Show Radyo'nun Müzik Direktörü ve program yapımcısı Hakan Demir, her gün 'Expres Show' isimli bir program yapıyor. 15 yıldır mikrofon başında olan Demir, 'içten ve samimi tarzıyla' yıllardır, kendisi gibi program yapan birçok kişinin önüne geçtiğini iddia ediyor. Her gün üç saat yayında olan Hakan Demir, müziği ve insanları sevenler için radyoculuğun ideal bir meslek olduğunu belirterek, "Çok şanslı olduğumu düşünüyorum" diyor. Türk Pop Müziği'nin en iyilerini dinleyicileriyle paylaşmayı hedef edinen Hakan Demir ile mikrofon serüvenini konuştuk.
BİR ANONSLA BAŞLADIM
Ne zamandan beri radyoculuk yapıyorsunuz? Başlama hikayenizi bizimle paylaşır mısınız?
1995 yılında başladım, 15 yıl oldu. Birçok radyocu arkadaşım gibi bu işe tesadüfen giriştim. Radyoculuğa başlamadan önce de sıkı bir radyo dinleyicisiydim. Radyoda duyduğum bir anonsla her şey başlamış oldu, bir anda kendimi mikrofon başında buldum.
Başlarken korkmadınız mı?
Hiç korkmadım, korkacak bir şey de yok. Radyoculuk çok özveri isteyen bir meslek... Eğer müzikle ve insanlarla uğraşmayı seviyorsanız, bu işten korkmanıza hiç gerek yok.
Programınızın içeriğinden bahsedebilir misiniz?
Hafta içi her gün üç saat yayındayım. Programım müzik ağırlıklı. Yeni çıkan albümler, yeni sanatçılar, müzik dünyasındaki son gelişmelerden bahsediyorum. Haftada bir gün sanatçı konuk alıyorum. Uzun zamandır bu işi yaptığım için, sektörle ilgili ilk haberleri duyan biri olarak bazılarını dinleyicilerimle paylaşıyorum tabii ki. Müzikte en son ne varsa, konularımın içinde onlar oluyor. İsteklere de yer veriyorum.
Hedef kitleniz kimdir?
Show Radyo'nun hedef kitlesi, iyi müzik dinlemek isteyen herkes... Bu bağlamda kendim için belirlediğim özel bir hedef kitlem yok.
Programınızda nasıl müzikler çalıyorsunuz?
Türk Popu'nun Liderleri'ne yer vermek temel kuralımız. Yeni sanatçıları da destekliyoruz tabii ki. Yeni çıkan tüm albümleri dinleyip, en uygun ve en doğru olduğunu düşündüklerimizi dinleyicilerimizle paylaşıyoruz.
Kimler sizi dinliyor?
İyi ve kaliteli müzik dinlemek isteyenler bizi tercih ediyor. Kendi programımın son 1.5 saatini dinleyici istek ve mesajlarına ayırıyorum. Dinleyicilerin isteklerinden o günkü psikolojik durumlarını hissederek, onların sesi olmaya çalışıyorum. Bu durum onlarla aramda çok güzel bir bağ kurulmasını sağlıyor.
HER YERDE YANINIZDA
Mesleğinizin en sevdiğiniz yanı nedir?
Çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Sevdiğim işi yapıyorum. Neredeyse 24 saatini müzikle geçiren biri olarak, yeni çıkacak albümlerin oluşum aşamalarında bulunmak, albümlerin yeni şarkılarını ilk kez dinlemek, sanatçıların duygularını paylaşmak çok keyifli. Ayrıca burada çok güzel bir ekibe sahibiz, bu durum işimi her gün daha çok sevmemi sağlıyor.
Radyolara olan ilginin azaldığını düşünüyor musunuz?
Aksine çoğaldığını düşüyorum. Çünkü radyolar çok yol aldı, çok yenilendi. Radyo dinlemek, görünmez bir arkadaşa sahip olmak gibi bir duygu. Ona her yerden ulaşabilip, her yerde yanınızda taşıyabilirsiniz.