
Pişilere, böreklere çoktan elveda demiş avokadolu ekmekleri, yeni nesil kahvaltıları seviyorsan

Yeniliğe açık olduğunu iddia ediyorsan...
Tamam, her yeniliği bağrına basmasan da çoğu zaman bir şans veriyorsan

Aslında için için hâlâ hayallerine kavuşamadığını düşünüp pişmanlık duyuyorsan

Über'e biniyorsan

Yaşlanma fikrinden zerre hoşlanmıyorsan

Son zamanlarda rose altın takmayı tercih ediyorsan

Bildiğimiz spagetti yerine kabak spagetti yiyorsan

Smoothie kaseleri aklını alıyorsa

Akşamdan yulaf ya da çiya puding yapıp buzdolabında bekletiyorsan

Sadakatin duruma göre değişiyorsa

Hem Sezen'ci, hem Ajda'cıysan

Daima kendine göre haklı sebeplerin varsa

Otoriteye uyumlu ama toplumsal sorunlara duyarlıysan

Kariyerin önemli ama günün sonunda alacağın keyif daha da önemliyse

Sosyal medyayı ve teknolojiyi kullanabiliyor ama onsuz da yaşayabiliyorsan

Arkadaşların birer birer boşanıyorsa ve sen de evlenmemeyi savunuyorsan

Soğuk sıkım, sağlıklı sebze sularını tüketiyor, hatta ara ara detoks yapıyorsan

Damarlarında hâlâ aile terbiyesi dolanıyorsa

Kişisel gelişim uğruna okumadık kitap ve yogadan pilatese, nefesten reikiye, detokstan botoksa denemedik şey bırakmadıysan

Her şeye rağmen kişisel özgürlüğüne her geçen gün daha da sıkı tutunuyorsan

Yüzünü buruşturmadan Kombucha çayı içiyorsan

Az önce yediğin bir tabak mantıya rağmen sağlıklı yaşama fena halde dadandıysan

Elektronik sigara tüttürüyorsan

Durup durup hayatını altüst edesin geliyorsa

'Ama zamanında çok eğlendik yahu' cümlesini kurup, dalıp dalıp geçmişe gidiyorsan

Yeni nesil hafiften sinirini bozuyorsa ama yine de 'eski kafalı' damgasını yememek için bunu çaktırmıyorsan

Pikap gördün mü duygulanıp kendinden geçiyorsan.

Şebnem Ferah ve Teoman'a zaafın varsa

Biraz da tembelliğe meylin varsa

Filmi sinemada izlemeyi, kitabı ve gazeteyi cep telefonundan/tabletten değil, elinde tutarak okumayı seviyorsan

Hiçbir şeye şaşırmıyor ama yine de çığırından çıkmış olaylara sinirlenip atarlanıyorsan

Seyahate çıkınca bile üç günde evini, yatağını, yastığını, koltuğunu, dizilerini özleyiveriyorsan

Michael Jackson çalınca için cızz ediyorsa

Babana bile güvenmiyorsan

Arada derede kalmışlık hissi yakanı bırakmıyorsa

İlişki durumun, 'Yalnızken daha iyiyim galiba'ya geçiş yaptıysa...
Sen de 1965-1980 yılları arasında doğmuş, nostaljisi bol ama yeniliğe de adapte olmakta gecikmeyen, birazcık ondan birazcık bundan, ortaya karışık, her duruma alışık, neye olduğunu bilmeden hasret çeken ama her şeye rağmen henüz aklını kaçırmamış X kuşağındansın...
Anlıyorum ve de seviyorum seni.