Türkiye'nin en iyi haber sitesi
CEM SANCAR

Hüsnü Türkçe Hüsnü Aşk

Yazdığı şiir kendi çağına değil çağlara yazılmıştır, denir Galip Dede için. Meraklısı onu Şeyh Galip diye tanır. İstiklal Caddesi'nin Tünel ucunda, Galata Mevlevihanesi'ndedir ikametgâhı. Genç yaşında bir deha olarak tanınmış ve erken yaşta bu dünyadan uçup gitmiştir. Kitabının adı 'Hüsnü Aşk'tır. Hüsn, HSN kökünden gelir. Güzellik, iyilik. Hüsnükabul, hüsnükuruntu, hüsnüzan.
Esmaül Hüsna... Hüsnü Aşk, Batı üniversitelerinde çok konuşulmuştur. Hatta müthiş oryantalistler onun üstüne çok gelgelli kitaplar yazmış, Modern Türk Şiiri'nin piri demişlerdir. 'Hüsnü Aşk', biz cumhuriyet çocukları için ise yabancı dildedir! Bir Osmanlı vatandaşının okuyacağı kitabı okumak ve anlamak için sözlüklere boğulmuşuzdur. Kendi has İstanbullu dehamızı anlamak için adeta ter içinde yeni bir dil öğreniriz. Neden? Çünkü biz alfabeyi değiştirmekle kalmadık, Osmanlı Türkçesindeki kelimelere de düşman olduk. O kelimeleri kullanmayı gericilik diye adlandırdık da ondan. Ondandır bu cahilliğimiz... Ondandır Fuzuli'ye, Nefi'ye, Nabi'ye Fransız kalışımız...

***

Kendi kültür birikimini okuyamayan kuşaklar... 500 kelimeyle yazan romancılar, 200 kelimeyle konuşan çocuklar...
Bakın sonuca! Bakın: Amerika'da bütün saygın üniversitelerde ders vermiş Kemal Karpat a göre, Osmanlı'da okuma yazma oranı yüzde 60'lardaydı. Alfabe değiştiğinde sıfıra düştü. Bir diğer bilgi, Osmanlı aydını 12 bin kelimeyle yazıp konuşuyordu, biz kaç kelimeyle yazıp çiziyoruz?

***

Şimdi de yakın tarihimizde olan bitenlere karşı jilet keskinliğinde bir zapturapt tepemizde. İşin enteresan tarafı Menderes hükümeti döneminde çıktı o kanun. Şunu demek istiyorum, benim gibi Cumhuriyet çocuğu olman yetmez, zinhar eleştirmeyeceksin kurucu iradenin hatalarını...
Daima en Atatürkçü olagelen darbeciler tarafından asılırken düşündü mü o kibar adam bunları acaba? Gerçi o da kurucu tek partinin şemsiyesinden çıkmadı mı ya? Aslında hepimiz aynı paltodan çıktık desem. Değil fazla...

***

Millet şimdi "örneğin mesela" diye konuşur durur. Mesela, gericidir mesela! Mizaç da öyle. Hatta televizyonlarda biri yanlışlıkla mizaç dese, hemen bir zaptiye memuru, laiktir laik kalacak diye slogan atar mı atar!
Hangi kelime irticadır, hangi kelime ilerici ara ki bulasın. Ki bilinir dil devrimi denen şey öyle bir komediye dönmüştür ki en katı Atatürkçüler bile geri vites yapmışlardır buna. Reisicumhur Gazi Paşa'nın öyle konuşmaları vardır ki kendinizi uzaylı hissetmemeniz elde değildir. "Avrupa'nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar; baysal utkusu..." Türkçenin içine düşürüldüğü tuhaflığı fark ederek itiraf edenlerin başında yine Mustafa Kemal Atatürk gelir. Bunu Falih Rıfkı Atay'a şöyle ifade etmiştir: "Çocuğum beni dinle. Bir çıkmaza girmişizdir...
Şair haklı çıktı!" Şair dediği Yahya Kemal'dir...

***

Hiç birbirimizi yormayalım. Osmanlı Türkçesi koskoca coğrafyayı yönetmiş ve o dillerden aldıklarını Türkçeleştirmiştir. Her büyük dilin kökünde dinsel göndermeler vardır. Action kelimesinin kökü olan ACT, Latince tanrının insan üstündeki faaliyetinden gelir. İngilizce budur. Türkçe'nin Latincesi ise tartışmasız Kur'an dilidir. Bunu kabul eden seküler, aniden sarıksakal donanmaz. Korkmaya gerek yok!
İngiliz sözlüklerinde, imparatorluğun her köşesinden alınan kelimeler ferahfeza yer alır. Kimse de bundan gocunmaz. Dar ideolojik kafayla sözlük düzenlenemez, düzenlenirse kalıcı olmaz. Kimsenin de dil elden gitti diye şikâyet hakkı kalmaz...

***

Şunu diyorum. Bir dil meclisi toplayıp kabul gören Öz Türkçeyi de içerecek bir büyük sözlük kuralım. Yeni ve kapsayıcı bir Türkçe lügat rüzgârı estirelim. Bunu dijital mecralara indirelim. Hüsnü Aşk, Aşkın en güzeli, demek.
Gelin, Türkçenin en güzelini yeniden ve de bu kez çoğul inşa edelim...
Meraklısına:
Action kelimesinin kökeni üstüne zâtımı aydınlatan şair Ali Günvar'a teşekkürlerimle.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA