'Asmalı Konak' dizisindeki 'Seyhan Ağa' karakteriyle zihinlere kazınan, 'Sıla'daki 'Cihan Ağa' rolüyle başarısını pekiştiren Devrim Saltoğlu; 'Deli'rdi! Yanlış anlamayın; onun bu delililik hali sadece 'Deli' isimli oyunla ilgili... 'Furi' adlı bir tiyatro kuran Saltoğlu; geçen yıl 'gizli gizli' sahnelemeye başladığı 'Deli'nin perdesini; 4 Aralık'ta Akatlar Kültür Merkezi'nde açacak... 'Tam bir Karadeniz çocuğu' olan Saltoğlu'yla; yeni oyununu, Mehmet Turgut'un çektiği tanıtım fotoğraflarını ve basına dağıtılan sevişme sahneleriyle başını ağrıtan 'Mıhlıçay Aşıkları' filmini konuştuk...
10 YILLIK HAYALİMDİ
'Tiyatro Furi'yi bu yıl kurdunuz. Böyle bir tiyatroyu kurmaya nasıl karar verdiniz?
Konservatuvardan sonra hep kendi tiyatromu kurmak istedim. Yapmak istediğim şeyleri, başka tiyatrolarda yapamıyordum. Şu an konservatuvarlı arkadaşlardan oluşan beş kişilik bir ekibim var. İlk oyunumuz Gogol'un yazdığı 'Deli'ise tek kişilik bir oyun. Ben oyunu tekrar yazdım.
Metinde ne gibi değişiklikler yaptınız?
Eski oyunda dokuzuncu dereceden bir memurun psikolojisi anlatılıyordu. Bizim oyunumuzda da ödenekli bir tiyatroda dekor asistanının durumu anlatılıyor.
Bir deliyi canlandırmak cesaret isteyen bir iş... Üstelik 1.5 saat tek başınıza sahnede kalıyorsunuz?
Çok yorucu, zor ama zevkli bir iş... Mesela grip oldum, oyuna çıkmak zorundaydım, gribim geçti. Hem psikolojik olarak rahatladım, hem de oyun çok hareketli olduğu için vücudum rahatladı ve gripten kurtuldum. Bu oyun benim 10 yıllık hayalimdi. Şu anda ise böyle bir hayalin gerçekleşmesinin mutluluğunu yaşıyorum.
Canlandırdığınız deliyle sizin ortak özelliğiniz var mı?
Hepimizin olduğu gibi tabii ki benim de var... Oyundaki deli benim hayal gücüme dayalı bir deli. Sahnede nasıl oynuyorsam; bir hastane sahibi "Seni az daha ambulansla götürecektim. Hastanede gözlem için ne kadar kaldın' demişti.
Hiç delilik üzerine öyle bir gözlem yaptınız mı?
Hayır. Çünkü benim oyunculuk anlayışım öyle değil! Hayal gücüm geniştir, oturur kurarım. Nasıl katili oynamak için gidip birilerini vurmuyorsam, deliyi oynamam için de delirmem gerekmiyor. İKİ
AY EVE KAPANDIM
Peki oyuna fiziksel anlamda nasıl hazırlandınız? Bildiğim kadarıyla bu oyun için saçlarınız kazınmış, kilo da vermişsiniz.
İster istemez verdim. Ama amacım kilo vermek değildi. Oyun oldukça zor bir metin olduğu için altı ay çalışma süresi gerekiyordu. Ben işi çabuklaştırdım ve iki ay eve kapandım. Benim ekmeğimi bile arkadaşlarım getirdi. O süre içinde beş kilo verdim. Ama şimdi her oyundan sonra öyle acıkıyorum ki, gece 12'de "Beni bir yere götürün, yemek istiyorum" diyorum.
Gösterim sırasında başınıza gelen ilginç bir şey oldu mu?
Oyunu izlerken "Doğurmak üzereyim, ben gidiyorum" diyen hamileler oldu. Çünkü oyun gerçekten etkili bir oyun... Sekiz aylık hamile bayanlar gelmesin bu oyuna, çünkü hepsi ağlayarak çıktı!
MEHMET TURGUT'LA ÇEKİMLERE DEVAM EDECEĞİZ
'Deli'yi ilk kez 21 Kasım'da sahnelediniz değil mi?
Aslında geçen yıl başladım ama basına açıklamadım. Biraz ısınmam lazımdı. Seyirciyle çaktırmadan buluşmam gerekiyordu. Trabzon'da, Denizli'de, Çorlu'da ve İzmit'te oynadım.
Tanıtım fotoğraflarını çeken Mehmet Turgut'la nasıl buluştunuz?
Beni bir arkadaşım tanıştırdı. Benim oyunumu, çok iyi anladı. Bir saatlik bir çekim yaptık. Bir ay sonra gene yapacağız.
Bu oyunun fotoğrafları sürekli değişecek mi?
Çok değişik bir çalışma daha düşünüyoruz. Sadece deli konsepti olmasını istiyoruz. Oyunumu tanıtmam için Devrim Saltoğlu'nu kullanmam lazımdı, başka türlü olmazdı. İnsanlar afişten görüp oyuna gitmiyor, şu adamın ya da bu kadının oyunu dediğiniz zaman gidiyor.