Şımarık bir şey olarak tanımlıyorsunuz yaptığınız işi...
C.Y.: Bak kendimizi şekilden şekle sokuyoruz. Biz koskoca adamlar, evde çocuk bakıyor olmamız gerekiyor, böyle şeylerle uğraşıyoruz. Hoş Ozan'ın (Güven) çocuğu var, Zafer (Algöz) ağabeyin de.
D.E.: Bir biz yapmamışız. Onlar da nasıl fırsat bulmuşlar bilmiyorum.
C.Y.: Valla benim yıllar önce yaptığım tespit şu; çocuk yapma anı zevkli de, bakması zor.
DAHA KENDİMİ YAPAMAMIŞIM!
Bir de herkesten yapılmaz çocuk...
C.Y.: Ben etrafımdaki bazı arkadaşlarıma bakıyorum, şimdi Demet yanımda diye ona bakıyorum, bu çocuk yapsa ne iyi olur memleket için... Gelgelelim en ufak şeyi yaparkenki rahatsızlığını düşünüyorsun insanın, bir de insan yaparkenkini düşünsene... Film yaparken bile 20 kramp geçiriyorsun.
D.E.: Film yapmaya benzemez çocuk yapmak. "Herkesten çocuk yapılmaz" dedin ya, ben kendime bakıyorum; benden çocuk olur mu? Olabilir dediğim an yaparım. 'Anne olabilirim de baba nerede' gibi bir durumum yok benim.
Erkek olarak senin için bir sorun yok, 60'ında da baba olabilirsin.
C.Y.: Anthony Quinn havası mı gördün bende? Ben öyle bir film karakteri olmak istemiyorum ki. Mesela 50'sinde 20 yaşında kızlarla çıkmak istemiyorum. Yakışır, yakıştırırım ama onlar film karakteri. Hayatım öyle olsun istemem. Hayatım bir roman falan! Üniversitede sordular "Çocuk sahibi olmak istiyor musunuz?" diye. Ben daha kendimi yapamamışım dedim. Çocuğu nasıl yapacağım?