Seçkin Piriler Tangöze; Duman grubunun solisti, eşi Kaan ve bu ay bir yaşına basan oğulları Hakan ile değişen hayatını Mother& Baby dergisinden Pelin Hasçalık'a anlattı. İşte Seçkin Tangöze'nin anlattıkları:

Eşimle 2006 yılında, arkadaşlarımız aracılığıyla tanıştık ve tanıştığımız an aşkımız başladı. Daha ilk gördüğüm an ona tutuldum. Konserini seyrederken, sanki orada kimse yokmuş ve şarkıyı sadece bana söylüyormuş gibi hissettim. Adeta tüm insanlar yok olmuştu, sadece bana bakıyordu... Hislerim karşılıklıymış ki, bu şekilde gelişti her şey.
ONUNLA DEĞİŞTİM

Çocukluğumdan beri aklımda evleneceğim ve çocuğum olacak gibi bir fikir vardı. Ama ne zaman olacağını Kaan'la tanışmadan önce hiç düşünmemiştim. Ben Kaan'a gerçekten çok aşık oldum. Beni tanıyan herkes bilir, onunla çok değiştim. Kaan da çocukları çok seviyor.

Çocuk fikrine her zaman sıcak bakmışımdır. Eşimle uzun senelerdir beraberiz ve benim için doğru insanın o olduğundan eminim. Kaan karşıma çıktıktan sonra, "İşte hayatıma girmesi gereken, evleneceğim insan, çocuğumun babası olacak kişi bu" diye düşündüm. Uzun bir flört dönemi geçirdikten sonra, baktık ki birbirimiz için çok doğru insanlarız, evlenip bebek sahibi olmaya karar verdik.
HİÇ AŞERMEDİM

Hamile olduğumu ilk öğrendiğimiz an bir sürpriz yaşadık. Kaan çok sevindi, havalara uçtu. Ultrasonda ilk kalp atışlarını duyduğumuzda çok heyecanlandık.

Dokuz ay boyunca, onu kucağımıza alacağımız günü iple çektik. Hamileliğim süresince genel olarak çok sakin ve mutluydum. Ama tabii duygusal açıdan kadınların hassas olduğu bir dönem. Reklamlara dahi ağladığım olmuştur. Çok sıradan şeylere bir anda gözlerim dolabiliyordu.

Hiç aşermedim. Gecenin bir vakti "Hadi Kaan kalk, bana şunu getir" dediğim olmadı. Şimdi Kaan'a diyorum ki, "Bir daha hamile kalırsam, bunu kesinlikle yapacağım."
DOĞUM SONRASI
n Hastaneye gittiğimde doğumun başladığını söylediler. Doğuma alındığımda epidural yapılmıştı. Sezaryen olacağını söylediklerinde genel anestezi istedim. Sancı uzun sürmüştü ve dayanacak halim kalmamıştı.

Hakan'ı kucağıma aldığımda çok heyecanlandım. Çok minik, çok tatlıydı. Çok bambaşka duygular bunlar, nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Etrafımdaki herkesin gözlerindeki o pırıltıyı görmek harika bir duyguydu.

Dokuz ay boyunca kendimi hazırlamışım herhalde, bebek doğduktan sonra ilk günler hiç zorlanmadım. Hakan'ın her şeyini güle oynaya yaptık. Her adımda Kaan yanımdaydı, her devresinde bana destek oldu.

Doğuma girdiğimde 15 kilo almıştım. Hakan doğdu, henüz bir haftalıkken 36 beden şortum gayet rahat üzerime oldu. 40 gün sonra ise her şeyimle eski halime geri döndüm.
ŞU AN ÖNCELİĞİM HAKAN VE KAAN

Şu an bebek bakımı için yardım almıyorum. Hakan'a ben bakıyorum; her şeyi deneyerek öğreniyorum. İşimle ilgili önemli bir proje olmadığı sürece tam zamanlı bakıcı almayı da düşünmüyorum. Şu an için önceliğim Kaan ve Hakan.

Hakan'ı hâlâ emziriyorum. Hiç hazır mama vermedim; biz ne yersek onu yiyor. Kıyafetlerini ve odasını, o doğmadan önce yavaş yavaş hazırladık. Önce internetten araştırma yaptım ama online alışveriş yapmayı, görmediğim bir şeyi almayı tercih etmiyorum. Kaan da hangilerini beğendiğini bana gösterdi. İkimizin zevkine uyan bir oda oldu.

Emekliyor, daha ayağa kalkmadı. Bugün bir yaşına girecek. Doğum gününde evimizde küçük bir parti vermeyi düşünüyorum.
HAYATINDA MÜZİK OLSUN

Hakan, anaokuluna mümkün olduğunca geç gitsin istiyorum. İki yaşında veren anneler var, ben veremem. Anne kuzusu daha, benim yanımda olması lazım. Şu anda çocuğumla ilgilenmek çok hoşuma gidiyor. Bir bakıcıya güvenmem mümkün değil. Güvenebileceğim iki kişi var, benim annem ve Kaan'ın annesi.

Oğlum ileride ne isterse onu yapacak. Sadece dört yaşındayken piyano eğitimi alsın istiyorum. Genlerden geçeceğini, onun da müziği seveceğini ve ilgileneceğini düşünüyorum. Başka bir meslek de yapsa, müzik her zaman hayatında olur gibi geliyor.