atv'de yayınlanan Kenan Işık'ın hazırlayıp sunduğu 'Dünya Bir Oyun Sahnesi' adlı programa konuk olan Erol Evgin tüm soruları samimiyetle yanıtladı. Evgin, oğlu ile ilişkisi hakkında da konuştu:

Benim şarkılarımın çok ünlü olduğu yıllarda, 1977'de doğdu Murat. O yıllarda evlerde yüksek kolonlar vardı. Murat daha küçük bir çocukken ona sırtını dayar ayaklarını uzatırdı ve güm güm bas sesini içinde hissederek müzik dinlerdi. Müzikle ilgileneceğini hiç düşünmemiştim. Ama 13-14 yaşlarında benim gitarlarımdan bir tanesiyle odasına girdi ve iki yıl sonra odadan çıktığında bayağı gitar çalıyordu.
MEĞER BABAMMIŞ

Murat küçükken ben yoğun çalışırdım. Murat'ın bir esprisi vardır, "Ben Erol Evgin'i severek dinliyor ve izliyordum. Sonra bir gün eve geldi, meğer benim babammış" der. Ya da bana kapıyı açtığında annesine "Anne Erol Evgin gelmiş" diye seslenir. İş yoğunluğumdan dolayı haklı bir şikayetti. O zaman çocuklarımla paylaşamadıklarımı şimdi torunlarımla paylaşıyorum.

Murat çok güzel işler, çok güzel besteler yapıyor. Bana besteler veriyor ama onunla ilgili her habere 'Erol Evgin'in oğlu' diye başlıyorlar, ona da sinirleniyor. Onun için Murat'la birkaç yıldır aynı sahneyi paylaşmıyoruz. Ben onunla şarkı söylemeyi çok seviyorum ama o haklı olarak benimle birlikte olmayı istemiyor. Ben de saygı duyuyorum.
SANATÇIYA ÖĞÜTLER

Sanatçı olmak isteyen genç kardeşlerimize öğüt vereyim: Sanatçı, kendini kendi kafasında bir yere konumlandıracak. O yerde olmayabilir o anda ama orayı hedef seçecek ve oraya uygun işler yapmaya başlayacak. O uygunluk içinde gidecek. Kendini konumlandırdığı yere uygun olmayan işleri yapmayacak, reddedecek, kurban verecek. Birçok işi reddederek o çizgiyi sonunda kabul ettirecek. Sanat nedir? Bir büyüdür, bir hayaldir. Yani sanatçı bir şey çizecek kafasında ve onu topluma kabul ettirecek.