Sinop'ta bir hapishane... Demir parmaklıklar ardında, gün sayan mahkum kadınlar ve onların trajik hikayeleri... Kimisi birkaç yıl yatıp çıkacak, kimisi ömür boyu kavuşamayacak özgürlüğüne... Bir de onlara, zindan içinde zindan yaratan bir baş belası: Başgardiyan Ekrem... 'Parmaklıklar Ardında'nın kötü adamı Cengiz Bozkurt', Türkiye-Londra arasında geçen oyunculuk macerasını ve 'kötü adam'ı oynamanın inceliklerini anlattı...
'Parmaklılar Ardında'ya gelene kadar oyunculuk kariyerinizden biraz söz eder misiniz?
1984-85 döneminde ODTÜ'de hazırlık okurken bir gün bir ilan gördüm, hayatım değişti... Sonrasında Fizik bölümünün ikinci yılında okulu bıraktım ve 1990 yılına kadar ODTÜ oyuncusu olarak birçok oyunda yer aldım. 1990'da Londra'ya göçtüm ve orada Türkçe konuşan toplum merkezlerinde oyunculuk ve yönetmenlik yaptım. 1993 yılında Londra Üniversitesi'ne bağlı Goldsmiths Güzel Sanatlar Fakültesi'ne girdim. Londra'da İngilizce tiyatro yapan Mehmet Ergen'le tanıştım ve birlikte işler yapmaya başladık. 14 yıllık Londra hayatından sonra 2004 yılında Türkiye'ye geri geldim.'Kırık Kanatlar', 'Karagümrük Yanıyor', 'Ezo Gelin', 'Sevgili Dünürüm' dizilerinde oynadım. Ve nihayetinde 'Parmaklıklar Ardında' geldi... Londra'da yaşamaya ama son 5 yıldır Türkiye'de yoğun olarak çalışmaya devam ediyorum.
'Başgardiyan Ekrem' rolünü kabul etmenizi sağlayan duygu neydi?
'Parmaklıklar Ardında' için ikinci sezonun başıydı. Diziye kötü gardiyan arandığı söylenerek bana gelindi. Yani karakter tanımıyla girdim bu işe. Diziyi daha önceden izlemiştim, kadroyu da biliyordum, 'Sevgili Dünürüm'de oynadığım iyi karakterin arkasından, kötü iyi gider diye düşündüm.
Eskinin 'kötü adam' algısı yavaş yavaş değişiyor mu?
Tabii ki. Eskiden seyircinin kötü adam algısı Yeşilçam'dan ibaretti. O oyuncuyu başka bir yerde göremiyordu seyirci. Ama şimdi oyunculuğumuzun farklı renklerini daha rahat gösterebildiğimizi düşünüyorum. Bu da, seyircinin oyuncuya bakışını olması gereken yere çekiyor, yani profesyonelliğe...
KÖTÜ VE KOMİK
İzleyicilerden nasıl tepkiler alıyorsunuz rolünüzle ilgili?
Komik. Beni boğmaya geldiğini söyleyen birçok insan arkasından sarılıp fotoğraf çektiriyor. Bir kısım seyirci, rolümü çok iyi canlandırdığımı söyleyip, tebrik ediyor. Diğer grup yine büyük bir kızgınlıkla geliyor ama karşısında oyuncuyu değil Ekrem'i bekliyor. Bulamayınca biraz utanıyor, şaşırıyor ama "Biz sana çok küfür ediyorduk; yahu sen iyi, halim selim, güler yüzlü bir insanmışsın" deyip gidiyor. Ama her iki grupta değişmeyen özellik, gardiyan Ekrem'e duyulan kızgınlık... Bir üçüncü grup var ki tonton teyzelerden ve orta yaşlı erkeklerden oluşan... Onlar Ekrem'i komik buluyorlar ve her şeye rağmen çok seviyorlar...
* ÜNLÜLERİN AZ BİLİNEN FOTOĞRAFLARI
* ÜNLÜLERİN ŞAŞIRTAN SIRLARI
* ÜNLÜLERİN ÇÖMEZLİK HALLERİ
* ÖYLE YERLERİNE DÖVME YAPTIRDILAR Kİ
* MAGAZİN TURU İÇİN TIKLAYINIZ
* ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ