Ali Taran'ın yapımcılığını üstlendiği ve senaryosunu yazdığı, Maryna Gorbach ve Mehmet Bahadır Er'in yönetmen koltuğuna oturduğu 'No Ofsayt' filminde Yıldırım Memişoğlu, Taylan Ertuğrul, Deniz Olgaç, Ahmet Çakar, Serhat Ulueren ve Hıncal Uluç rol alıyor. 11 Aralık'ta vizyona girecek 'No Ofsayt' için bir pazarlama stratejisi olarak, film öncesi bilgi ve görüntü verilmiyor. Biz de Ali Desidero karakteri olarak tanınan, filmin başrol oyuncusu Yıldırım Memişoğlu ile buluştuk. Memişoğlu bu kez Ali Tarantula olarak, yine kült bir karakter yarattıklarını söyledi.
BU ALİ DE KÜLT OLACAK
Sizi yakın dövüş sporları hocası, yakın koruma olarak tanıdık ama Ali Taran'ın 1993 yılında yarattığı Ali Desidero tiplemesinden sonra oyunculuk anlamında da şansınız açıldı. Hangi filmlerde oynadınız?
Türkan Şoray ile 'Hayatımın Kadınısın'da onun eşini oynadım. 'Kutsal Damacana'da papazı canlandırdım. Ocakta vizyona girecek 'Kutsal Damacana Kurt Adam'da da rolüm var. 1993 yılından beri meşhur bir adamım. Hâlâ sokakta bana 'Ali Desidero' diyorlar. Ali Desidero kült bir tip, Ali Tarantula da öyle olacak.
Ne anlatıyor film?
Futbolda ofsayt kuralına kafayı takmış bu adam. "Bu ofsayt niye var kardeşim?" diyor ve kendi üslubuyla bu kuralın varlığına müdahale edip çeşitli operasyonlar yapıyor.
Sinema salonlarında bunca aşk filmi arka arkaya girerken, siz erkek izleyicileri düşünerek mi yaptınız bu futbol filmini?
Yo, bence kızlar da seyredecek çünkü içinde usturuplu, suyu çıkmamış bir aşk da var. Film ile ilgili başka detay vermek istemiyorum. Zaten filmin galası da yapılmayacak. Herkes sinemaya gidip izleyecek ve fikrini öyle söyleyecek.
FUTBOLLA HİÇ İLGİM YOK
Ali Taran da böyle bir açıklama yaptı. Herkesin aylar öncesinden promosyon yapmaya başladığı bir dönemde siz filminizi neden saklıyorsunuz?
Burada bir Ali Taran ve Ali Tarantula faktörü var. Bu cümlenin altını çizerim. Filmi izledikten sonra ne söylemek istediğimi anlayacaksınız.
Futbol ile aranız nasıl?
Sıfır! Ben bir tek milli takımı tutuyorum. İroni olan kısmı da o... Beni tanıyanlar çok iyi bilir ki, benim futbol ile uzaktan yakından ilgim yoktur. Ama kafaya bir şeyi taktığım zaman benden asla kurtuluşu olmamıştır. Yani bir gün benim de canım sıkılırsa ve ofsayta kafayı takarsam, ben de Ali Tarantula'nın yaptıklarını yapardım gibi geliyor bana.
Ofsayt kalkmalı mı?
Ben hâlâ ofsaytın ne olduğunu anlamış değilim. Kalksın bari, gereksiz bir şey galiba..
ÇOK SOPA YİYORDUM
Bu senaryo gerçekten sizin üzerinize kurgulanmış o zaman... Mahallenin delikanlısı olarak hiç halı saha maçı da mı yapmadınız?
Yok, vallahi yapmadım. Tarlabaşı doğumluyum. Çok hiperaktif bir çocuktum. O yüzden sürekli kavga ederdim ve bana top oynatmazlardı. Beni takım oyunlarının hiçbirinin içine sokamadılar. Dolayısıyla ben de takım sporlarından soğudum.
Ve siz de hemen dayak sporlarına yöneldiniz?
E, çok sopa yiyordum çünkü... (gülüyor) Kendimi kurtarmak için mecburen bir şey yapmam gerekiyordu. Ben de kick boks öğrendim. Kick Boks Federasyonu'nun kurucularındanım. Gerçi spor yapmaya başladıktan sonra hiç kavga etmedim desem yeridir.
KÖPEK GİBİYİMDİR
Güvenlikçiler insan sarrafı olur derler. Sizin de böyle yetenekleriniz var mı?
Tabii ya, soranlara, "Benim dört tane psikoloji sekiz tane de psikiyatri diplomam var" diyorum. Çünkü o kadar çok insan tanıdım ki, o acayip bir yeti kazandırdı. İnsanlara "İç organlarınıza kadar görüyorum" diyorum, gülüyorlar bana. Ama gerçekten, çevrende olup biten her şeyin bu kadar farkında olmak farkındalık yaratıyor. Altıncı hissin gelişiyor. Karşımdaki istediği kadar saklamaya çalışsın kendini; köpek gibiyim, hissediyorum.
HİSLERİM YANILTMAZ
Hiç yanılmadınız mı?
Hislerim değil ama mantığımın yanıldığı çok oldu. Bugüne kadar altıncı hissim hiç yanıltmadı, mantığım çok yanılttı beni.
O kadar çok insan tanıyor, psikoloji biliyor olmanızın oyunculukta da etkisi oldu mu?
Tabii ki etkisi var. Duygularını geliştiriyor ve kontrol altına alıyorsun. Gerçek oyunculara, bunu meslek olarak yapanlara ayıp etmeyeyim çünkü filmde tiyatrocu bir kardeşimiz Taylan Ertuğrul var ki, akıllara zarar. Şakır şakır oynatıyor seni. İnşallah bu filmden sonra o da tanınır. Onların yanında 'aktörüm' demek çok ayıp olur. Öte yandan bakarsan, hepimiz oyuncuyuz. Sokağa çıktığımızda, işe gittiğimizde, sevgilimizin yanında hepimiz oynamıyor muyuz zaten...