Türkiye'nin en iyi haber sitesi
FERHAT ÜNLÜ

Müstakbel emeklilikte yaş sınırı ‘yaş’

2022'den 2023'e uzanan sürecin en önemli gündem maddelerinden biri, belki de birincisi olan Emeklilikte Yaşa Takılanlar, kısa adıyla EYT'lilerle ilgili yasal düzenlemede artık son düzlüğe girildi. Girildi ama kadınlarda 48, erkeklerde 50, hatta kadınlarda 50, erkeklerde 52 gibi yaş sınırlarının getirilebileceği tartışmaları belirsizliği artırdı.
Mezkûr belirsizliğin muhtemelen yarınki Kabine sonrası ya da hazırlıkların tamamlanmasına göre önümüzdeki hafta bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılacak bir açıklamaya giderileceğini düşünüyorum.
EYT'ye yaş sınırı, yasayı AK Parti için bir bumeranga dönüştürür ve dahası yeni mağduriyetlere neden olur.
İstisnasız hemen herkesin ailesinde (çekirdek aile olmasa bile büyük ailede) kaba bir hesapla 1970-1980 doğumlu olan biri olduğunu varsayarsak (baba, anne, evlat veya kardeş olarak) her büyük ailede bir EYT'linin varlığından söz edebiliriz.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'in, daha önce yaptığı 1,5 milyon kişilik EYT'li açıklaması, zaten yaş sınırlanmasının olmadığı bir hesaplamanın sonucuydu.



EYT NESLİ, SABIR VE TECRÜBEYİ ÖĞRENDİ
EYT meselesini ele alırken işin toplumsal ve psikolojik boyutu da hesaba katılmalı. EYT'liler, hayatta bazen sabretmenin, önemli olduğunu gördü. Sabır, hiç hak arayışı olmaksızın her şeyi zamana bırakmak değildir elbette. Ama elinden geleni yaptıktan sonra tevekkül sabrı gerekli ve önemlidir.
Ama yeni bir yaş sınırı, bütün bu tevekkülün ve emeğin boşa gittiği hissini yaratacak geniş bir kesimde. Ve haksızlığa uğrama güdüsüne neden olacak. Bu da aidiyet duygusunu tahrip eder. EYT'lilerin, kendileriyle ilgili meseleden yıllardır ikinci öğrendiği şey adalet arayışı çünkü. Meşru yollardan adalet arayışının hakkın elde edilmesinde önemli olduğunu gördük. EYT nesli, devletle ters düşmeyi de sevmeyen bir kuşak. Daha üst kuşak, devletle didişti de ne oldu, 68'ler falan, bir hayrını görmedik. Sisteme, sistem içinden eleştiri getirmek daha doğru ve etkili. Erdoğan da dünya sistemine sistem içinden eleştiri getiriyor.
EYT'liler bu süreçte başka ne öğrendi dersek, kuşak empatisini öğrendiğini söyleyebiliriz. Alt ve üst kuşaklarla empatiyi... Tecrübenin önemini zaten biliyordu, daha güçlü biçimde idrak etti. Ve hepsinden önemlisi, emeklilikte de çalışması gerektiğini öğrendi EYT nesli. Kamuyu bilemem, ama özel sektörde yüzde 87'inin en az yüzde 75'i çalışmaya devam eder.
Çünkü nihayetinde insanın; hayatının her döneminde sağlığı elverdiği ölçüde ailesine, milletine verimli olabilmesi, dünyadaki en anlamlı şeylerden biri, belki de birincisidir.
Bundan 23 sene önce daha önceki popülist politikaların sonucu olan genç emekliliğinin önüne geçmek gerekçesiyle hazırlanan ve 8 Eylül 1999'da, Marmara Depremi'nden 22 gün sonra çıkan yasa yeni mağduriyetler doğurdu.
Aralık'ta çıkacak yasanın böyle bir sonuç doğurmaması şart. Ben bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizzat sürece müdahalesiyle potansiyel yeni mağduriyetlerin önüne geçileceğini düşünüyorum. Bir, bilemediniz iki hafta sabretmek yeterli. Sonrasında yeni yasaya son şekil verilecektir.

SGK'NIN PANDEMİSİ YAKLAŞIYOR
Yeri gelmişken şunu da yazmam elzem: EYT Yasası'ndan sonra Sosyal Sigortalar Kurumu'na yapılacak başvurular, bu kurumun mesai yükünü hatırı sayılır biçimde artıracak. Geçen bir görüşmede öğrendim, 21 bin dolayında personeli var. 1,5 milyon insanın 21 bin personelle emekli edilmesi de kolay iş değil. Yani bu süreç SGK çalışanları için bir nevi sağlık çalışanlarının pandemisi gibi olacak. O yüzden SGK'nın iş yükünün de hesaba katılmasında fayda var.
EYT nesli, çalışmayı seven ve hatırı sayılır bir kısmı çalışmaya devam edecek X nesli üyelerinden oluşuyor. Daha önce Y ve Z Kuşağı'nın politik pazarı başlığıyla kuşaklar ve siyasi tercihler meselesini Türk basınında ilk gündeme getiren ben oldum. "Kendi kuşağını niye yazmıyorsun?" diye soranlar oldu. Bizim kuşak, devleti de milleti de anlamaya çalışan bir kuşak. Hatta 'anlayış yorgunu' da bir kuşak ama "Vay bizim kuşağı da anlayın" ana fikriyle X Kuşağı'nın politik pazarı ile ilgili uzun uzadıya analizlere girişmeye gerek yok. X Kuşağı'nın politik pazarını EYT meselesini gözlemleyerek kuş bakışı bile anlamak mümkün çünkü. Yaş sınırı, yasayı bir bumeranga dönüştürür. Kuşbakışı gözlemin bize ilk gösterdiği gerçek de bu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA