Hatırla Sevgili' , 'Yol Arkadaşım' , 'Benim Annem Bir Melek' dizilerinde canlandırdığı rollerle dikkat çeken; 'Uyanık Bar' adlı şov programında 'Serji' tiplemesiyle sabah saatlerine kadar program yaparak üniversiteli gençlerin beğenisini kazanan oyuncu Serhat Kılıç, Zülfü Livaneli'nin 'Veda' adlı filminde kendisinden 30 yaş büyük olan 'Salih Bozok'u canlandırarak herkesi şaşırttı. "Risk almadan oyunculuk yapamam'' diyen Serhat Kılıç, Atatürk'ün yaveri Salih Bozok karakterindeki performansıyla beğeni topluyor. Filmin aynı zamanda anlatıcısı da olan Kılıç, 'Veda' ile yollarının nasıl kesiştiğini anlattı.
'Veda' filmi gündeminize nasıl geldi?
Zülfü Livaneli'nin bir film çektiğini, uzun süredir de bu filmde 'Salih Bozok' karakterine oyuncu arandığını söylediler. Ayşe Barım, "Salih Bozok rolü için seçmelere girmek ister misin?" dedi. Hemen girdim. Ertesi gün Zülfü Livaneli aradı ve "Senin deneme çekimini izledim, galiba Salih Bozok sensin" dedi.
ANILARIN HEPSİNİ OKUDUM
Zülfü Livaneli'yle nasıl bir çalışma süreci geçirdiniz?
Zülfü Livaneli'yle tanışmak başlı başına heyecan vericiydi. 'Veda' filmi benim için yıllar sonra en önemli tecrübem olarak söyleyebileceğim filmlerden biri olacak. Genelde çekilen dönem filmleri yarı belgesel nitelikli oluyor. Zülfü Bey, "Biz belgesel çekmiyoruz" dedi. Bunun özellikle altını çizdi. Sinema filmi çekmek için yola çıktı. Bana hep "Fiziksel olarak Salih Bozok'a benzemen gerekmiyor" dedi. Makyajım da birebir Salih Bozok'a benzetilmek için yapılmadı. Sadece yüzümü 60 yaşıma kadar yaşlandırmak amacıyla yapıldı. Bu filmde Salih Bozok'un birebir kendisine benzemesi önemli değildi, Atatürk'le olan güçlü ilişkisinin altının çizilmesi önemliydi. Yorum olarak da kendi Salih Bozok'umuzu ortaya çıkarmak için sette birlikte çalıştık. Rolü yorumlamak konusunda biraz daha özgürdüm.
Filme nasıl hazırlandınız?
Anıların hepsini okudum. Daha çok fotoğraflara bakarak yol almaya çalıştım. Birçok fotoğrafta hep Atatürk'ün bir adım gerisinde, gülümseyen yüzüyle gördüm Salih Bozok'u. Dikkatimi en çok çeken şey; bir insanın egolarından bu kadar sıyrılmış olması oldu. Dünyanın tüm liderlerinin saygıyla andığı dehanın sağ kolu, dostu olmak nasıldı onu irdeledim. Bozok, ona ölümüne sadık kalmış. İki dost arasında ancak bu kadar güçlü bir bağ olabilir. Bir insan bir insanı ancak bu kadar çok önemser. Bu bizim ve bizden sonraki kuşakların belki de anlamakta biraz zorlanacağı bir mesele. İnandığınız davayı her şeyden üstün tutmak. O davayı paylaştığın arkadaşınla birlikte hayata veda etmek. İntihara gittiği sahne benim için çok önemliydi, çünkü rolümün kilit noktasıydı. Zülfü Bey'le o anı çok konuşmuştuk. Bu sahnede "Paşa'yla randevuna gidiyorsun'' dedi.
SALİH BOZOK'A HAYRANIM
Salih Bozok'la ilgili kişisel fikriniz ne oldu, onu tanıdıkça neler hissettiniz?
Salih Bozok'a hayran oldum. Bu filmin merkezinde tabii ki Atatürk var ama aslında içinde yaşadığı şehri, evi, arkadaşlarını, sevgilisini, karısını kaybeden bir grup Selanikli'nin hikayesi. Bu filmi izleyebilmek için biraz empati kurmak gerekiyor. Acaba biz bugün İstanbul'u kaybetsek ne olur bir düşünün bakalım. Onlar Selanik'i kaybediyorlar. Bayraksız, şehirsiz ve evsiz kalıyorlar. Bu şartlar içinde değerlendirdiğim zaman gerçekten tarihin kahramanlarına hayran kalıyorum. O dönemde Mustafa Kemal hakkında idam kararı çıkmıştı, rütbeleri sökülmüştü. Ama Salih Bozok, dostunun yanında yer almayı tercih etti. Bu kendisinin de intiharı anlamına gelirdi. Ama o davaya ve bunu başaracak tek liderin Mustafa Kemal olduğuna inanıyordu, bunu biliyordu. Hiç tereddüt etmeden sonuna kadar yanındaydı. Her anında, her kararında...
DOST EN KIYMETLİ HAZİNE
Siz Salih Bozok gibi bir dost olabilir misiniz?
Bunu ancak dostlarım söyleyebilir. Ama sevdiğim insanlar için her şeyi yaparım. Bugüne kadar sevgisine inandığım insanlar için de her zaman elimden geleni yaptım. Bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar bile olsa Allah'tan güzel dostlarım var. İnsanın bence en kıymetli hazinesi dostlarıdır. Dünyanın en zengin adamı da olsanız dostunuz yoksa fakir kalırsınız.
Sizden 30 yaş büyük bir adamı oynarken makyaja mı güvendiniz, eğitiminize mi?
Eğitimime çok şey borçluyum. Dört yıl Bilkent'te oyunculuk okudum, Hacettepe Devlet Konservatuarı'nda da reji master'ı yaptım. Bu filmde Salih Bozok'u ortaya çıkarmaya çalışırken iyi ki bu eğitimleri almışım dedim. Benim sesim çok genç, parlak bir ses mesela. Salih Bozok'un 30'lu yaşlarından ziyade 50'li yaşlarını oynarken elbette sesimi de yaşlandırmak zorundaydım. Eğitimin faydasını işte tam da burada gördüm. Babam galadan sonra "Salih Bozok'un yaşlılığını da mı sen seslendirdin?" dediğinde çok rahatladım. Çünkü benim için işin en zor kısmı buydu. Tabii ki makyaj da bu filmde çok önemliydi. Çok deneyimli, usta makyör ve makyözlerle çalıştık.
Filmin sizi en çok etkileyen sahneleri hangileri oldu?
Balkan Göçü'nden sonra Atatürk'ün annesini cami avlusunda bulduğu ve sarıldıkları sahne beni çok etkiledi. Bir de Salih Bozok'la, Mustafa Kemal'in Meserret Kahvesi'nde karşılaştığı sahne çok önemlidir.
* ÜNLÜLERİN AZ BİLİNEN FOTOĞRAFLARI
* ÜNLÜLERİN ŞAŞIRTAN SIRLARI
* ÜNLÜLERİN ÇÖMEZLİK HALLERİ
* ÖYLE YERLERİNE DÖVME YAPTIRDILAR Kİ
* MAGAZİN TURU İÇİN TIKLAYINIZ
* ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ