Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İmam hatipte geleceğin ’lerini yetiştiriyor

Milletvekilliği, bakan yardımcılığı, rektörlük yaptıktan sonra Tenzile Erdoğan Kız Anadolu Lisesi’nin müdürü olan Prof. Dr. tam bir eğitim neferi. Üç yetişkin çocuğu var. Doktora yaparken çocukları küçük olduğu için o da büyük zorluklar yaşamış. Başarısında eşinin desteğini yadsımıyor. Kadının gücü konusunda ise “Bir şeye inanıyorsanız kimseye danışmayın. Eninde sonunda başarırsınız” diyor

İmam hatipte geleceğin Bill Gates’lerini yetiştiriyor

Tenzile Erdoğan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Prof. Dr. Aşkın Asan... Harika bir müdür, odasının kapısını hiç kapatmıyor. Öğrencileri her an ona ulaşabiliyor. Veliler ise onu bir şans olarak görüyor. Kız çocuklarının eğitimine ve geleceğe hazırlanmalarına çok önem veriyor. Bunun için çeşitli projeler üretmiş. Okula gelir gelmez Aziz Sancar'ın da dile getirdiği STEM laboratuvarını kurmuş. Öğrencilerine bilim, mühendislik, matematik ve teknoloji alanında uygulamalı dersler verdiriyor. "Kodlama bilmek olmazsa olmaz" diyor. "Vizyoner hedefler" adlı projesi ile kız çocuklarını geleceğin iş dünyasına hazırlayarak yeni Bill Gates'ler, Steve Jobs'lar yetiştirme peşinde ve çok iddialı!



- Siz bir profesörsünüz ve şu an bir lisede okul müdürü olmanız pek çok kişiye garip gelebiliyor. Bu şaşkınlıkla eminim siz de karşılaşmışsınızdır. Bu şaşkınlığa sizin yanıtınız ne olur?
- Aslında bir eğitimciyim. Eğitim teknolojileri alanında profesör unvanına haizim. Tüm deneyimlerimin meyvesini vereceği yer olarak gördüm ben imam hatip lisesini. Çünkü Suudi Arabistan'da din kültürü ve ahlak bilgisi eğitimi aldım. Doktora çalışmam teknolojinin eğitimde uygulanması üzerineydi. Amerika'da eğitim teknolojileri üzerine yüksek lisans yapmıştım. Doktora tezimi din öğretiminde bilgisayar kullanımı üzerine yazdım. Birçok makalem var. Bunca biriktirdiğim teorik bilginin sonuçlarını görebileceğim bir yer burası.



- Bunca birikimden sonra burada ilk uyguladınız şey ne oldu?
- İlk STEM laboratuvarı açtım. STEM; bilim, teknoloji, mühendislik ve matemetiğin birleşimi bir kelime. 21. yüzyılın öğrencisinde olması gereken bazı özellikler var. Eleştirel düşünme, problem çözme becerisi, öğrencinin mutlaka üretmeye ve yeniden keşfetmeye yönelik becerilerini geliştirmesi gerekiyor. Bunların hepsinin içinde olduğu bir bilgi paketi bu STEM. Aziz Sancar'ın da kız çocuklarına mutlaka STEM eğitiminin verilmesi gerektiğine dair çağrısı var. Biz de bu laboratuvarı açtık. Öğrencilerimiz burada kodlama eğitimi alıyor. 21. yüzyılın iş hayatının gerektirdiği her türlü bilgi ve beceriye sahip olacaklar öğrencilerimiz.



- Öğretmenler, teknolojinin hızlı değişimine ayak uydurabiliyor mu?
- Öğretmenlerimiz iyi yetişiyor. Sadece onlara fırsat tanımak gerekiyor. Müfredat esnek olursa öğretmen de kendi yaratıcılığını ortaya koyabilir. Akıl oyunları dersimiz var, televizyon stüdyolarımız da... Tüm bunlara yetişebilmek için ders saatlerimizi bir saat artırdık.

ÖĞRETMENLERİMİZİ DE EĞİTTİK

- Peki, öğretmenlerinin öğrencilerin gerisinde kaldığı oluyor mu?
- STEM laboratuvarı kurduğumuzda öğretmenlerin hiç biri bilmiyordu. Hızlı bir şekilde destek alarak öğretmenlerimizi eğittik. Öğretmenlerimiz hemen öğrendi. Çok isteklilerdi. Heyecan duydular ve kısa sürede kendileri müfredat hazırlayacak düzeye geldiler. Yurt dışındaki okulları ve çıkan yayınları takip ettiler.



- Dikkatimi çekti, kapınız hep açık ve öğrenciler size kolaylıkla ulaşabiliyor...
- Benim kapım devamlı açık. Bir öğrenci beni görmek istediğinde hemen girebiliyor. Bin bir çeşit proje ile geliyorlar. Daha iyi nasıl yapabiliriz diye önerileri oluyor.

- Deneyimli bir annesiniz. Bu mesleğinize katkı sağlıyor mu?
- Benim üç çocuğum var. En küçüğü 25 yaşında. Hem annelik hem de velilik deneyimim var yani. Bu sayede velileri çok iyi anlayabiliyorum. Bizim öğrencilik dönemlerimize göre velilerin eğitim seviyeleri çok yüksek. Dünyayı anlıyor ve çocuklarına çok destek oluyorlar. Bu beni çok sevindiriyor. Veliler projelerimizi algılayıp destek oluyor. Vizyoner hedeflerimize ulaşmak için veli katılımı çok önemli.



- Üç çocuklu bir hayatta hem anne olup hem kariyer yaparken zorluklarla karşılaştınız mı? Nasıl aştınız bu zorlukları?
- Belli dönemlerde annenin çocuğunun yanında olması gerekiyor. Ben o dönemleri master, doktora yaparak geçirdim. En küçük çocuğum üç yaşındayken başladım çalışmaya. Planlı olarak her şeyi başarabilir kadınlarımız. Eşimin çok büyük desteği oldu. Bu bakımdan çok şanslıyım. Eşim zorlaştırmış olsaydı, hayat daha zor olabilirdi. Bu yüzden kadınlara eşlerin desteği çok önemli.

- Başarının bir formülü var mı?
- Bu işin gizli formülü şu, bir şeyi çok istiyorsanız çok fazla kişiye danışmayacaksınız. Anneniz, ablanız ya da arkadaşınız fark etmez, sormayın. Bizim toplumumuzda insanlar olumsuz yönleri söyler hep ve bunu iyilik olsun diye yaparlar. "Nereden bakıcı bulacaksın, kazandığını bakıcıya mı vereceksin" gibi cümleler kadınları vazgeçirebiliyor. Oysa motive edici sözler önemli. "Yaparsın, başarırsın, bir zorluk çıkarsa biz yanındayız" gibi cümleleri kadınlarımız pek duyamaz. Bunlara hiç aldırmayın. Kendiniz çok istiyorsanız kimseye sormayın. Birçok ülkede kadının tüm kazancının çocuğunun eğitimine gittiğine dair araştırmalar da var. Aslında kadınlar kendi çocukları için çabalıyor.



- Kariyer planınızda okul müdürü olmak var mıydı?
- Eğitim fakültesi hocasıydım. 15 yıl öğretmen yetiştirdim. Sonra milletvekili oldum. Araştırmalarımı hep okulda yaptım. Çok farklı görüşlerim olduğu için okulun tamamının bende olması gerekiyordu. Şimdi böyle bir fırsatım oldu.

- Sizin gelecek hedefiniz nedir?
- Aynı zamanda öğretim üyesiyim. Buradaki her türlü pratik akademik hayatıma da büyük katkı sağlıyor. Bu okuldaki deneyimimin uzun sürmesini istiyorum. Çünkü bir yeniliğin meyvesini gösterebilmesi için dört yılın geçmesi gerekiyor. Bu bilimsel bir gerçekliktir. Bu yüzden daha çok yapacak şeyimiz var bu okulda. Ekibim çok iyi bir ekip. Öğretmenlerimin hemen hepsi yüksek lisans yapıyor.



BU OKULLARDAN LİDERLER ÇIKACAK

- İmam hatip liselerinin bir misyonu var mı?

- İmam hatip aslında bir liderlik okuludur. Çünkü imam, lider demektir. Bizim buradan geleceğe lider öğrenciler yetiştirmemiz gerekiyor. Bu yüzden öğrencilere lider olabilecekleri ortamları sunuyoruz. Girişimci, farklı fikirler geliştirebilen insanlar olsun istiyoruz. Şu anda tüm dünya ikinci Bill Gates'i Steve Jobs'u arıyor. Lisedeyken öğrencilerin bir kitap yazmasını, hazırladıkları projeleri jüri önünde sunmasını, her alanda dünyadaki liderleri incelemesini, sosyal sorumluluk projeleri hazırlayıp bunu hayata geçirebilmelerini öğretiyoruz. Çünkü liderlik öğrenilebilen bir şey.



- Toplumun genelinde İmam hatip liselerinde sadece dini eğitim verilir gibi bir algı var. Oysa sizin anlattıklarınızın içinde bilim, teknoloji ve gelecek de var...
- Burası imam hatip meslek lisesi. Dini eğitim de alıyorlar ama artıları var. Buradaki öğrenciler hem Arapçayı hem de İngilizceyi çok iyi öğreniyorlar. Mesela kodlama dersindeki en başarılı öğrencilerimiz hafızlık sınıfı öğrencileri. İnanamadık, muhteşem bir deneyim oldu bizim için. Bilgilerin birbirini nasıl tamamladıklarını gördük. Gelecekde fark yaratacak öğrencilere sahibiz burada.



VİZYONER HEDEFLER PROJESİ

- Uygulamak istediğiniz projeler neler?

- Vizyoner hedefler adlı bir proje ile çocuklarımızı bu okulda geleceğe hazırlıyoruz ama geleceğin de nasıl olacağını bilemiyoruz. Bir takım öngörüler var sadece. Bir öngörüye göre, şu anda mezun olacak öğrencilerimiz iş yaşamına atıldıklarında yedi tane iş değiştirecekler. Bu yedi işten kovulacaklar anlamına gelmiyor. Kendileri yedi farklı iş yapacak. Belli bir kurumda çalışacak, o deneyimi elde ettikten sonra başka bir alana geçecekler. Çünkü alanlar arasında geçiş daha kolay olacak. Bu yüzden bizi çok farklı bir hayat bekliyor. Mezun ettiğimiz öğrenciler hangi özelliklere sahip olmalılar ki gelecek hayatlarında rahat etsinler? diye düşünüyoruz ve böyle hareket ediyoruz.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
İmam hatipte geleceğin Bill Gates’lerini yetiştiriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN