
"Fetih 1453" filminin fragmanı yayınlandı. Millet olarak bu güne kadar düzgün bir tarihi film veya belgesel çekmişliğimiz yoktur. Yok efendim ünlü Hollywood aktörleri Atatürk'ü canlandırmayı kabul etmiş de sonradan araya giren lobilerin baskılarından korkmuşlar... Oscar'lı yönetmenler önce kabul etmiş, sonra bilinmeyen bir sebepten vazgeçmiş... 50 senedir bu konuyu konuşuyoruz, elimizdeki sonuçlar; lise tarih kitaplarındaki bilgilerin müsamere soslu canlandırmaları "Kurtuluş" ve "Cumhuriyet" filmleri, bir de History Channel'da zar zor yayınlanacak, Can Dündar imzalı "Mustafa."
Bu ülke hâlâ layıkıyla bir Atatürk potresini bile beyaz perdeye taşıyabilmiş değil.
BİR DETAY AMA...
Bu yüzden, tarihi filmlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. "Fetih 1453"ün fragmanını da bu düşünceyle izledim. Hemen söylemem gerekir ki, üç dakikalık seçme görüntüler bile ciddi ve görsel anlamda doyurucu bir iş yapıldığını ortaya koyuyor.
Savaş sahneleri yabancı örneklerini aratmayacak düzeyde. Son dönemlerin klasiği olan, taraflardan birinin binlerce ok atması, diğerlerinin de havada süzülen oklardan kalkanlarıyla korunması sahnesi bile var. Gemilerin karadan yürütülme sahneleri de gayet tadında. Belli ki bizi "Allah Allah nidalarıyla dayandık surlara, Bizans kefereleri kaçacak delik aradı"dan fazlası bekliyor.
Yalnız gözüme takılan bir detay var, paylaşmam gerekiyor. Detay, Fatih Sultan Mehmet'in burnu. Tüm tarihi belgelerde ve resimlerde Fatih Sultan Mehmet, karakteristik kemerli bir burunla tasvir edilir. Padişahın en bilindik portresini çizen Bellini'nin eserinde bile bu burun yapısını görmek mümkündür. Kısaca Grek burnu denir buna...
İzlediğim fragmanda Fatih Sultan Mehmet'i canlandıran Devrim Evin'in burnu maşallah hokka gibi. Tamam, hem görünüş hem yetenek hem de burun yapısı dikkate alınarak bir aday bulmak zor olabilirdi ama en azından hokka burunlu bir padişahımız da olmasaydı. Bir detay olabilir ama bilinsin istedim.
Bir de bu aralar sağlık sorunlarıyla uğraşıyor ama Cüneyt Arkın üstadı da filmin bir karesinde görmek hoş olurdu. Yapımcıların aklına geldi mi acaba?