Sizinle Fikriye arasında fiziki bir benzerlik yakalamaya çalışıldı mı? Bana hiç makyaj yapılmadı. Hatta benim veremden sanatoryuma kaldırıldığım sahnelerde bile; kurulan ışık halimi muhteşem bir şekilde ortaya çıkarıyordu. Zülfü Bey'e "O sahneler için kilo vermemi ister misiniz?" diye sordum; "Gerek yok" dedi ama nedense benim içime çok sinmedi. Rejim yapmadım diyet perilerim yardım etti ve o sahnelere doğru zayıfladım. Fikriye'yi canlandırmak risk midir? Oyuncu olmak isteyen genç bir kız için evet bu rolü oynamak bir risktir. Türk halkının sempati duyduğu bir karakteri oynuyorsunuz ve biri çıkıp "Aslında Fikriye Hanım öyle değil" diyebilir. Bunlar risk almaktır ama ben zaten hayatta risk almayı seven biriyim. İzleyici için nasıl bir film çıktı ortaya? Zülfü Livaneli'nin içinde çok büyük bir Atatürk aşkı var. Bunu ne ben anlayabilirim, ne de bir başkası. Bu film Salih Bozok'un gözünden Atatürk'ün anlatılmasıdır. Bence genç kuşak, tarihe bir önceki jenerasyon kadar saygı duymuyor. Onu buraya nelerin getirdiğinin hiç farkında değil! Hayatta dikkatini dağıtacak o kadar çok şey var ki; araştırmacı gençlik kayboluyor. Beyinlerimiz yıkanıyor ve tarihin değerini bilmiyoruz. Bu filmi üç milyon kişi hissetmeden izleyeceğine, 100 bin kişi izlesin ama "Hissettim" desin.