Beyoğlu deyince birçoklarının aklına gece hayatı, benim aklıma ise semtle birebir özdeşleşen Rebul Eczanesi ve 'Hacı Abdullah Lokantası' gelir. İstiklal Caddesi'nde yemek tutkunlarını buluşturan 'Hacı Abdullah'ın kapısından girmek ise sanıldığı kadar kolay değildir. Ne de olsa 122 yıllık bir geçmişiyle Sultan Abdülhamit'in 1888 yılında berat verdiği ilk lokantadır. Ona göre de kendine has ama cümlelerle ifade edilemeyen bir raconu vardır. Bir kere şık giyineceksiniz, cebiniz biraz para görecek ve kibar olacaksınız. Benim mekanla olan gönül bağım da bu kurallara olan sempatim nedeniyle yüksek öğrenim dönemimde başladı. Döner ve lahmacun gibi Türk işi fast-food'la beslenen her midenin kurtarıcı mekanı 'Hacı Abdullah'a gitmek için can atar, elimden geldiğince gitmeye çalışırdım. 'Hacı Abdullah', temizliği ve düzeniyle takdirimi, leziz yemekleriyle de kısa sürede gönlümü fethetmeyi başarmıştı. Biraz araştırmayla mekanın dekoratif özelliklerinin de ne kadar özenli olduğunu öğrenmiştim. Mesela; döşemelerde kullanılan karanfil işlemelerinin Fatih Sultan Mehmet Han'ın kaftanındaki işlemelerden esinlenilerek yapıldığı, lale figürlerinin ise lale devrini sergilediğini zamanla anlamıştım.
200 KİŞİYİ AĞIRLARIZ!
'Hacı Abdullah Lokantası', 122 yıl boyunca sadece dört işletmeci değiştirdi. Ustadan çırağa devredilen lokantayı, şu an üçüncü kuşaktan dört arkadaş Rasim Akcan, Fahri Gündüz, Mehmet Gülen ve Abdullah Korun; yönetiyor. Hacı Abdullah'ın genel müdürü Abdullah Korun yüzde 80'ini yerli, yüzde 20'sini yabancının oluşturduğu müşteri portföyünden çok memnun olduğunu söylüyor ve mekanı şu sözlerle anlatıyor: "Lokantamız ortalama 200 kişiyi ağırlayacak kapasiteye sahip. Restoranın mutfak kısmında dördü aşçıbaşı olmakla birlikte toplam 10 personel hizmet veriyor."
ESNAF RAHATSIZ!
Peki mekanın hemen yanında yapılacak iş merkezi için Abdullah Korun ne diyor? Korun, "Demirören grubu tarafından dört yıl önce yapımına başlanan iş merkezi inşaatı, çevrede bulunan tüm esnafa rahatsızlık veriyor. 30 metre derinliğe kadar inildiği için çevredeki birçok işyeri, bina ve tarihi Ağa Camii büyük zarar gördü. Binaların duvarlarında büyük çatlaklar meydana geldi ve hatta Ağa Camii kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı" diye konuşuyor. Şimdi herkes tarihi bir binanın yanına yapılacak olan iş merkezinden söz ediyor. Bakalım ne olacak?
MERAK EDENLER İÇİN MEKANIN TARİHÇESİ
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine rastlayan 1888 yılında Karaköy Rıhtımı'nda 'Abdullah Efendi' adıyla bir lokanta açıldı. Lokantanın işletme ruhsatı Sultan II. Abdülhamit Han tarafından verildi. Ülkeleri adına İstanbul'u ziyaret eden resmi ve özel heyetler, 'Abdullah Efendi'de ağırlandı. 1915 yılında ise 'Abdullah Efendi Lokantası', Karaköy Rıhtımı'ndan Beyoğlu'na taşındı.
1958 YILINDA TAŞINDI!
İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Rumeli Han'ın zemin katında hizmetine devam eden mekan, 1958 yılında şimdiki bulunduğu yerine yani Ağa Camii yanındaki Atıf Yılmaz Caddesi'ndeki tarihi binasına taşındı. Lokantaya adını veren Hacı Salih, ilerleyen yaşını göz önünde bulundurarak, görevini yetiştirdiği çıraklarına yani emekçilere ve ustalara devretti.
MÖNÜ'NÜN EN PAHALI VE EN UCUZLARI
Kuzu Tandır .............21 TL
Beğendili Kebap .....18 TL
Elbasan Tava ...........18 TL
Kuzu İncik Patlıcanlı 18 TL
Fukara Keşkülü .........7 TL
Aşure ..........................7 TL