Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

Kılıçdaroğlu, Madımak’la helalleşebilecek mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylığı için önündeki en büyük engelin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu düşündüğü için ona çok kızıyor. Açıkçası onun, kendisinin ve aklından geçirdiği "sembolik" ismin önüne geçebileceğinden korkuyor. Çünkü Kılıçdaroğlu, sadece adayın kim olacağını kararlaştıracak Millet İttifakı üyelerinin değil aynı zamanda küresel güç merkezlerinin de son dakikada kendisinden vazgeçeceğine inanıyor.
Bu da onu korkutuyor.
Bu korkuyla da iktidarı gayri meşru ilan etmekten PKK ve FETÖ'ye selam göndermeye, AK Parti'ye oy verenlere hakaretten içini dolduramadığı "helalleşme"ye kadar her şeyi yapıyor.
Önemli bir kaygısı da "muhafazakârdindar" sosyolojinin "Kılıçdaroğlu'na oy vermez" argümanı.
Dikkatinizi çekmiştir, Kılıçdaroğlu bu algıyı değiştirmek için "Başörtüsünü ben kaldırdım" demek dahil muhafazakârlara yapmadığı "şirinlik" kalmadı. Dahası dün "katil" ilan ettikleri Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nu "Bilge Adam" seviyesine bile çıkardı. Eh... O da Kılıçdaroğlu'nun jestini karşılıksız bırakmadı tabii... Sonunda herkesi şaşırtan bir yaklaşımla onu "Babayiğit" ilan etti.
Ancak Kılıçdaroğlu, hâlâ bu sorunu aşamamış ki, danışmanlarını devreye sokarak bir dönem çok popüler olan ve "İslamcı yazar" olarak tanınan İsmail Nacar'ı arayarak destek istiyor.
İlginç olansa Nacar'ın onlara verdiği cevap... Nacar, lafı dolaştırmadan çok net bir şey söylemiş:
"Eğer CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu muhafazakârlarla helalleşmek istiyor ve iç barış konusunda samimiyse, işe tarihimize kara bir leke olarak geçen ve Müslümanları zan altında bırakan Sivas Madımak dosyasının yeniden açılmasını istemekle başlamalı. Çünkü o davadan hâlâ tutuklu insanlar var ve hâlâ o davanın arka planı aydınlatılmış değil."

'FETULLAH'I BESLEYEN GLADYO'
Nacar, sonra da geçen yıl yayınlanan "Gördüğüm Derin Devlet ve Neo- Haşhaşi FETÖ" kitabında yer alan şu bilgiyi hatırlattı:
"Bu olay çok önemli; çünkü olaydan bir ay önce böyle bir tezgâhın kurulduğunu Cumhuriyet gazetesine söylemiş, hatta bunu yapacak olanların da Fetullah'ı besleyen Gladyo olduğunu belirtmiştim. Ancak onlar 'Fetullah'ı besleyen Gladyo' sözümü çıkartıp, 'Aziz Nesin'e ölüm fermanı' manşetiyle bunu Hizbullah'ın yapacağını yazdılar. O haberde dönemin MİT Müsteşarı Köksal Sönmez'in de bu bilgileri verdiği ve bu bilgileri aynı zamanda dönemin Başbakan Yardımcısı rahmetli Erdal İnönü'ye söylediği de yer aldı."
Evet, Nacar kitabında bu olaya geniş yer vermiş ve ayrıntılı anlatmıştı. O bölümden sadece şu kısmı almakla yetinelim:
"Mesela, bu Aziz Nesin olayında da MİT Müsteşarı, Başbakan Vekili'ni uyararak görevinin gereğini yapmış; ama adres yanlış... Yani cinayeti işleyecek olanlar 'radikal' ya da 'Ilımlı İslamcılar' değil Türkiye'deki Gladyo ve hempalarıydı."
Bugün yaşadığımız sert siyasi kutuplaşmanın temeli oralara kadar uzanıyor... Ortada böyle bir gerçek var ve nedense ne Kılıçdaroğlu ne de bu tuzağın yıllardır "mağduru" olduğunu söyleyen Karamollaoğlu hiç oralı değil.
Neden acaba?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA