Her işin belli bir jargonu vardır. İşin erbapları, kendi aralarında konuşurken sürekli bu terimleri kullandıklarından, herkesin bu terimlere aşina olduğunu düşünürler. Bu hafta ben de, modayı yakından takip edenlerle aynı dili konuşmak için, moda terimleri sözlüğü hazırladım. Buyrun okuyun... Animal print: Leopar ve kaplan desenli kıyafetler, aksesuvarlar için kullanılan kelime. Yani hayvan desenleri anlamına geliyor. Catwalk: Podyumda salınan mankenlerin, kedi adımlarını anımsatan yürüyüşleri. Clutch: İçine sadece anahtar, telefon ve kredi kartı sığacak boyutta, askısız olan çanta modeli. Cool chic: Şık ve feminen görünümün birleşimi anlamına geliyor. Dandy: Maskülen ve feminen görünümü barındıran giyim tarzı. Erkeksi bir ceketin içerisinden dantel bir sütyenin görünmesi gibi... Empire kesim: Göğsün altından genişleyen robası ve iddialı dekoltesiyle, Fransız İhtilali'nden sonra moda olan elbise modeli. En Vogue: Beğenilen ve tutulan. Fad: Aşırı merakla üstüne gidilen geçici heves. Fashionable: Modaya uygun olan. Fashion victim: En son trendleri, tarzına ve tipine uygun olup olmadığını sorgulamadan alan, moda kurbanı. Femme fatale: Vamp, seksi ve büyüleyici giyinen kadınlar için kullanılan kelime. Flip-flop: Plastikten üretilen, yaz aylarında kullandığımız parmak arası terlikler. Gusto: Zevk ve beğeni. In style: Modaya uygun olan. It: Moda ve popüler anlamında kullanılıyor; it çanta, it jean, it girl gibi... Kamisol: 19'uncu yüzyılda giyilen bir kombinezon türü. Kaşkorse olarak da adlandırılabilir. Kitsch: Sanat eserleri için kullanılan aşağılayıcı terim! Değersiz, niteliksiz veya aşırı anlamına geliyor. Lady chic: Lüks ve klasik, hanım hanımcık ve seksi gibi zıtlıkların birleştiği bir görünüm. Klasik kesimler ve yüksek kalitede materyallerle tamamlanıyor. Lingeria: Kadın iç çamaşırı veya geceliği anlamına geliyor. Look: İfade ve tarz anlamında kullanılıyor. Mary-Jane: Önceleri kız öğrencilerin giydiği bilekten bağlı, T şeklinde bir banda sahip bir ayakkabı modeli olarak tanımlanıyordu. Günümüzde ise balerin ayakkabılarının hafif topuklu ve bantlı olanlarına deniliyor. Masculin: Erkeksi kesim ve tarzda olan giysiler. Messenger çanta: Postacıların çantalarını andıran, çapraz asılabilen çanta modeli. Mode: Kadın giysisine verilen isim. Modish: Son moda olan anlamında kullanılıyor. Must have: Gardıroptaki olmazsa olmaz parçalara verilen ad. New look: Christian Dior'un ilk koleksiyonuyla tanıttığı moda akımı. O yıllarda kadınların kabarık elbiselerinin tersine daha modern tasarımlar üreten Dior'un, moda dünyasına kattığı tarz. Oxford ayakkabı: Okul ayakkabılarına benzeyen, bağcıklı ve sert ayakkabılar için 'Oxford tipi ayakkabı' deniyor. Patchwork: Farklı farklı kumaşlardan yama şeklinde dikilmiş el işi parça. Perfecto: Motorcu ceketlerin moda literatüründeki adı. Bunun nedeni de ilk motorcu ceketi tasarlayan Irving Schott. 1928 yılında söz konusu ceketi tasarlarken sık sık yeni puro markalarını da deneyen tasarımcı, cekete en sevdiği puronın adını vermiş: The Perfecto... Pret-a-porter: Hazır giyim. Retro: Modada, geçmiş yıllara dönme eğilimi. Sabo: Kalın bir tahta parçasının oyularak ayakkabı haline getirilmesi ve üzerinin kumaşla kaplanması. Seamless: Özellikle iç çamaşırları için kullanılan, 'dikişsiz' anlamına gelen kelime. Tomboy: Yarım ay şeklinde, poşeti andıran bir bolluğa sahip, omuzda kullanılması için uzun askıyla tasarlanmış çanta modeli. Trend: Son moda. Trendsetter: Akımlara, modaya ve trendlere öncülük eden kişi. Trendy: Modayı takip eden. Used-look: Yeni olmasına rağmen, uzun süre giyilmiş ve eskitilmiş gibi görünen kıyafet. Vintage: 30, 40 veya 50 yıl öncesine ait, kullanılmış, özel, tek parçalara veya koleksiyonlara verilen isim. Wedge: 70'lerde karşımıza çıkan dolgu topuklu ayakkabılar için kullanılan kelime. Tahta, mantar ya da hasır versiyonları bulunuyor. (Kaynakça: The Thames&Hudson Dictionary of Fashion and Fashion Designers, Second Edition)
Tü lIN:
Fermuar aksesuvarlı ürünler çok IN. Hem de her şeyde; ayakkabı, kolye, çanta...
Tü lOUT:
Pötikare OUT oldu, duymuş muydunuz?