"Bir yaz günü plajda oturuyor, kumlarla oynayan iki çocuğu seyrediyordum.
Her ikisi de deniz kıyısında; kapılarıyla, kuleleriyle, tünelleriyle kocaman bir kale yapmak için beraberce harıl harıl çalışıyorlardı.
Kale neredeyse tamamlanmışken, büyük bir dalga gelip kaleyi bozdu.
Her şey, bir anda ıslak bir kum yığınına dönüşmüştü.
Bütün uğraşlarının bir anda gözlerinin önünde yok olduğunu gören çocukların gözyaşlarına boğulmalarını bekliyordum.
Ama çocuklar beni şaşırttı.
Ağlamak yerine, ikisi de kalkıp el ele tutuştular ve gülerek kıyıdan biraz daha uzaklaşıp yeni bir kale yapmaya giriştiler.
Çocukların, o anda bana önemli bir ders öğrettiklerini fark ettim.
Yaşamımızdaki her şey, yaratmak için üstünde çok zaman ve enerji sarf ettiğimiz her karmaşık yapı, aslında kumdan yapılmışlardır.
Sadece başka insanlarla kurduğumuz ilişkiler ayakta, sağlam kalabilir.
Er ya da geç, bir dalga gelip kurmak için yoğun çaba sarf ettiğimiz çalışmaları anında yıkabilir.
Böyle bir durum karşısında sadece, yanında tutacak bir eli olan insan gülümseyebilir."
-R. Harold Kushner
HER ŞEY YARADAN'IN
Bu Harold denen arkadaşın, büyük bir ihtimalle böyle bir olay başına gelmemiştir. Ama kurgu veya gerçek, anlatılmak istenen güzel.
Hepimiz kabul ediyoruz, her şey yüce Yaradan'ın.
Bize verilen her ne ise, emaneten üzerimizdedir.
Her an her şey olabilir, bir anda kaleler yerle bir olabilir.
Bu yüzden en sağlam yatırım, dost biriktirebilmek galiba.
Arkadaşları her zaman pek kıymetli olan bir insandım zaten ama son 1.5 yıldır yaşadığım Çeşme-Alaçatı'da, yani özellikle kışları sen-ben-bizimoğlan şeklinde geçirdiğimiz şu küçük sahil kasabasında bir kez daha anladım ki, bu hayat insanlarla daha kolay.
Eğer benim burada yaz-kış yaşayan ya da her hafta sonu İzmir'den atlayıp gelen arkadaşlarım olmasaydı burada zaman nah geçerdi!
Geçse de günler böyle keyifli yaşanmazdı.
FESATLIK ETMEYECEK
Bu dünyada yiyecek ekmeğin yoksa bile dostların olacak kardeşim. Ben bunu bilir, bunu söylerim.
İnsanı zor gününde iyot gibi açıkta bırakmayacak, iyi gününüzde en az sizin kadar mutlu olacak...
Fesatlık etmeyecek, kıskanmayacak, çok çok gıpta edecek...
Eleştirecek, yorumda bulunacak ama yargılamayacak, suçlamayacak...
Saçmaladığında azarlayacak belki ama asla küçümsemeyecek, ilk hatada dönüp arkasını gitmeyecek.
Bunları, sadece dost değil, sevgili kriterleri olarak da düşünsek fena olmaz aslında.
Yukarıdaki maddelerin üzerine bir de 'çok iyi sevişecek, tutkuyla sevecek, sizi parmağının ucuyla tutmayacak, kucak dolusu kavrayacak, koruyup kollayacak'ı ekledik mi, 'mikemmmel' sevgili portresi ortaya çıkıyor zaten.
Dost veya sevgili; etrafınızda, yanınızda, yamacınızda varsa böyle birileri; kıymetini bilin.
Dizinin dibinden ayrılmayın.
Veya sizin kıymetiniz bilinmiyorsa, o kumdan kalesi devrilen çocuklar gibi bir an bile düşünmeden dönün arkanızı gidin.
Bu dünyada eli tutulacak daha çoook insan var çünkü.