçim başarısızlıklarıyla dolu siyasi yolculuğunu, cumhurbaşkanı adaylığıyla taçlandırması ve bunu da kazanarak noktalaması müthiş bir final olur. Ancak buna başta Akşener olmak üzere iç ve dış dostlarının onay vermeyeceği söyleniyor. Onların aklı fikri "o makama" göz koyan Ekrem İmamoğlu'nda... O da şimdiden kampanyasını başlatmış, şehir şehir dolaşıyor. Ne var ki bu iki ismin hesaba katmadığı biri daha var: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş...
Zaman zaman adaylıkta adı geçiyor ve birçok araştırmada da önde çıkıyor ama kimse oralı değil. Ne TV tartışmalarında üzerinde duruluyor ne de siyaset kulislerinde. Söz konusu olduğunda da "HDP ona oy vermez" gibi bir gerekçeyle geçiştiriliyor. Oysa önceki gün Ankara CHP çevresinden arayan bir dostumun söyledikleri çarpıcıydı. Dostum, İstanbul'da bir üniversitenin 7500 kişiyle yaptırdığı bir araştırmadan söz etti. Aralarında İBB Başkanı İmamoğlu'nun eski ilçesi Beylikdüzü'nün de bulunduğu bölgede yapılan araştırmada ezici çoğunlukla Mansur Yavaş adı muhalefetin adayı olarak önde çıkmış.
Peki nedir bu işin sırrı, Yavaş neden her araştırmada önde çıkıyor?
Doğrusu Yavaş'ı ilk Ankara adaylığından bu yana izleyen biri olarak bu konuda dikkat çeken bir yanı olduğunu düşünmüyorum. Ama bu sokakta onun farklı algılanmadığı anlamına gelmiyor ki her araştırmada Başkan Erdoğan karşısında en güçlü aday o görünüyor. İmamoğlu'nu kara kara düşündürtecek bu durumu bakın CHP'ler nasıl yorumluyor:
Yavaş'ın arkasında merkez sağın güçlü isimleri var.
İmamoğlu medya, para gücü ve toplama insanlarla hareket ediyor.
Yavaş, cumhurbaşkanlığı adaylığından çok belediye başkanlığına yoğunlaşan bir imaj veriyor.
Ankara CHP'deki marjinal taleplere yüz vermiyor, arızalı sol sosyalistlerden uzak duruyor.
Yabancı misyon şefleriyle görüşme yaptıklarında Yavaş bunu medyaya pazarlamıyor, İmamoğlu ise şov yapıyor
Yavaş'a Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili bir soru sorulduğunda "Bana belediyeyi sorun" diyor, İmamoğlu ise Hollywood filmlerini bile konuşuyor.
Bu tür yaklaşımlar, Yavaş'ın Kılıçdaroğlu, Akşener ve İmamoğlu'na fark atmasını açıklamaya yeter mi bilemem ama özellikle İmamoğlu'nu korkutacağı çok açık. Çünkü Yavaş, onu "Fatih" ilan eden Akşener'e karşı Kılıçdaroğlu'nun son hamlesi de olabilir. Bu yüzden seçim sath-ı mailine girildiğinde asıl kavgayı Yavaş-İmamoğlu arasında göreceğiz.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA