İstanbul Moda Günleri kapsamında yapılan bir defile ile kendi ismiyle anılan markasını tanıtan başarılı tasarımcı Günseli Türkay, son dönemde ismi en çok dikkat çeken modacılardan bir tanesi... Müşterileri arasında Deniz Berdan gibi isimlerin de bulunduğu 1977 doğumlu genç modacı, farklı çalışmalarıyla sadece Türkiye'de değil, dünyada da isminden söz ettiriyor. British Council ve İstanbul Moda Akademisi (İMA) ortaklığıyla geçtiğimiz aralık ayında düzenlenen yarışmada 'Yılın Moda Girişimcisi' olarak seçilen ve Türkiye'yi İngiltere'de temsil eden Günseli Türkay ile tasarım sevdasını ve modaya adım atışını konuştuk.
HEP HAYALİMDİ
Ortadoğu Teknik Üniversitesi ekonomi bölümünü bitiren birinin aklına moda tasarımcısı olmak nereden gelir?
Üniversitede ve o bölümde okumaktan son derece mutluyum aslında. Markalaşma çalışmaları sırasında ve şirketimin ekonomik boyutuyla ilgilenirken bana yardımcı oluyor. Moda tasarımcısı olmaksa hep içimde olan bir şeydi. Hani insanın çocukluğundan beri içinden gelen bir şeyler var ya... Bu da aynı öyle bir şey... Ama ailemde tekstil ya da tasarımla uğraşan kimse olmadığı için, bana ilk önce her zaman iş bulabileceğim bir dalda üniversite eğitimi almamı, üniversiteden sonra da istediğim konuda çalışabileceğimi söylediler.
Üniversiteden sonra mı gittiniz İtalya'ya?
Evet... Bir kez daha uzun bir üniversite eğitimi almak yerine, iki yıllık bir eğitim almayı tercih ettim. Floransa'da iki senelik bir moda tasarımı eğitimi aldım. Türkiye'ye döner dönmez Mudo'da çalışmaya başladım.
Hiç bu sektörde tutunamama korkunuz olmadı mı?
Asla... Her zaman bu işi yapacağımı bildim. İnatçı bir tabiatım vardır. Hatta biraz fazla bir cesaretim vardır. İstediğim şeylerin olacağından emindim bu yüzden. Mudo'da zaten yönetici programına alındım. Sektörün önde gelen firmalarında eğitimler aldık. O sırada erkek koleksiyonunda boşluk vardı. Ben de bu işe talip olduğumu söyleyerek bu işe girdim. Mudo'da iki sene boyunca erkek koleksiyonlarını tasarladım. Bu da benim tasarımcı kimliğimin gelişmesinde etkili oldu.
Bu adımı attıktan sonra kendi ayaklarınızın üzerinde kalmaya nasıl karar verdiniz?
Moda sektöründe dört yıl çalıştıktan sonra, Pasaj İstanbul adlı kendi tasarım ofisimi kurdum. Yerli ve uluslararası markalara marka danışmanlığı sunmaya başladım. Bu yıl da İstanbul Moda Günleri kapsamında yapılan bir defile ile kendi ismimi taşıyan 'Günseli Türkay' markasını tanıttım.
Farklı bir konsept üzerinde çalışıyorsunuz...
Konsept olarak ressamların çalışmalarını, yağlı boya tablolarını ipek gibi kumaş ve giysiler üzerine uyguluyorum. Zaten yaklaşık beş-altı ay sonra Galata tarafında çalıştığım ressamların resimleri ile tasarımlarımın yer alacağı bir mağaza açmayı planlıyorum.
TRENDLER DEĞİŞTİ
Beymen'in yeni bir projesinde de yer alıyorsunuz. Bundan bahsedebilir miyiz?
Dünyada yeni bir trend var. Gelişmekte olan tasarımcılara, dünyada büyük bir talep var. Eskiden Gucci, Cavalli, Chanel'ken artık, tüketiciler daha yeni, daha farklı çizgileri olan tasarımcılara yöneliyor. Bunu Türkiye'de Beymen en iyi fark eden şirketlerden biri... Benim gibi farklı Türk tasarımcıların ürünlerinin satılacağı cornerlar oluşturacaklar. Mart ayından itibaren Beymen'lerde yeni Türk tasarımcıların ürünlerini alabileceksiniz.
Müşteri kitleniz kimler?
Müşterilerim benim koleksiyonumu, neler yaptığımı bilen insanlar. Ressamların tablolarından oluşturduğum tasarımları seviyorlar. Bu sezon Londra'da yaşayan Türk ressam Bora Akıncıtürk'ün tablolarını kullandım tasarımlarımda mesela... İnsanların tasarım giymeyi sevdiğini fark ettim. Daha ulaşılabilir fiyatlı, daha gündelik ve spor tarzda ürünler tasarlayacağım.
BAŞKALARINDAN FİKİR ALIYORUM! BAŞKALARINDAN FİKİR ALIYORUM!
Bu sektördeki tecrübeli Türk tasarımcılarla, genç bir tasarımcı olarak ilişkiniz nasıl?
Marka konusunda onlardan fikir alıyorum. Çizgilerimiz farklı olduğu için tabii ki bir öğretmenöğrenci ilişkisi olmuyor aramızda. Biliyorsunuz Moda Tasarımcıları Derneği isimli bir dernek kuruldu. Çok ünlü Türk tasarımcıları var bu dernekte... Bu bile yeni tasarımcılara çok açık olduklarını ortaya koyuyor. Herkes birbirine destek olmaya çalışıyor.
ÜRÜNLERİM GELECEK SEZON LONDRA'DA SATIŞA ÇIKACAK
Yılın Moda Girişimcisi olarak gittiniz Londra'ya... Nasıl geçti Londra ziyaretiniz?
Dokuz ülkenin birincisiyle birlikte, Londra'da moda, tasarım ve tekstil konusunda etkili olan birçok ünlü isimle bir araya geldik. Gerçekten çok verimli geçtiğini söyleyebilirim. Londra, tasarımcıyı çok destekleyen ve ilerlemesi için hükümetten aldığı fonlarla yardımcı olan bir şehir. Çünkü modanın, ülke ekonomisi için ne kadar önemli olduğunun farkındalar...
Siz de orada şansınızı denemek istiyor musunuz?
Şu an Londra'da bir show-room ile görüşüyorum. Büyük olasılıkla Londra'da benim markamın ürünleri gelecek sezonlarda satılmaya başlanacak.