Claire Foy'nun 2026 Met Gala görünümü, gecenin en güçlü sanat referanslarından biriydi. Erdem Moralıoğlu, bu yılın temasını duyar duymaz aklına John Singer Sargent'ın (Amerikalı portre ressamı) 1884 tarihli ünlü Portrait of Madame X tablosunun geldiğini söylüyor. Döneminde skandal yaratan bu portrede, sosyetik Virginie Amélie Avegno Gautreau'nun (tablodaki kadın figür) omzundan düşen mücevherli askılar o kadar tartışma yaratmıştı ki, Sargent tabloyu daha sonra yeniden çalışmak zorunda kalmıştı. Erdem'in bu tabloya yaklaşımı ise birebir bir tarihsel kopya yapmak olmadı. Tasarımcı, o elbiseyi drapeli, ezilmiş dokulu saten bir gece elbisesi üzerinden yeniden yorumladı; ama görünümün asıl sürprizi, omuzlara düşürülerek giyilen Barbour opera ceketi oldu. İlk bakışta gündelik ve işlevsel bir parça gibi görünen bu ceket, aslında tamamen dönüştürülmüş bir tasarımdı.

2026 Met Gala'da Türk tasarımcılar arasında en heykelsi işlerden biri Burç Akyol imzası taşıyordu. Fransız sosyal medya yıldızı Léna Mahfouf, bu yılın "Fashion Is Art" (Moda Sanattır) kıyafet kodunu, Akyol'un son derece iddialı tasarımıyla yorumladı. Görünümün merkezinde, bedene kalıplanmış gümüş ellerden oluşan metalik bir büstiyer vardı. Vücudu neredeyse bir heykel yüzeyi gibi saran bu parça, doğrudan tenin üzerinde şekillenmiş hissi veriyordu. Mahfouf bu güçlü üst parçayı, tasarımcının karyatid esintili drapeli jarse eteğiyle tamamladı. Buradaki 'karyatid' detayı önemli; çünkü görünümün ilhamı doğrudan bir tablodan çok, antik mimaride taşıyıcı figür olarak kullanılan kadın heykellerinin beden diline yaklaşıyordu. Pudra mavisi tondaki etek, kalça hattını açıkta bırakan büyük oyuklara ve Met merdivenlerinde arkasından taşınan uzun bir kuyruğa sahipti. Yani kıyafet, bir gece elbisesinden çok, hareket eden bir heykel fikri üzerine kuruluydu.

2026 Met Gala'da karanlık romantizmin ve zırha dönüşen kadın bedeninin en çarpıcı örneklerinden biri Dilara Fındıkoğlu imzası taşıyordu. Louisa Jacobson, gece için tasarlanan özel görünümde mini krinolin (çember etek formu) etkili korseli bir elbise giydi. Tasarımın yüzeyi antik Afgan ve Viktoryen dönem mücevherleriyle işlendi; yani elbise yalnızca süslenmiyor, adeta tarih katmanlarıyla zırhlanıyordu. Görünümün en dikkat çekici bölümü ise kuyruktu. İpek kuyruk, çamur lekeli dört ayrı elbisenin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu. Bu detay, görünümü sadece gotik ya da romantik olmaktan çıkarıp daha sert, daha hikayesi olan bir yere taşıdı. Elbise sanki bir davete hazırlanmış değil de, bir felaketten ya da uzun bir hayatta kalma hikâyesinden çıkıp gelmiş gibiydi.

HERKES TABLODAN FIRLAMIŞ GİBİYDİ
'Moda sanattır' dendiği zaman sizin aklınıza ne geliyor? Benim aklıma Alexander McQueen'in sanat eserini andıran hautecouture koleksiyonları geliyor doğrusu. Ya da John Galliano dönemi Dior defileleri geliyor. Moda tasarımcısının bir sanatçı olduğu, modanın da aslına bakarsanız kağıtkalem, alçı olmadan vücutla uyumlu bir sanat eseri yaratmak olduğunu düşünenlerdenim. Bu Met Gala'da bu tarz parçalar görebildik mi? Bence hayır... Ama gecede yer alan öyle çalışmalar vardı ki hepimiz büyülenmekten kendimizi alamadık. Ben de gecenin en dikkat çekici 'en'lerini yazdım.

EN ÇARPICI GÖRÜNÜM
2026 Met Gala'da gecenin en çarpıcı, en çok beğenilen görünümlerinden biri kuşkusuz Anok Yai'ye aitti. Yai, kırmızı halıda bir model gibi değil, bir heykel gibi görünmek istiyordu. Bu fikir de onu, Pierpaolo Piccioli'nin (Balenciaga'nın kreatif direktörü) ellerinde doğrudan Black Madonna'ya (Siyah Madonna) götürdü. Rönesans tablolarından ilham alan bu görünüm, umut mesajı taşıyordu. Bu özel tasarımın hazırlanması için de 15 kişilik bir ekip, bir hafta boyunca gece gündüz çalıştı.

EN TEATRAL GİRİŞ
Gecenin en teatral girişi Madonna'dan geldi. Pop yıldızı, Saint Laurent imzalı saten ve dantel bir slip dress giydi; ama görünümün asıl etkisi, elbisenin üzerine eklenen ve yedi kadın tarafından taşınan yarı transparan mor organze pelerinle kuruldu. Kırmızı halıda tek başına yürüyen bir yıldızdan çok, törensel bir sahnenin merkezindeki figür gibi görünüyordu. Madonna, stilinin çıkış noktasının İngiliz-Meksikalı sürrealist ressam ve yazar Leonora Carrington olduğunu söyledi.

EN BAŞARILI YORUM
2026 Met Gala'da gecenin en çok konuşulan görünümlerinden biri de Emma Chamberlain'e aitti. Hatta birçok kişi için o gece kırmızı halının ölçüsünü belirleyen isim oydu. Chamberlain, Mugler'in kreatif direktörü Miguel Castro Freitas imzalı özel tasarımla, bu yılın sanat temasını en başarılı yorumlayan isimlerden birine dönüştü. İlham kaynağı ise son derece netti: Empresyonist resimler. Freitas, bu görünümü yaratırken sanatçı Anna Deller- Yee ile birlikte çalıştı. Elbise, yaklaşık 30 özel karıştırılmış ana renkle elde boyandı.