Elif Hanım, hamileliğiniz nasıl geçti? Sizin için zor muydu?
Hamileliğimin ilk aylarında çok bulantım oldu. Ben vejetaryendim ama dördüncü ayımda et aşermeye ve yemeye başladım. Bir de bebeğin pozisyonu ters olduğu için bir siyatik ağrısı oldu, yürüyemedim. Ama bunlar kısa süreli durumlardı, onun dışında hamilelik süper bir şey. Hatta hamileliğimin bitmesini istemedim. Çünkü hamile olduğunuzu gören herkes size ekstra bir ilgi gösteriyor. Benim hamileliğim çok eğlenceliydi.
Hamile olduğunuzu duyduğunuzda neler hissettiniz ve Murat Bey'e bu haberi nasıl verdiniz?
Öğrendiğimde önce şok oldum. Murat'a da telefonla haber vermedim, akşam eve gelmesini bekleyip yüz yüzeyken söylemek istedim. Bizim bir kedimiz var ve ben Murat'a her zaman "Babası, babası" diye takılırım. Yemek yiyorduk, dedim ki: "Sana bir sürprizim var, bu sefer gerçekten baba olmak ister misin?" Murat o an boğuluyordu. Şok oldu.
Doğumunuz nasıl geçti?
Doğumum tam bir komediydi. Akşam suyum geldi doktora gittik. Gider gitmez epidural iğneyi yaptılar, ama epidural etkisini göstermeden benim sancılarım başladı. Doktorum 'Daha zaman var' diye muayenehanesine gitmişti. Hastaneye nasıl geldi, beni ameliyathaneye nasıl aldılar hiç bilmiyorum. Neredeyse yolda doğuracaktım. Hatta bir fotoğrafçı ile anlaşmıştım, o bile yetişemedi. Ben doğumumu yaptım, Murat göbek bağını kesti ve fotoğrafçı ancak o ana yetişebilmişti. Yani ben hiç bu kadar hızlı bir doğum görmedim.
Anne olmak sizi değiştirdi mi?
Şöyle ki, ben çocuklarla ilgilenen biri değildim. Ama Erem doğduktan sonra kendimi bütün sinirleri alınmış bir insan gibi hissediyorum.