YAZARA MAİL GÖNDER 17 Aralık sürecinin geldiği ve gideceği yer

YAZARLAR

Uzun bir aradan sonra yeniden beraberiz sevgili okurlar. Son dönemde bir sebepten ben de yoğun bir mesai içinde olduğum için sık sık yazılarıma ara verdim. Çok şükür ki 30 Mart ve 10 Ağustos dönemeçlerini başarıyla atlatan Yeni Türkiye 12 Ekim HSYK sınavını da başarıyla verdi ve müthiş bir netice kazandı. Yeni Türkiye'nin bundan böyle önü açıktır. Kritik virajlar geçildi artık yol açık ve düz ilerleyecek. Sahte engebelere aldanmayın.

***

Bu arada geçtiğimiz cuma 17 Aralık'la ilgili takipsizlik kararı verildi. Dış medyada da bu 17 Aralık sürecinde çok yazı yazdığım için çeşitli yayın organlarından bu kararı değerlendirmem rica edildi. Özetle şunları yazıp gönderdim:
***

17 Aralık 2013'te Gülenist polislerin ve savcıların başlattığı operasyon o günden beri Türkiye'nin politik gündemini belirleyen temel olaydır. Devlet içinde örgütlü bir güç olan Gülenistler bu operasyonu yolsuzluk ve rüşvet soruşturması adıyla başlattılar.
***

17 Aralık günü üç bakanın çocuğu ve Türkiye'nin en büyük devlet bankası olan Halkbank'ın Genel Müdürü tutuklandı. Aynı gün soruşturmanın gizli olması gereken tüm detayları Gülenist medya başta olmak üzere Türk medyasının 4'te 3'ünde çarşaf çarşaf yayınlanmaya başladı. Bugün anlıyoruz ki Gülenist örgüt bir doğru bilginin yanına beş de sahte kanıt eklemiş ve medyaya servisi o şekilde yapmıştı.
***

17 Aralık gününden itibaren öyle bir medyatik algı operasyonu yapıldı ki tutuklananların hepsine hırsız damgası kondu. Gülenistler aynı taktikleri Ergenekon, Balyoz, KCK, Askeri Casusluk gibi davalarda da yapmıştı. Gülenistler bir suç tabağı hazırlıyor o tabağın ortasına kamuoyunu ikna edecek bir suç koyuyor, etrafını ise sahte kanıtlarla süslüyordu.
***

Bu taktiklerle Gülen'e muhalif masum yüzlerce insanı da tutukluyorlardı. Ergenekon ve Balyoz davalarında AK Parti hükümeti Gülenistlerin bu operasyonlarını destekledi. Askeri vesayetten bıkmış liberal aydınlar da bu operasyonları destekledi. Haklı davaların içi boşaltıldı ve toplumun adalet duygusu çok zedelendi.
***

Şu an Cumhurbaşkanı olan Erdoğan Gülenistlere karşı 18 Aralık'tan itibaren çok sert bir mücadele başlattı. Devlet içindeki Gülenistlerin çoğunluğu buldozer gibi ezildi. Gülenistler her gün yasadışı dinlenmiş Erdoğan tapeleri yayınlamasına rağmen halkın çoğunluğu Erdoğan'ın tarafını tuttu. Erdoğan Gülen'e karşı algı savaşını çok kısa sürede kazandı. Çünkü Gülen'e karşı hemen hemen tüm toplum kesimlerinde birikmiş nefret vardı. Yarın devam edeceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.