Çocuklarla karşılaşınca 'mutluluk onun hakkı' diye bırakmış Sezuşcuk… Hem de anında İstanbul'a dönmüş… Ve aşkının ardından, o ünlü 'Adı bende saklı' şarkısını yazmış...
Kim bilir belki de benim gibi, yapayalnız çıktığı bir vapur yolculuğunda gönlüne düşmüştü bu dizeler… "Mutluluk en çok onun hakkı. Bu yorgun kırık dökük hikaye de, adı bende saklı…"
Yanımdaki kadınlardan biri son olarak içini çekti ve "Ne güzel aşklar yaşamış Sezen" dedi… Diğerinin cevabı kelimesi kelimesine aklımda: "Ne güzeli, sekiz ölü, yedi yaralı bırakmış geçmişte… Kadın acıların kadını"
Not; Sezen'i ne kadar sevdiğimi ve onu kırmak istemeyeceğimi herkes bilir. Bunları sizlerle paylaşma nedenim; şu boktan hissiyatsız dünyada biraz içiniz ısınsın istedim. Yalan da olsa böyle aşkların yaşanmasını istiyorum belki de… Hem size de iyi gelmedi mi, şu iktidar savaşları, itişmeler, kakışmalar ve onca mutsuzluk arasında böylesi pembe beyaz bir hikaye? Kadınlar öyle içtenlikle anlatıyorlardı ki sizlere aktarmadan edemedim. Doğrudur yalandır bilemem, yalansa konusu şarkı olsun, doğruysa Sezen'e helal olsun…
Son bir not da Medyafaresi'ne; Benden birkaç gün yazı filan beklemeyin. Wimbledon'a gideceğim, röportaj yapmaya. Dönünce görüşürüz…
Hadi bakalım jenerik aksın.