Olcay Yusufoğlu
Oyuncu olmaya ortaokuldayken karar vermiştim

1988 Ankara doğumluyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı 4'üncü sınıf öğencisiyim.

İlkokuldan beri tiyatroya meraklıydım. Ortaokulda oynadığım piyesten sonra, selama çıktığımda tiyatro okumak istediğime karar verdim.

'ES-ES'te canlandırdığım 'Alaz' karakteri zengin ve şımarık bir kız. Ama ilerleyen bölümlerde daha samimi, içten, daha bizden biri olacak.

Öğrenciliği seviyorum. Bu hikayede kendi öğrenciliğimi pek bulamıyorum aslında... Mesela benim arabam yok. Ama dostluklar hep aynı...
ES-ES benim ilk tecrübem

Bu dizi benim ilk kamera tecrübem... Çalışırken aynı zamanda ışık ve kamera kurulumuna da dikkat ediyorum. Meraklı bir oyuncu adayıyım.

Her zaman tiyatro yapmak istiyorum. Sahne büyülü bir yer ve ben hayatım boyunca bu büyünün etkisinde kalmak niyetindeyim.
Mert Aydın

1987 İstanbul doğumluyum. Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü 2'nci sınıf öğrencisiyim.

'ES-ES'ten önce bir reklamda yer almıştım. Açıkçası, bu iş karşıma çıkmadan önce artık sinema ve TV'de şansımın dönmeyeceğini düşünüyordum. Ama garip bir şekilde hayatım bir anda değişti. Şansım sayesinde bu dizideyim sanıyorum.
Koray eğlenceli ve zeki

Dizide canlandırdığım Koray çok eğlenceli ve zeki biri... Hayata ve arkadaşlarına karşı hep iyi niyetli. Alaz'a sırılsıklam aşık. Ama biraz saf bir tarafı da var. Hani olur ya, çok zekidir ama söyleyeceği şeyi hep yanlış söyler, işte o tarz bir genç.

'ES-ES' sayesinde ilk kez bir dizi seti gördüm. Çok zorlandım ama ekip arkadaşlarım sağ olsun... Özellikle Ahmet Rıfat Şungar'dan kamera oyunculuğu adına çok şey öğrendim. Bana çok yardımı oldu.

Koray karakteriyle ortak bir noktamız var. Tıpkı onun gibi hayata yenik başladığımı düşünüyorum. En yakın arkadaşım bir araba hırsızı olsaydı, onunla arkadaşlığımı kesmek yerine onu daha iyi tanımaya çalışır ve yanında olurum.
Okulu dizi için dondurdum

Okulla aram çok iyiydi. Taa ki bu dizi işi çıkana kadar... Şu anda okulumu bu proje için dondurdum. Ama işlerimi yoluna koyar koymaz okuluma geri dönüp mutlaka bitireceğim.

Televizyonla aram hiç yok, izlemiyorum. TV'de yeni bir oyuncuyum ama bu sektörle ilgili çok da fikir sahibi değilim. İleride, iyi bir sinema filminde oynamayı çok isterim. Ama hayatım boyunca da tiyatro sahnesinde olmak istiyorum. Çünkü burada kamera oyunculuğu ve tiyatro oyunculuğu arasındaki farkı çok iyi anladım. Tiyatro efsanevi bir şey...
Beyza Şekerci
Dilşa'nın ahlâki değerleri farklı

1988 İstanbul doğumluyum. Mimar Sinan'ın Bale Bölümü'nü geçen yıl bitirdim. İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde dans ediyorum.

Çok küçük yaştan beri dans edip, oyunlarda sahneye çıkarken oyunculuğu çok sevdiğimi anladım.
Şive dersleri aldım

Dilşa karakterini ilk okuduğumda çok sevdim. Ama bir o kadar da zor bir rol olduğunu düşündüm. Alışılmışın dışında bir hikayesi var bu kızın. Üniversite okumak için Doğu'dan gelmiş. Yaşam biçimi, hayat tarzı, alışkanlıkları, aile düzeni, gelenekleri ve ahlaki değerleri herkesten çok farklı. O yörenin konuşmasını ve beden dilini kendime daha rahat geçirebilmem için şive dersleri aldım.

Dizi ekibine çok alıştım. Oyuncu arkadaşlarımla da güzel bir enerji yakaladık sanırım.

Geriye dönüp baktığımda; yüzümü güldüren zamanların çoğunlukta olduğu bir üniversite hayatı geçirdim diyebilirim.
Uras, Tercan'ın sırrını öğrenecek
'ES-ES'te bu akşam yine heyecan dorukta! Uras, Gürel ile son kez konuşmak ister fakat Gürel ona bir tuzak hazırlamıştır. Tercan da bu tuzağın bir parçası olmuştur. İki kardeş zor da olsa beladan kurtulur. Bu sırada İstanbul'dan aldıkları haber üzerine hemen harekete geçerler. Anneleri Selmin, Azmi'nin elindedir. Günlerdir üniversitenin her yerinde Dilşa'yı arayan Azad ise sonunda genç kızın izini bulur. Dilşa yurdu terk ederek Uras'ın evine sığınır. Azad, yurt görevlilerinin şikayeti üzerine karakola götürülür ancak Dilşa'yı tam yakalamışken vazgeçmeye niyeti yoktur. Işık ise Uras'a sürpriz yapma hazırlığındadır ama Uras'ın başına gelenleri duyunca her şey değişir.