Geçtiğimiz günlerde raflarda yerini alan yeni albümü 'Öptüm'le hayranlarıyla buluşan usta müzisyen Sezen Aksu, şarkılarını Yeni Aktüel dergisine anlattı. Aşka ve hayata dair samimi açıklamalarda bulunan Aksu, Suat Kavukluoğlu'na konuştu. Albümünü bir nevi hayata dönüş prodüksiyonu olarak nitelendiren ünlü sanatçı, bu albümünde oğlu Mithatcan Özer'le de çalıştı. İşte Aksu'nun anlattıkları...

'Unuttun mu Beni?' şarkınızda aşkı geri çağırıyorsunuz. 'Sen de olmazsan batar artık bu gemi' diyorsunuz. Aşk, ne kadar canınızı yakmış olursa olsun yine de ona şükrediyorsunuz. Şu anda aşkla aranız nasıl?
Olur da denk düşerse, aram kesinlikle çok iyi olur ama şu anda çok zor görünüyor. (Gülerek) Vallahi tık yok anlayacağınız...
Aşkın insandan, insanın aşktan vazgeçtiği bir dönem olabiliyor mu? Sizin her iki durumda hissettiğiniz dönemler oldu mu?
İçinde bulunduğu ruh haline göre, insan her iki hali de hissedebilir. Ama gerçekte, geldiği zaman tsunami gibi her şeyi önüne katıp sürükleyen bir gücü var. Ben bu kadarını biliyorum ama anlat derseniz anlatamam. Hatırınız için güzel cümleler uydurabilirim ancak...
UMUT ETMEK TEK ÇAREMİZ
Yıllar sonra 'Öptüm'e baktığınızda, neler hatırlatacak bu albüm ve şarkılar size? Nasıl günlerdi diyeceksiniz?
Bunu kestirebilmek güç. Ama şu kadarını hatırlayacağımı tahmin ediyorum. Ameliyat sonrasıydı, bir nevi hayata dönüş prodüksiyonu gibi hissettim. Muhtemelen bunu hiç unutmayacağım. Bunun dışında, insanın geçmişine yolculuk hüzünlü bir şeydir hep. O hüznün de bir tadı vardır ki mutlulukla karıştırır insan... Tam anlatamıyorum, tuhaf bir şey işte...
'Ayar' şarkınızda özellikle son yıllarda daha şiddetle yaşadığımız toplumsal kutuplaşmadan bahsediyorsunuz. 'Ya bizdensin ya onlardan' noktasına geldiğimiz, getirildiğimiz günlerden. Ama o şarkıda her şeye rağmen inatla yine umudun altını çiziyorsunuz. Sizi gelecek adına umutlu tutan şeyler nelerdir?
Birkaç iyi insan, baharda doğanın yeniden fışkırması, bir şarkı, bir roman... Umut, yeşermek için en küçük bir fırsatı bile kaçırmıyor malum. Hayatiyetimizi koruyabilmek için umut etmekten başka bir çaremiz yok ki.