
Saatlerdir saçımı başımı yoluyorum.
Sinir içinde en son eylemim telefonun ucundaki görevliye "Beyazıt Öztürk'ten nefret ediyorum!" diye bağırmak oldu.
Görevlinin suçu yok!
Beyaz'ın da suçu yok! Tabii ki ondan nefret etmiyorum, o benim en sevdiğim adamlardan biri.
Ama Denizbank'ın suçu çok.
Yıllardır nedense Denizbank'la çalışıyorum.
KEÇİLER KOLBASTI YAPIYOR
Öyle tutucu ve inatçı bir tarafım vardır, ne yapayım?
Başladım mı gider. Bir kere elimi verdim mi, yüzde 500 kolum da orada kalacaktır.
Bendeki bağlanma hastalığı mıdır, nedir?
Diyelim kuaförse hep aynı kuaför, balıkçıysa aynı balıkçı ve aynı masa, şairse hep aynı beşi... Müzik CD'leri ille de aynı mağazadan alınacak, uçak biletlerimi aynı kişi ayarlayacak, çiçekçim bir tane, öbürüne gitsem dört bir yanım kaşınır...
Öyle takılıp kalıyorum işte.
Ta ki sinirlerim bu sabahki gibi zıp zıp zıplayana, keçilerim yan yana dizilip etrafımda kolbastı yapana kadar.
Efendim şimdi bu bizim Denizbank, yeni reklam kampanyasıyla beraber başımıza yeni internet sitesi çıkarttı.
Biz ne güzel, gül gibi tabir ettiğimiz şekilde, oooh tıkır tıkır işlerimizi yapıyorduk. Sorunsuz, sessiz, sedasız.
Kendi aramızda internet bankacılığında Denizbank'ı tek tutuyorduk falan.
Hah! Sen misin memnun olan.
Bütün siteyi değiştirdiler mi, değişince düzen bozuldu mu, karıştı mı, karışınca ekranda donmalar, işlem yapamamalar, hatalar, kilitlenmeler baş gösterdi mi; gösterdi!
HERKES ŞİKAYETÇİ
Bir de ben işlerimi yapamamanın öfkesiyle ekranı pataklamak isterken Beyaz dört bir yandan 'Cuma' kılığında çıkıp yanık teniyle sırıtmıyor mu?
Sabahın köründe bünyede sistem çöktü tabii.
Son çare yardım hattını aradım. (Evet! yardım hatlarını aramak daima son çaredir, sabır gerektirir) Allah'ım aklımı koru fonda tatil köyü müziği çalıyor... Seni deee Maldiv'ini deee denizini deee Beyaz'ı daaa... Tövbeee....
Nihayet kavuştuğum yardım hattındaki kız gerçekten yardımcı olmaya çalışıyor ama beni tutana aşk olsun.
Elli beş bin sekiz yüz elli sekiz tane soruya cevap vermem gerekince iyice zıvanadan çıktım.
Dedim; "Bakın ben çıldırıyorum. Bu nasıl internet bankacılığı, biri bana söylesin!"
Kız demez mi;"Herkes şikayetçi, düzelteceğiz hanımefendi..."
E güzel, madem herkes şikayetçi o zaman eski sisteme dönün.
Yoook! O da yok! Başımıza gelen gelmiş bir kere; dilekçe yazıp şikayet edecek sonra da haber bekleyecekmişiz.
Valla şu hasta yatağımda yatarken cep telefonum kapanırsa, Denizbank'ta yetkili kimi bulursam kavga edeceğim. '
CUMA'NIN BELALISI AYŞE
Ey Denizbak yetkilileri; dilekçe yazıp da bozuk sistemin düzelmesini bekleme noktasını çoktan geçtim.
Anladığım kadarıyla diğer müşteriler de geçmiş.
Biz Maldiv, kum, deniz, çıngıl çıngıl, şirine müzikler istemiyoruz.
Bize eski internet bankacılığımızı verin, işimizi görelim, yeter!
Şikayetçiyiz! Ve sadece yardım istemek için aradığımız müşteri hizmetlerinde de üç yüz seksen beş bin yedi yüz elli altı soruya cevap vermek zorunda da değiliz.
Biraz yardımcı olun.
Cep telefonum ödeme yapamadığım için kapanırsa suçlusu da sizsiniz.
Ha yoo, inadım inat Turkcell şubesine gidip faturamı ödemeyeceğim, benim bütün düzenimi bozdunuz. Görünen o ki diğer müşterilerinkini de bozdunuz, düzeltin kardeşim! İmza: 'Cuma'nın belalısı Ayşe.
