Eskiden ikinci el ya da vintage denilince akla yalnızca tasarruf veya nostalji gelirdi; bugünse lüksün yeni manifestosu haline geldi. Moda dünyasında sürdürülebilirlik, kimlik ve miras temaları ön plana çıktıkça, birçok büyük marka kendi resale (yeniden satış) platformlarını kurdu. Ya da vintage odaklı alt markalar yarattı. Artık lüks sadece "yeni" olanla değil, "zamana karşı ayakta kalan" parçalarla da tanımlanıyor. Son dönemde durum öyle bir boyuta taşındı ki neredeyse tüm lüks markalar kendi arşivlerini açıp, yıllar önce ürettikleri çanta, ayakkabı ve hazır giyim koleksiyonlarını yeniden üretip satışa sundu.
Bugüne kadar öne çıkan pek çok lüks marka, ikinci el ve vintage alanında Vestiaire Collective ile iş birliği kurdu. Bu ortaklık, markaların arşiv ürünlerini doğrulayıp yeniden satışa sokma süreçlerini profesyonel şekilde yönetmelerine imkan tanıyor. Ayrıca Vestiaire Collective, lüks markalara "Resale as a Service" modeli sunarak döngüsel ekonomide aktif aktör olmalarını destekliyor.

Ralph Lauren, ikinci eli lüksün yeni yüzüne dönüştürdü. 2021'de başlattığı "The Lauren Look" ile kiralama sistemine giren marka, 2025'te "Ralph Lauren Vintage" etiketiyle kendi arşiv parçalarını yeniden satışa sundu. Marka, geçmiş koleksiyonlarını çevrimiçi pazarlardan geri alıp onaylayarak beş kata kadar daha yüksek fiyatla satıyor. Bu strateji, Ralph Lauren'in "Live On" sürdürülebilirlik programının bir parçası olarak, markayı hem çevreci hem kârlı konumlandırdı. Vintage artık Ralph Lauren için yalnızca bir nostalji değil, lüksün geleceğini anlatan yeni bir hikaye.
Gucci, ikinci el işine sadece "eski ürünleri satmak" olarak değil, kolektif bir tarih yaratmak olarak yaklaştı. 2022'de kurduğu Gucci Vault platformu, markanın arşivinden çıkarılan vintage parçaları ve çağdaş sanatçılarla yapılan sınırlı iş birliklerini bir araya getiriyor. Ayrıca markanın resmî ikinci el iş birliği Vestiaire Collective üzerinden yürütülüyor. Vault koleksiyonunda 1970'lerden kalma Gucci çantalar, Tom Ford döneminden kalma kadife ceketler ve Jackie bag'in erken versiyonları bulunuyor. Gucci böylece geçmişini bugüne taşıyarak lüksün dijital çağdaki en yenilikçi örneklerinden birini yarattı.

Burberry , 2023'te Vestiaire Collective ile iş birliği yaparak "ReBurberry" adıyla döngüsel moda programını duyurdu. Bu sistem, İngiltere ve ABD'deki müşterilere ikinci el trençkotlarını ve çantalarını takas etme imkânı sunuyor; karşılığında Burberry hediye kartı veriliyor. Ürünler Vestiaire Collective tarafından doğrulanıyor ve global satış platformuna dahil ediliyor. Ayrıca marka, bağışladığı Heritage trençkotların gelirini kadınlara iş imkânı sağlayan Smart Works derneğine yönlendiriyor.
Fransız marka Chloé, sürdürülebilir modanın öncülerinden biri olarak 2023'te Vestiaire Collective ile resmi iş birliğine girdi. Marka, "Chloé Circular Initiative" adıyla müşterilerini dolaplarındaki eski parçaları platforma yüklemeye davet ediyor. Yeniden satılan ürünler arasında bohem deri çantalar, romantik şifon elbiseler ve 90'lar vintage çizgili gömlekler yer alıyor. Chloé, bu adımıyla kadınsı zarafeti çevresel bilinçle birleştiren bir moda felsefesi ortaya koydu.
Saint Laurent, 2025'te kendi onaylı vintage platformunu başlattı. Yves Saint Laurent döneminden smokinler, ipek gömlekler ve arşiv etiketli elbiseler yeniden satışa sunuldu. Marka, geçmiş koleksiyonlarını bugünün koleksiyoncularına açarak "zamansız lüks" kavramını somutlaştırdı. Bu adım, Paris modasının mirasını modern döngüsel ekonomiyle buluşturan en rafine örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

17 YIL SONRA KÂR ETMEYE BAŞLAMIŞ!
Victoria Beckham'ın hikayesi her yatırımcı için ders olacak nitelikte. Beckham; varlıklı bir ailede dünyaya gelen, bir pop star olarak tanınan, futbol dünyasının en popüler isimlerinden biri ile evlenip hayatının önemli bir kısmını 'futbolcu eşi' olarak devam etti. Çılgın alışverişleri, modaya olan merakı, moda tasarımcılarının ilham kaynağı olması ve markalardan gelen iş birliği tekliflerinin üzerine sonunda kendisi de bir marka yarattı. Geçtiğimiz günlerde kendi ismini taşıyan markası hakkında konuşan Beckham, "17 yıl sonra sonunda kar etmeye başladık. Her yıl yaklaşık 18 milyon dolar kaybettiğim bir iş kurdum. Geçtiğimiz yıl itibariyle de işlerimiz dengelendi. Ve bu yıl kâr etmeye başladık. Çok karanlık dönemlerden geçtik" diye konuştu.

MODA HAFTASININ KAHRAMANI
Modaya bir doz eğlence katan tasarımcılar her zaman favorim olmuştur. Bir dönemin Marc Jacobs tasarımlarını çok severim mesela. Son dönemde modaya eğlence unsuru ve dahice bir bakış açısı katan ismiyse kesinlikle Jonathan Anderson. Kendi markası altında yaptıkları da diğer markalara kattığı bakış açısı da hepimizin kalbini çaldı. Son olarak Dior'un kreatif direktörü olan Anderson'ın Paris Moda Haftası'ndaki görüntülerine denk gelmeyeniz yoktur. Kuliste mankenlerle defilenin bitmesini gergin bir şekilde bekleyen ve defile sonunda duyduğu alkışlarla derin bir "Oh!" çeken Anderson, bence birçoğumuza moda dünyasının daha naif ve insansı gerçekliğini hatırlattığı için hafızalara kazınmış durumda.

VICTORIA'S SECRET MELEĞİNİN KALBİNİ ÇALDI
TÜRK çanta markalarını iddialı yükseliş hakkında bence hiç kimse bir şey diyemez. Trend Misela ile başladı. Ardından gelen Manu Atelier cool duruşuyla onun da önüne geçti. Son dönemde yıldızı parlayan bir başka Türk çanta markasıysa Manc oldu. Geçtiğimiz günlerde Barbara Palvin'in Harithand Cindy ceket-etek takımını Manc marka bir çantayla tamamladığını görünce bir kez daha Türk tasarım gücüyle gurur duydum.

ÇABASIZ ŞIKLIK BUDUR
Moda haftaları geldi ve geçti. Ama benim aklımdan Julianne Moore'un Bottega Veneta defilesinde giydiği kombin çıkmadı. "Ne giymişti?" diye soracak olursanız jean bir pantolon ve jean bir gömlek giymişti Moore. Beyaz tişört ve markadan Riva model sandaletler, bordo renkli yine aynı markadan Dustbag modeli çanta ile tamamladığı kombin çabasız şıklığın sembolü gibiydi. Yine aynı markadan aviator modeli, renkli camlı güneş gözlüklerinin güzelliğinden de gözlerimi alamadım.

TÜRK TASARIMCILARIN BÜYÜK BAŞARISI
TÜRK tasarımcılar dünyanın dört bir yanında çok popüler. Ama bazıları var ki hep dediğimiz "Türkiye'den moda tasarımcıları kendi markalarını kurup mağazalarını bir türlü açamıyor" cümlesine inat ciddi bir mağazalaşma süreci yürütüyor. Bunların en önemlileri Bora Aksu ve Ayşe-Ece Ege Kardeşler... Şimdi onlara bir yenisi daha ekleniyor. Ünlü moda tasarımcısı Nihan Peker de Bahreyn'de bu hafta ilk mağazasını açtı.