
Güzel olduğunuz kadar da küstahsınız da…

Anneciğim, ben bu amcayı çok sevdim. Ona 'baba' diyebilir miyim?

Senin annen bir melekti yavrum.

Ağlamıyorum. Gözüme toz kaçtı.

Seni sevmiyorum, seninle oyun oynadım, bunu anlamadın mı hâlâ!

N'olur gerçeği söyleyin doktor, yaşayacak mıyım?

Hayır, siz beni kovmuyorsunuz. Ben vazifemden istifa ediyorum!

Tanrım, bu resim... Bu resim...

Aman tanrım, göremiyorum... Göremiyorum… Kör oldum.

Evlenince pembe panjurlu, içinde boy boy çocuklarımızın olduğu bir bir evimiz olacak.

Aman Allahım, ne kadar mesudum!

Bu ses… Bu ses… Olamaz, git… Git buradan...

Sizi ebediyete kadar bekleyeceğim.

Tanrım, ne kadar bedbahtım.

Bana yıllar önce çılgıncasına sevdiğim bir kadını hatırlattınız...

Fakirsin sen… Fakir… Fakir…

Sen kaç yiğidim, ben onları oyalarım.

Yavrum, İstanbul sana neler etmiş? nBiliyordum. biliyordum... Ölmediğini biliyordum...